
28 Haziran'a kadar sürecek "Tanıklık Günleri"nde gazetecilerin hikayeleri anlatılacak. İlk hikayeler; DİHA Ankara Temsilcilsici Kenan Kırkaya, Atılım Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Sedat Şenoğlu, Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Turhan Özlü, Birgün Gazetesi ve Fırat Haber Ajansı muhabiri Zeynep Kuray, Özgür Halk Dergisi çalışanı Zeynep Atak'a aitti.
Kenan'ı eşi ve arkadaşı anlattı
Etkinlikte Kenan Kırkaya'nın BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'la söyleşi yapmak, Roj TVye haber aktarmak ve meslektaşlarıyla haber üzerine konuşmaktan yargılandığına dikkat çekildi. Kırkaya'nın eşi Newroz Kırkaya, gazetecilere dayanışmaları için teşekkür etti. Eşinin cezaevinde olmasından en çok 2 buçuk yaşındaki kızının etkilendiğini anlatan Kırkaya, "Kızım cezaevine gidip gelmekten sürekli hasta oldu" dedi. 20 sivil polisin evlerine gelerek eşini gözaltına aldığını belirten Kırkaya, eşinin sadece gerçek haberleri yazdığı için tutuklandığını ifade etti. Eşinin ve meslektaşlarının tamamen siyasi bir yönelimle tutuklandığına dikkat çeken Kırkaya, "Biz ne inancımızdan ne de sevdiklerimizden vazgeçeceğiz. 10 Eylül'de burada şahıslar değil, haber alma hakkı ve ifade özgürlüğü yargılanacak" diye konuştu. DİHA editörü İbrahim Aslan da 8 yıllık çalışma arkadaşı Kenan Kırkaya'nın anadil, kültür, kimlik hakları için mücadele eden insanların sesini duyurduğu için tutuklandığına dikkat çekerek, Eğer bunlar suçsa biz Kenan'ın ve diğer tutuklu arkadaşlarımızın suçlarını devam ettireceğiz" dedi.
Gazeteciler yargı kıskacında
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Ercan İpekçi de hali hazırda 600 gazetecinin yargılandığını söyledi ve ekledi: "Meslektaşlarımıza, onların gazeteciliğine tanığız."
Hükümetin gazetecileri, "terörist", "katil", "tecavüzcü" olarak suçlamaya devam ettiğini, medya kuruluşlarının mali baskı altında tutularak sansür ve otosansürün yaygınlaştırıldığını belirten İpekçi, halkın gerçekleri öğrenmesi hakkının engellenmemesi için parlamentonun bir an önce harekete geçmesini ve acilen çözüm üretmesini istedi. İpekçi, basın özgürlüğüne mani olan Türk Ceza Kanunu'nun 27 maddesi ile Terörle Mücadele Kanunu'nun 6. ve 7. maddelerinin kaldırılmasını istedi.
Hapisteki gazetecilere özgürlük
Etkinlikte parmaklıklar arkasında daktiloya yazı yazan bir gazetecinin resminin bulunduğu ve üzerinde "Hapisteki gazetecilere özgürlük" pankartı açıldı. Adliye Sarayı'nın önüne oturan gazeteciler, "Gazeteciler içeride tacizciler dışarıda", "Sansüre hayır", "Basın, bir emir kipi değildir", "Free press free society", "Gerçekleriniz temiz ise bu endişe niye", "Özgür basın herkese lazım", "Freedom for journalists" dövizleri taşıyarak, "Özgür basın susturulamaz", "Tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın", "Gazeteciler çıkacak yine yazacak", "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganları attı. Etkinlikte Özgür Gündem Gazetesi de açıldı.
İSTANBUL