Riha'da mevsimlik tarım işçilerinin Türkiye kentlerine göçü başladı. Kendilerine, 'Tarım Reformu' adı altında tahsis edilen toprakları, 'Sosyal olay olur' gerekçesi ile verilmeyen Kahniya Xezalan (Akçakale) ilçesinin Sevimli köyünden yaklaşık 150 aile de göç yoluna çıktı. Köylülerden Feride Çiftçi,"Toprağımız var ama başkasının toprağına çalışmaya gidiyoruz. Bu Allahtan revamıdır?" diyor.

Sayıları 450 binin üzerinde olan Riha ve ilçelerindeki mevsimlik tarım işçilerinin 8 aylık göç yolculuğu başladı. Riha merkez ve Kahniya Xezalan ile Haran ilçesinden göç etmek zorunda kalan aileler, Eyyubiye Mahallesi'ndeki Eyüp Peygamber Makamı'nın arkasındaki boş arazide toplanıp, dolmuş ve kamyon kasalarına binerek yola çıkıyor.

8 ay çalışıp 4 ay geçiniyorlar

İlköğretim okullarında okuyan çocuklarını da yanlarına alan aileler, Yozgat, Konya, Ankara başta olmak üzere birçok kente dağılıyor. Şeker pancarının çapası ve toplanması, fındık, patates toplama, pamuk toplama ve sulaması gibi değişik tarım işlerinde 8 ay çalışan yoksul aileler, biriktirdikleri paralar ile evlerine döndüklerinde 4 aylık geçimlerini sağlıyor.
Mevsimlik işçiler, gittikleri yerlerde ırkçı saldırılardan sağlıksız yaşam koşullarına, barakalarda yaşamaktan tarım ilaçlarının zehirlenmesine tabi bir yaşama mahkum olurken, gidiş dönüş yolunda dolmuş ya da kamyon kasalarında geçirdikleri trafik kazalarında yaşam savaşı veriyor.

Eker işgali meşrulaştırdı

Mevsimlik işçilere devletin tarım reformu adı altında verdiği arazilerini alamayan Kahniya Xezalan'ın Sevimli Köyünde yaşayan 150 ailede iş göçüne başladı. 2005 yılında başlayıp 2009'da tamamlanan tarım reformu kapsamında arazi dağıtımı sonucu her ailenin kaç dönüm tarla alacağı belli olmasına ve sadece tapuların tahsis edilmesi kalmasına rağmen, köylüler topraklarına kavuşamıyor. Köylüler kent valisi, belediye başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı'na kadar sorunlarını iletmelerine rağmen, tapu dağıtımında herhangi bir aşama kaydedemedi. Köylülerin topraklarını soru önergesi olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'e soran HDP Riha Milletvekili İbrahim Ayhan'a bakanın verdiği cevap ise, "Sosyal olaylar yaşanabileceği" şeklinde köylülerin topraklarını gasp eden ağaların işgalini meşrulaştırmak oldu.

'Aç kalmamak için göç ediyoruz'

Eyyubiye'de ki boş arazide yakınlarını da bindikleri dolmuşa alan Sevimli köyü sakinleri, Osmaniye, Ankara, Yozgat ve Konya'ya doğru yola çıktı. Arapça konuşan Feride Çiftçi, gittikleri yaşamın zor olduğunu, ancak aç kalmamak için gitmek zorunda olduklarını söyledi. Çocuklarını okuldan aldığını ve okul açıldıktan 2 ay sonra döneceklerini ifade eden Çiftçi, "Toprağımız var ama başkasının toprağına çalışmaya gidiyoruz. Bu Allahtan revamıdır? Bir tek bizi İbrahim Ayhan savunuyor" dedi.

Ya uçak da düşerse!

Herkese işleyen yasaların kendilerine uygulanmadığını belirten Halil Dağ ise, "Bizler çocuklarımızı okullarından alarak tarım işçisi olarak Osmaniye'ye doğru yola çıkacağız. Ve 7 ay boyunca kent dışında şehir şehir dolaşıp tarlalarda çalışacağız. Devlet bizlere toprağı veriyor, ancak yasaların işleyemeyişi nedeniyle kendi toprağımızı başkası işlerken bizler tarım işçisi olarak kentten ayrılıyoruz. Eğer toprağımız olsaydı tabi ki gitmeyecektik. Kendi toprağımızı işleyecektik. Gidip millete ırgatlık yapmayacaktık" diye konuştu. Dağ, 'Sosyal olay olur' diye devlet hareket edecekse, 'Neden yol yapılıyor? Ya kaza olursa? Havaalanları neden, ya uçak düşerse?' diye sordu.

Bu dram durdurulmalı!
Yine Sevimli köylülerinden Abdullatif Çiftçi de,"5 bin 600 dönüm hazine arazisi 2005 yılında yapılan tapulaştırma ile birlikte Toprak Reformu yolu ile 176 aileye dağıtıldı. Ve 2005 yılından bu yana devlet tarafından verilen toprağı işleyemiyoruz. Resmi olarak topraklar bizim olmasına rağmen ekip-biçemiyoruz" dedi.
Mevsimlik tarım işçisi olan Sevimli köylülerini uğurlamaya gelen Urfa MAZLUM-DER Şube Başkanı Meral Dervişoğlu, mevsimlik tarım işçiliğinin bir kader olmadığına dikkat çekerek, "Kürdistan'dan diğer kentlere bir dram yaşanıyor. İnsanlarımız sistemsel sorunlar nedeni ile göç ediyor. Çocuklarımız, kadınlarımız uygunsuz koşullarda yolculuk yapıyor, sağlıksız koşullarda çalışıyor, yaşıyor. Bu dram mutlaka durdurulmalı ve bu insanların bulunduğu alanlarda yaşayabilme olanağı yaratılmalıdır" dedi. 

DİHA/RIHA