‘Hiçbir canlı burada yaşamaz’ denilen Mexmûr çölünü vahaya çevirdiler. Meyve veren ağaçlarını komşularıyla bölüşülüyorlar. İşgalci Türk devleti topraklarından sürse de gittikleri her yerde, doğalarına uygun yaşayan bir halk Mexmûr halkı. Gittikleri her yere toprağın yeşilini götürdüler. ‘Hiçbir canlı burada yaşamaz’ denilen Mexmûr çölünü adeta vahaya çevirdiler. Kampta yaşayanların hepsinin ortak hikayesi işgalci Türk devleti tarafından köylerinin boşaltılması ve sürgün. Yolculukları sırasında da peşlerini bırakmayan işgalcilere inat ayaktalar ve özgürlük için direniyorlar. Ana topraklarından edilseler de gittikleri her yeri güzelleştirmenin peşindeler. Elî Mûsa Mijînî, “Türk devleti bizi topraklarımızdan, dağlarımızdan, bahçe ve bostanlarımızdan uzaklaştırdı. Köylerimizi yakıp, yıkarak bizi göç etmek zorunda bıraktı. Ancak biz toprakla uğraşmaktan vaz geçmedik. Kültürümüzden vazgeçmedik. Mexmûr Kampı’na gelince burası çöldü. Su yoktu. Biz burayı çölde bir vahaya dönüştürdük. Canlılık kazandırdık buralara. Her tarafta ağaçlar ve bahçeler var” dedi. Mexmûr’da pek çok meyve ağacı yetişiyor. Meyve veren ağaçların ürünleri ise komşularla bölüşülüyor. ROJNEWS/MEMXÛR