• DEM Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan, 'çerçeve yasa'nın yürürlüğe girmesinin MGK kararına bağlanmasının teknik bir düzenleme olarak öngörüldüğünü, ancak süreci geciktiren bir uygulamaya dönüştüğünü söyledi.

 

'Çerçeve yasa'nın yürürlüğe girmesi için öngörülen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararı şartıyla iktidarın rafında bekletiliyor. Meclis'in yeni yasama yılına başlamasına ve MGK'nin toplanmasına rağmen yasanın uygulanmasına ilişkin herhangi bir adım atılmadı. Edinilen bilgilere göre; dönüş için hazırlıklarını tamamlayan bir grup gerilla bulunuyor, ancak yasal düzenlemenin yürürlüğe girmemesi nedeniyle söz konusu grubun dönüşü gerçekleşemiyor. Özellikle Rêber Apo'nun koordinatörlüğünde çalışması öngörülen Barış ve Siyasallaşma Komisyonu'nun hayata geçirilmemesi, Meclis bünyesinde süreci izleyecek komisyonun oluşturulmaması ve mevcut hukuki kararların uygulanmaması süreci istenilen hıza sokamıyor.

Konuyla ilgili JINNEWS'ten Melek Avcı'ya konuşan DEM Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan, MGK'nın onayının kötüye kullanıldığını söyledi. Dilan Kunt Ayan, "MGK'nın onayı, Hareket yönetimi ile devletin belli başlı dönemlerde görüşeceği, silah bırakma işleminin nasıl gerçekleşeceğine dair teknik bir işleyişti. Burada politik ya da siyasi bir şey yok. Teknik olarak silah bırakma işlemleri nasıl olacak, bu silahlar nereye bırakılacak, nasıl işlemler yapılacak, nerelerde olacak gibi teknik unsurların MGK ve Hareket yönetimi üzerinden ele alınarak bir karara bağlanması; haliyle de teknik işlerin aktarımı yapıldıktan ve silahların bırakıldığına dair bir karar alındıktan sonra yasanın yürürlüğe girmesi bekleniyordu” dedi.

Sürece sakat bir yaklaşım

Yasanın 1 Ekim’e kadar yürürlüğe girmesini beklediklerini, ancak MGK toplantısından da karar çıkmadığını hatırlatan Dilan Kunt Ayan, “Sanki silah bırakılacak, herkes dönecek, ailesine kavuşacak, hiçbir şey olmamış gibi yürütülecek bir süreçmiş gibi lanse ediliyor. 'Çerçeve yasa', mücadelenin silahla değil, demokratik siyasetle yapılmasının önünü açan bir zemindi fakat  teknik ve kaba bir yerden yaklaşmak doğru değil. Bunu, sürece yaklaşımda bir sakatlık olarak da görebiliriz” diye konuştu.

Diyalog ve müzakere zemini

Yasanın, artık Kürt meselesinin rahatlıkla demokratik siyasetle bir çözüme kavuşması için diyaloğun, müzakerenin oluşacağı bir zemin için olduğunu tekrarlayan Dilan Kunt Ayan, şöyle devam etti: "İki ayı aşkın bir süre geçti. Meclis açıldı. Hâlen böylesi bir durumun olmadığını görebiliyoruz. Devletin bunu ağırdan almasını, adım atmamasını, mücadeleyi daha da büyütmemizin gerektiğinin bir göstergesi olarak görmek gerekiyor. O yüzden sürekli beklemekten, sürekli çağrı yapmaktan, sürekli ‘adım atmıyorlar’ demekten ziyade, ‘Biz mücadele hattımızı nasıl büyütebiliriz, ağımızı nasıl öreriz?’ sorularına yanıt aramak ve buna giden yolları örmek gerekiyor."

MGK kararını beklemeden de

MGK'nın kararı olmaksızın bile atılabilecek birçok adım varlığına işaret eden Dilan Kunt Ayan, AİHM ve AYM kararlarının uygulanabileceğini, kayyum uygulamalarının sonlandırılabileceğini hatırlattı. Dilan Kunt Ayan, yürütmenin hem Meclis’ten geçen yasayı hem de yargı kararlarını uygulamamakta direndiğini vurguladı. Süreç kapsamında oluşturulan komisyonlara da değinen Dilan Kunt Ayan, şunları söyledi: “Kurul, iki toplantı yaptı fakat oluşturulduğu söylenen komisyonların hâlen sürecin gerekliliklerini yerine getirecek hamleleri ortaya koymadığını görüyoruz. İkincisi, Meclis’te bu sürecin izleyicisi olarak nitelendirmiş olduğumuz bir heyetin hâlen kurulmadığını görüyoruz. Elbette ki bu konuda asli görev Sayın Numan Kurtulmuş’a düşüyor. Bunlar için MGK'nın kararına ihtiyaç yok. En önemlisi de onların Silahsızlanma ve Strateji Alt Komisyonu olarak, bizim ise Barış ve Siyasallaşma Komisyonu olarak nitelendirdiğimiz bir komisyon. Bu komisyonun başında, koordinasyonda elbette ki Sayın Öcalan’ın olduğunu söyledik. Kendileri de birkaç defa ifade etti fakat bunu sadece ifade etmekle olmaz. Silahsızlanmayı kim sağlayacak? Sayın Öcalan. Bunun ne şekilde olacağını, nasıl ilerleyeceğini kim belirleyecek? Sayın Öcalan. Sayın Öcalan’ın yürütmesi isteniyorsa bunun bir an önce sağlanması gerekiyor.” ANKARA