32 yıldır Almanya’nın Saarbrücken kentinde yaşayan Kürdistanlı Murat Baştuğ Kürdistan’daki yaşam tarzını Almanya’da da sürdürüyor. Zamanının büyük bölümünü bahçesinde ektiği sebze ve meyve ağaçlarının bakımını yapmakla geçiriyor. Baştuğ geldiği yıldan beri kendi ektiği ve “tamamen bio” dediği tütünü tüketiyor.
ERKAN GÜLBAHÇE / SAARBRÜCKEN
Murat Baştuğ, Mardin/Midyadlı. 1968 yılında doğup büyüdüğü Helex (Narlı) köyünden göç ederek Midyad’a yerleşiyor. Midyad’ta 20 yıl boyunca kahve işleten Baştuğ 1988 yılından doğduğu toprakları terk ederek Almanya’ya göç ediyor. 70 yaşında olmasına rağmen pek yaşını göstermiyor. Yaşına rağmen dinç gözüken, çevresinde açık sözlülüğü ile tanınan Baştuğ, inandığı şeyleri söylemekten taviz vermeyen, içinde geçeni dışa vurmaktan sakınmayan bir insan.
32 yıldır Almanya’da yaşayan Baştuğ, buradaki eylemlerin de tanıdık yüzü. Geçen sene Almanya’nın Düsseldorf kentinde gerçekleşen bir etkinliğe otobüs ile giderken verilen molada sardığı sigaradan birisini bana uzatınca, sigara içmediğimi söyleyerek teklifini geri çevirdim. Gülüp, “Bu sigara herkese nasip olmaz. Benim verdiğim sigarayı hiçbir yerde bulamazsın. Tamamen bio. Bu sigaranın tadını hiçbir sigarada alamazsın” değince merakım arttı ve sigarasını bu kadar özel kılmasının nedenlerini sordum. Bana uzattığı sigarasının tütününü kendisinin ektiğini bundan dolayı herkese nasip olmadığını söyleyince gülüştük. Kendisine, tütün öyküsünü haberleştirme isteğimi söyleyince önerimi bir şart ile kabul edeceğini, tütün yeşerince görüşmek istediğini belirtti.
Hepsi organik
Bir hafta önce kendisi arayarak “tütünüm yeşerdi gelebilirsin” diyince düşünmeden kabul etim ve bahçesinde buluşmak için randevulaştık. Saarland eyaletindeki Völklingen kasabasında yaşayan Murat amca her zamanki gibi güler yüzü ile bahçe kapısında karşıladı beni. Evin bahçesini gezdiren Murat amca içinde kiraz, incir, badem, elma, armut ve birçok meyve ağacının yanı sıra bol sebze ektiğini ve hepsinin organik olduğunu gururla anlattı.
Hayatım boyunca yeşil tütün görmeyen birisi olarak meraklı gözlerle marul, salatalık, ve birçok yeşilliğin içinde tütün ararken; gülerek ”gel” deyip, bahçesinde etrafı derme çatma bir seraya götürerek beni “burası da benim tütün bahçem” dedi. Hayatımda ilk defa yeşil tütüne dokunmak Murat amcanın bahçesinde nasip oldu.
32 yıldır sigara almıyor
Bahçesinde kurduğu odun semaverinde çay yudumlarken, başladı tütünün öyküsünü anlatmaya. Almanya’ya geldiği sene İsviçre’ye gittiğini, Almanya İsviçre sınırında tütünü gördüğünü belirterek, ”Eğer tütün orada yeşeriyorsa benim kaldığım yerde de yeşerir” diyerek 32 sene önce kaldığı evin bahçesinde ilk denemesini yaptığını aktardı. “O sene müthiş bir ürün aldım. O günden beri 32 yıldır kendi tütünümü kendim ekiyorum. O günden beri hiç sigara satın almadım” diyen Murat amca, ”Kendi tütünüme o kadar alıştım ki dükkânda satılan sigarayı içemiyorum” demeyi de ihmal etmedi.
Denemek isteyenler çok oluyor
Tütünü şubat ayının ortasında ektiğini ekim ayında ise ürünü topladığını belirten Murat amca, hiçbir ilaç kullanmadığını her şeyin doğal olduğunu belirtiyor. Dışarıda satılan tütünü içtiğinde öksürdüğünü bundan dolayı kendisine uzatılan hiçbir sigarayı kabul etmediğini belirtiyor ve ekliyor: “Herhangi bir etkinliğe, toplantıya veya bir düğüne gittiğimde ihtiyacımdan fazla tütün yanıma alıyorum. Beni tanıyanlar geliyor, tütünümden bir sigara içmek isteyenler oluyor. Hatta tanımayan insanlar dahi tütünü kendim ektiğimi duyunca gelip denemek istiyorlar” diyor.
İncir ağacını çocuk gibi büyüttüm
Murat amca bahçesindeki meyve ağaçlarını göstererek, “Hiçbirini fidan olarak satın alıp ekmedim. Hepsini yediğim meyvelerin çekirdeklerini ekerek büyüttüm” diyerek şöyle devam ediyor: ”Örneğin; dükkânda getirdiğim inciri yedim, çekirdeklerini de ektim. Bahçemdeki üç incir ağacının çekirdeğini bir çocuk gibi büyüttüm. Benim için bu bir aşk haline geldi. Herhangi bir dükkâna gidip küçük bir ağacı getirip ekebilirdim. Ama yapmadım. Hepsini çekirdeğinden ektim.”
Babam bahçesine aşık
Murat amca ile sohbet ederken, kızı Süleyha Şahin söze girerek, “Babam bahçesine aşık. Hepsine bir çocuk gibi bakıyor. Hele tütünü ile konuşuyor, okşuyor, nerdeyse her gün tütün köklerini sayıyor, herhangi bir eksiklik olursa nedenini soruyor. Hiç kimseyi tütününe yaklaştırmıyor” diyerek gülüyor.
Murat amca ile ekim ayında ekin toplama vaktinde buluşma sözü ile ayrılıyoruz.