Mikdad aşireti, Suriye’de Özgür Suriye Ordusu tarafından kaçırılan aile üyeleri Hasan Mikdad’a zarar verilmesi halinde ismi Aydın Tufan Tekin olan Türkiye vatandaşını öldüreceklerini duyurdu.
Geçtiğimiz ay Suriye’’de Mikdad aşiretinin bir üyesi olan Hasan Mikdad, Özgür Suriye Ordusu tarafından yakalanmış ve yara bere içinde kameralar karşısına çıkartılarak kendisini Hizbullah’’ın lideri Nasrallah’’ın Suriye’’ye gönderdiğini söylemişti.
Hasan’’ın abisi Hatim Mikdad yaptığı açıklamada aşiret güçlerinin önceki gün durdurulan iki minibüsteki 21 Suriyeli ve 1 Türk ve 1 Suudi Arabistan vatandaşını rehin aldıklarını söyledi. Mikdad söz konusu kişileri kardeşi Hasan Mikdad geri evine gelene kadar serbest bırakmayacaklarını duyurdu.
Rehin alınanların arasında bir Türkiyeli’nin bulunması üzerine Ankara yönetimi Beyrut’la iletişime geçti. İsminin Aydın Tufan Tekin olan kişinin Beyrut’ta işçi olarak kaldığını savunan Türk Dışişleri Bakanlığı, sözkonusu kişinin serbest bırakılması için Lübnanlı yetkililerden ricacı oldu. Lübnan Dışişleri Bakanı Adnan Mansur da, Mikdad aşiretinin önde gelen isimleriyle temasa geçerek Tekin’in serbest bırakılmasını istedi. Ancak Miktad aşireti hem Mansur’a hem de Türk yetkililerine rest çekti.
‘Tekin’i öldürürüz’
Özgür Suriye Ordusu’nun elindeki Hasan Mikdad’ın abisi Hatim Mikdad, söz konusu kişileri kardeşi Hasan Mikdad geri evine gelene kadar serbest bırakmayacakalarını duyurdu. Lübnan Dışişleri Bakanı Adnan Mansur’’un kendilerini aradığını ve Tekin’in serbest bırakılması için ricacı olduğunu anlatan Hatim Mikdad ““Benimle üç dakika boyunca konuştu. Benden Türk rehineyi bırakmamı istedi ama ben ona kardeşim geri dönmedikçe rehinenin pabucunu bile vermeyeceğimi söyledim”“ dedi.
Lübnan gazetesi Daily Star’a konuşan aşiret sözcüsü Mahir Mikdad ise, „Hasan’ı öldürürlerse, bizim de öldüreceğimiz ilk kişi Aydın Tufan Tekin olur“ dedi. Mahir Mikdad, “Bizim Lübnan’daki Suudi Arabistanlı ve Katarlılara zarar vermek gibi bir niyetimiz yok. Ama Hasan Mikdad özgürlüğüne kavuşuncaya kadar Suriyeli muhaliflerle ve Lübnan’daki Türk vatandaşlarıyla sorunumuz sürecektir“ dedi.
Geçtiğimiz günlerde Suriye’de kaçırılan Lübnanlıların aileleri, Beyrut’taki Türk Büyükelçiliği’nin önünde gösteri düzenlemişti. Yakınlarının başlarına geleceklerden Ankara’nın sorumlu olduğunu belirten Lübnanlı aileler, Lübnan’daki Türk askerlerinin hedef alacaklarını duyurmuştu.
Silahlı militan mı?
Özgür Suriye Ordusu’na askeri eğitim ve silah sağlayan Türkiye, Mikdad aşiretinin elinde rehin olan 28 yaşındaki Tekin’in militan olup olmadığı konusunda bir açıklama yapmadı. Ancak dış güçlerin güdümünde hareket eden Özgür Suriye Ordusu’nun içerisinde birçok Türkiye vatandaşı olması bu kanıyı güçlendiriyor. Türkiye’deki El Kaide militanı olmakla suçlanan kişilerin avukatlığını yapan Osman Karahan ile yine 2003 yılında İstanbul’da El Kaide tarafından düzenlenen bombalı saldırıların planlayıcısı Azad Ekinci’nin kardeşi olduğu ileri sürülen Metin Ekinci, Halep’te Esad rejimiyle savaşırken ölmüşlerdi.
BEYRUT
Ulusal Konsey’in üstü çiziliyor!
Güdümlü olduğu ülkelerin direktiflerini tam anlamıyla yerine getiremeyen Suriye Ulusal Konseyi’nin gözden düştüğü belirtiliyor.
Batılı ülkelerin Türkiye’yi kendilerine üs yapan ve toplama kişilerden oluşan Suriye Ulusal Konseyi’ne verdiği desteği geri çekmeye hazırlanıyor. Türkiye’ye giden her Batılı diplomat Ulusal Konsey’in önde gelen isimleriyle biraraya geliyordu. Ancak geçtiğimiz haftasonu Ankara’da temaslarda bulunan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, sözkonusu muhaliflerle görüşmedi. Yine basın toplantısında Ulusal Konsey’in ismini bile ağzına almayan Clinton daha çok askeri yönetemler üzerinde konuşmuştu.
Londra’da yayın yapan El-Kudsu’l-Arabi gazetesi de Suriye’de gelişmeleri doğru okuyamayan ve parçalı halde duran Ulusal Konsey’e verilen desteğin her geçen eridiğini duyurdu. Gazete, Ulusal Konsey’in kendisine verilen desteği heba ettiği belirterek “ellerine geçen fırsatları değerlendiremeyen ve hiçbir ilerleme kaydetmeyen Ulusal Konsey, Batılı ülkeler nezdinde popülerliğini yitiriyor“ belirlemesini yaptı. Sözkonusu örgütün Suriye içindeki bağımsız muhalifler tarafından kabul görmediğini belirten gazete „Suriye içerisindeki muhalif grupların yaptığı açıklamalar bu gerçeği açıkça ortaya koyuyor. Bu açıklamalar, Ulusal Konseyi ve üyelerini ülke dışında olmalarından dolayı içerideki gerçeklere yabancı kalmakla ve siyasi tecrübesizlikle suçluyor“ diye yazdı. Gazete, Ulusal Konsey’in işlevsizliğini fark eden ve bu örgütten umudunu kaybeden Batılı ülkelerin Suriye içerisindeki silahlı gruplara verdikleri desteği arttırdığını yazdı.
ŞAM