Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi tarafından 2.5 yıl önce başlatılan Öcalan ve siyasi tutsakların özgürlüğünü talep eden imza kampanyasının sonuçları, dün Avrupa Konseyi önünde yapılan basın toplantısıyla açıklandı. 10 milyon 328 bin 623 imzayı içeren klasörler, basın toplantısının ardından Avrupa Konseyi’ne verildi. İmza teslimi sırasında yapılan konuşmalarda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sağlıklı müzakereler için özgürlüğünün şart olduğu, PKK’nin de ‘terör örgütleri listesi’nden çıkartılması istendi.  

“Öcalan’a Özgürlük, Kürdistan’a Özgürlük” şiarıyla, Frankfurt, Lüksemburg ve Bern kentlerinden yola çıkan uzun yürüyüş eylemcileri, ‘Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi’ ile Avrupa Konseyi önünde buluştu. Konsey önünde saat 10.30’da yapılan basın toplantısına Kürdistan, Türkiye, Fransa, Norveç, Güney Afrika, İngiltere, Belçika gibi ülkelerden siyasetçiler dekatıldı. Alman Profesör Norman Peach, İngiltere Adalet ve Barış Komisyon Üyesi Father Jeo Ryan, Norveç MP Erling Folkvord, Eski Avrupa Parlamento Başkanı Francis Wurtz, Öcalan’ın avukatlarından Cengiz Yürekli, Mazlum Dinç, yazar Noni Margulies, HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, DBP’den Kamuran Yüksel, Akın Birdal, HDP’den Garo Paylan, DBP’den Hüseyin Kocuk, Güney Afrika Mandela Hareketi’nden Matthew Essau, hazır bulunanlar arasındaydı. Avrupa’dan birçok Kürdistani kurum temsilcisi ve başkanı da basın açıklamasının yapıldığı alandaydı. 

Basın açıklamasının moderatörlüğü, Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi adına Reimar Heider tarafından yapıldı. Heider, İnisiyatif’in 2012 yılının Eylül ayından bu güne kadar yapmış olduğu çalışmaları özetledi. İnisiyatif adına sözü Kürt siyasetçi Gönül Kaya’ya verdi.

Kaya, şu ana kadar Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürleşmesi için emek veren herkesi, imzacıları, üç koldan yürüyen eylemcileri ve açıklamaya katılan bütün dostları selamlayarak sözlerine başladı. 


Dünyanın imzası

“Bugün burada 10 milyon 328 bin 623 imzayı, bütün emek verenlerin katkısıyla sunuyoruz. Bu sonuç, Afrika’dan, Latin Amerika’ya, Kürdistan’dan Avrupa’ya kadar herkesin toplam emeğidir. Önderimiz Abdullah Öcalan için toplanan imzalar dünyanın imzalarıdır” diyen Kaya, imza kampanyasından bugüne kadar yapılan eylemleri anlattı. 

Avrupa’daki otobüs eylemi, Lozan- Strasbourg arası ilk uzun yürüyüş, Strasbourg Özgürlük Nöbet Eylemi, her kent ve köye açılan imza stantlarıyla 10 milyonun üzerinde imzayı büyük bir emekle toplayan herkesin özgürlüğün talepçileri olduğunu vurgulayan Kaya, Öcalan’ın özgürlüğünün sadece Kürt halkı için değil Ortadoğu halkları içinde önemli bir yerde durduğunu vurguladı ve “Öcalan sadece Kürt halkı için değil bütün halklar için çalışıyor” dedi.  


Kürdistan’dan gelen coşku

Kaya’dan sonra sözü Türkiye Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi adına Hüseyin Kocuk aldı. Kocuk, açıklamaya katılanları, Kürdistan’dan getirdiği imzaların coşkusuyla selamladı. 

Kürdistan’da imza kampanyası sırasında yaşanan zorluklara değinen Kocuk, “Kadın, genç, yaşlı her yaştan emektar var bu imzaların arkasında. Bütün baskılara, gözaltılara direnen halkımızın emeği boşa gitmeyecek. Önderliğimiz mutlaka özgürleşecek. Türkiye’de birçok insan bu nedenle tutuklandı. İmzalara el konuldu. Tüm bunlar bizi yıldıramacak. Önderliğimiz mutlaka özgürleşecek” dedi. Kocuk dünyanın her yerinden imza kampanyasına destek sunan herkesi selamladı.


TJKE’den mesaj 

Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJKE) adına Nursel Kılıç da TJKE’nin mesajını okudu. Kılıç, “PKK ve Önderliğimizin ekolojik ve demokratik bir yaşam; toplumun özgürlüğünü kadın özgürlüğüne bağlayan paradigması ile esas alınan demokratik konfederal sistem modeli, büyük oyunları ve savaşları engelleyen önemli bir alternatiftir” dedi. 

Kürt kadınları için Öcalan’ın özgürlüğünün, Kürt sorununun çözümüne eşit olduğu ifade edilen TJKE mesajında  “Önderliğimiz ve halkımız özgürleşecek ve bu gezegendeki onurlu yerini alacaktır” denildi. 


Müzakere özgür ortamda yapılır

Basın toplantısında konuşan Nelson Mandela Hareketi’nden Father Matthew Essau, Kürt halkının haklı ve onurlu mücadelesini selamladı. Essau, Mandela süreciyle Öcalan süreci arasındaki paraleliklere değindi. Essau, “Öcalan’ın esaret koşullarında barış görüşmeleri yapmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Özgür ve eşit bir ortamda barış müzakereleri yürütülebilir” diye konuştu. 

Açıklamaya İngiltere’den katılan Jeo Ryan, “Öcalan bir an önce özgürleşmeli, bu halk yıllardır yaşadığı zorlukları geride bırakmalıdır. PKK dünyaya nasıl bir hareket olduğunu gösterdi. Bu halkın cesaret ve inancını selamlıyorum. Bu halkın talebi PKK’nin listeden çekilmesi ve Öcalan’ın özgürleşmesi. Bu talebin arkasındayız. Bu aynı zamanda bizim talebimiz” dedi. Ryan, Avrupa Konseyi’nin üzerine düşen görevi yerine getirmesini talep etti. 


Öcalan diğer halkların da garantisi

Norveç’ten basın toplantısına katılan Erling Folkvord ise şunları söyledi: “Öcalan Türkiye’de yaşayan diğer halkların garantisidir. Ermeni, Laz, Türk ve Kürtlerin garantisi Öcalan’dır. Kobanê bunun göstergesi oldu. Kobanê’de Kürt direnişinin başka bir yüzünü dünya gördü. Dünya Kürtleri ve Kürtlerin direnişini konuştu. ‘Terörist’ dedikleri PKK’nin gerçeğini gördüler. Bu nedenle artık PKK’yi ‘terör listesi’nde tutma saçmalığından vazgeçilmelidir.” 


Kürt halkının yanında olmak

Avrupa Parlamentosu eski Başkanı Fransa Sol Parti’den Francis Wurtz da uzun yıllardır Kürt halkının yanında olmanın gurununu taşıdığını ifade etti. “Kalıcı bir barış ve müzakere tutsaklık koşullarında yapılamaz. Öcalan özgürleşmeli ve PKK ‘terör örgütleri’ listesinden çekilmelidir. Gerçek barış bu koşullarda yaratılabilir” diyen Wurtz, Rojava ve Kobanê zaferinin dünyaya çok şey öğrettiğini ifade etti. 


AK yanlış tarafı seçti

HDP Milletvekili Ertuğrul Kürtçü ise Avrupa Konseyi’ne (AK) seslenerek Kürtlerin haklı ve onurlu taleplerinin yanında olmaları gerektiğinu söyledi. AK’de yıllardır Kürt sorunu konusunda çalışma yürüttüklerini ve sayısız konferans gerçekleştirdiklerini hatırlatan Kürkçü, “Avrupa Konseyi’ne 2012 yılında seslendik ‘gelin Kürt sorunu konusunda Türkiye’nin tutumunu değiştirmesi yönünde çalışın’ dedik. Ama onlar, Suriye’de yeni bir rejim inşaası için Türkiye ile işbirliğini seçti. İşbirliği yaptıkları Türkiye ise DAİŞ’i destekledi” şeklinde konuştu. 

Kürkçü, son olarak “Umarım Avrupa Konseyi Rojava ve Kobanê’den sonra bu gerçeği daha yakından görmüştür” ifadesini kullandı. Kalıcı bir barış ve müzakere süreci için AK daha aktif bir rol oynaması çağrısını yineleyen Kürkçü’den sonra Akın Birdal, Tahir Kemalizade, ABDEM Temsilcisi kısa konuşmalar yaparak “Öcalan’a özgürlük” taleplerini dile getirdi. 


Emeğin görünür olmasıdır 


Hüseyin Kocuk: Bugün, 13 Şubat 2015 tarihine kadar Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da ulaştığımız rakam, 7 milyon 487 bin 305 imza. Ciddi emek ve zorluklarla bu kampanyayı gerçekleştirdik. Türk devletinin tahammülsüzlükleri ve baskısı vardı fakat Kürdistan ve Türkiye halkları Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü kendi özgürlüğü ve barışın teminatı olarak gördüler. 


Gönül Kaya: Biz Avrupa ve dünya çapında çalışma yürüttük. Bu kampanya çerçevesinde 1957 günden beri Avrupa Konseyi önündeki Özgürlük Nöbet Eylemci çadırında ve binlerce kasabada kapı kapı dolaşarak Öcalan’ın özgürlüğü için imza toplandı.


Ertuğrul Kürkçü: Bu kampanya, 2 buçuk yıldır çalışan insanları görünmeyen emeklerinin görünür olmasıdır. Bugün burada 10 milyon 300 bin imza bulunmaktadır. Bu imzaların toplanması Mısır’daki pramitlerin yapılması kadar zor bir iştir. Nazım’ın Abidin Dino’ya dediği ‘Bana mutluluğun resmini yapabilir misin’ sözüne karşılık biz de ‘özgürlüğün heykeli yapılabilir mi’ şeklinde soruyoruz. Ve cevabını alıyoruz. DAİŞ’e karşı verilen mücadelenin ve Rojava’da yaratılan değerin fikir sahibinin hapiste olduğu bir ülkede her şeyin başaşağı olduğunu görmekteyiz. O yüzden tabanımızın ve partimize gönül veren halkların talepleri olan Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ve PKK’nin açık bir siyasi hareket olarak Türkiye’deki faaliyet alanının açılması için mücadele edeceğiz. 


Garo Paylan: Ben Kürt halkının mücadelesini kendi mücadelem olarak görüyorum. Bu zihniyet yüzyıl önce benim halkımı katletti. Sonra sırasıyla Anadolu’nun bütün halklarını katletti. Öcalan’ın özgürlüğü ilk defa bu katliamcı zihniyetin mağlup olacağı anlamına gelecektir. Aynı zamanda onun ortaya koyduğu halkların eşitliği, kadının özgürlüğü ve ekolojik bir dünya rüyalarını paylaştığım için bu hareketin içerisindeyim. 


SELMA AKKAYA/ALİ ONGAN/REHA SARI / STARSBOURG