Minbic Demokratik Suriye Güçleri tarafından özgürleştirildi. Minbic’ın özgürleştirilmesi hem Suriye’nin geleceği, hem de IŞİD’in geleceği açısından bir dönüm noktası olmuştur. Minbic IŞİD’in esas başkenti konumunda bir şehirdi. Türkiye üzerinden sağladığı her türlü desteğin toplandığı yerdi. Aslında IŞİD’in Suriye ve Rojava Devrimine yönelik saldırıların üs noktasıydı. Bu açıdan IŞİD için ağır bir darbe olmuştur. Öte yandan Suriye’nin geleceğinin ne olacağı, başta Halep’in kuzeyi, doğusu ve batısındaki mücadele belirleyecektir. IŞİD’in Minbic’te etkisizleştirilmesi siyasal dengeleri Demokratik Suriye Güçleri lehine önemli oranda değiştirmiştir. Demokratik Suriye Güçleri şu anda hem IŞİD dışındaki muhalif güçler üzerinde hem de Suriye rejimi karşısında konumunu ve etkisini güçlendirmiştir. Dolayısıyla Minbic zaferinin Suriye’nin geneli üzerinde etkisini fazlasıyla göstereceği görülmektedir. Eğer Demokratik Suriye Güçleri mevcut konumlarını korur ve Minbic çevresinde de etkisini arttırırsa Suriye’nin temel gücü haline gelir, siyasi durumu da belirler.
Minbic, tüm Suriye halklarının zaferidir. Minbic’te Kürtler, Araplar, Türkmenler, Çeçenler birlikte kazanmıştır. Demokratik Suriye’nin birliği Minbic’te gerçekleşmiştir. Minbic ruhu korunup geliştirilirse Kuzey Suriye Federasyonu temelinde Demokratik Suriye Federasyonu kurulur. Böyle bir federasyon Suriye’nin birliğini çok güçlendirir. Hatta Kuzey Suriye Federasyonu Demokratik Suriye’nin yıkılmaz duvarı haline gelir. Suriye, Demokratik Suriye Federasyonu’na dayanarak Ortadoğu'da hiç olmadığı kadar etkili ülke haline gelir. Çünkü Araplar, Kürtler, Asuri-Süryaniler, Ermeniler, Türkmenler, Çerkezler, Sünniler, Aleviler, Hıristiyanlar, Dürziler demokratik bir Suriye’yi yarattıklarında böyle bir Suriye kadar güçlü başka bir ülke olamaz. Suriye model bir ülke haline gelebilir. Minbic ruhu böyle bir durumu ve imkanı ortaya çıkarmıştır.
Minbic ve çevresi tam bir Suriye mozaiğidir; Suriye’nin maketi gibidir. Suriye Demokratik Ulusunun en somut olarak gerçekleştiği yerdir. Suriye Demokratik Ulus gerçeğinin temeli, kökü ve mayası olacak bir yerdir. Bu açıdan Minbic’te kurulacak olan toplumsal ve siyasi düzen çok şeyin temeli olacaktır. Türkiye'nin Suriye üzerindeki emelleri de Minbic’in özgürleştirilmesi temelinde şekillenen sosyal ve siyasal yapıyla boşa çıkarılabilir. Bu nedenle Türkiye Minbic’in düşmemesi için son ana kadar IŞİD’e Minbic’te destek vermiştir. Minbic kuşatmasında IŞİD’e en fazla destek veren ülke Türkiye olmuştur. Minbic düşünce bu aynı zamanda Türkiye'nin Suriye içinde IŞİD ve ihtilaf denen muhaliflerle birlikte kurduğu siyasi dengenin bozulması anlamına gelmektedir. Türkiye aslında karşıt görünen IŞİD ve bu muhalifler üzerinden hem Suriye üzerinde, hem de Rojava Devrimi üzerinde baskı kurma politikası yürütüyordu. Şimdi bu iki yönlü kendini güç yapma politikası önemli oranda çökmüştür. IŞİD’i bundan sonra da kullanma politikası izlese de, herhalde ağırlığını diğer muhalif güçlere verecektir. Zaten Rusya ile Suriye konusunda anlaşamamaları da bundan kaynaklanmaktadır. Çünkü Suriye de bu muhalifler üzerinden karşı cephede yer almaktadırlar. Bu karşıtlıklar belli düzeyde yumuşatılmaya çalışılsa da sürecektir. Cenevre ve yeni oluşacak Suriye çalışmalarında Rusya ile Türkiye masanın farklı taraflarındadırlar. Belki Rusya ve Türkiye ilişkisi tarafların anlaşmasında bazı kolaylıklar ortaya çıkarabilir. Bunun olup olmayacağını da ileride göreceğiz. Şimdilik bu durum sadece bir olasılık.
Aslında Minbic’in özgürleştirilmesiyle hem Suriye hem de muhalifler karşısında güçlenen Demokratik Suriye Güçleridir. Buna Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu da diyebiliriz. Belki de Minbic ruhu ve Demokratik Suriye Güçleri her iki tarafla da ilişki kurma gücüne ulaştığından Yeni Suriye’yi yaratmanın esas gücü ve köprüsü Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu olabilir. Çünkü Kuzey Suriye Federasyonu sadece Kürtlerin değil, tüm Kuzey Suriye halklarının muhatap olmasını sağlayarak ve mevcut karakteriyle kendisini Suriye’nin modeli ve etkili gücü haline getirebilir. Gelişmeler siyasal durumun bu yönde ilerlemesi olasılığını güçlendirmektedir.
Minbic’le birlikte kim ne derse desin, Türkiye ne kadar karşı çıkarsa çıksın, Afrin ve Kobanê kantonu birleşmiştir. Artık arada Kürtlerin de içinde etkin yer alacağı Demokratik Ulus güçleri vardır. Afrin ve Kobanê arasında Kürtlerin içinde etkin yer aldığı dost güçler bulunmaktadır. Bunun anlamı, Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu çatısı altında Rojava kantonlarının birleşmesi olmaktadır. Ya Türkiye açıktan IŞİD’in yanında yer alacaktır ya da Demokratik Ulus Güçleri üzerinde Kobanê ile Afrin’in birleşmiş olmasını kabul edecektir. Birinci politika Türkiye'ye hep kaybettirdiğine göre, Demokratik Ulus güçleri üzerinden kantonların birleştirilmesine sessiz kalacaktır. Aksi halde tüm dünya tarafından IŞİD’in destekçisi ve IŞİD’in Kobanê Afrin arasında varlığını sürdürmesini sağlayan güç olarak görülecektir. Bunun da Türkiye'ye bir faydası olmayacak; Suriye’de Kürt karşıtlığını açık yapması durumuna düşecektir. Bunu da ne Rojava Kürtleri ne de Kuzey Suriye Güçleri ve Demokratik Ulus güçleri kabul eder.
Minbic tabii ki Rojava Devriminin zaferidir. Rojava Devrimci Güçleri olmasaydı sadece Minbic askeri Meclisine bağlı güçler Minbic’i IŞİD’ten temizleyemezlerdi. Minbic’te şehit düşenlerin üçte ikisi Kürtler olduğuna göre, Rojava Kürtlerinin Minbic’in özgürleştirilmesindeki etkisi daha iyi anlaşılır. Minbic; Arap, Kürt, Türkmen, Çeçen halkın yaşadığı bir yerdir. Bu açıdan AKP iktidarının orada Kürtler olmayacak demesi gerçekçi değildir. Halklar orayı birlikte, ortak yönetecekler ve ortak savunacaklardır. En önemlisi de Minbic’i örgütlü topluma dayanan devrimci demokratik güçler yöneteceklerdir. Minbic’te kadın özgürlükçü çizginin etkisinin olduğu bir yönetim olacaktır. Milliyetlerinden önce Minbic yönetiminin bu karakteri öne çıkacaktır. Demokratik Ulus zihniyeti ve onun örgütlenme modeli olan Demokratik Konfederalizme dayalı Demokratik Özerklik orası için de geçerli olacaktır. Herhalde Minbic de Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu içinde kendini yönetecek özerk bölgelerden biri olacaktır. Rojava Devriminde Demokratik Ulus anlayışındaki toplumsal örgütlenme ve siyasal yapılar bu çerçevede oluştuğuna göre, Rojava Devrimi etkisinde gerçekleşen özgür Minbic de özgür ve demokratik yaşamını bu temelde güçlendirip kalıcı kılacaktır. Minbic’i özgürleştiren güçlerin karakteri, ilişkileri ve ruhundan anladığımız budur.
Bu çerçevede Minbic’in özgürleştirilmesi tüm Suriye halklarına kutlu olsun. Minbic Ruhuyla gerçekleştirilecek bir Kuzey Suriye Federasyonu ve Demokratik Suriye, tüm Ortadoğu'nun özgür ve demokratik yaşamı konusunda rolünü oynayacaktır. Hatta Minbic ruhu etrafında bir demokratik Ortadoğu enternasyonalizmi ortaya çıkacak; bu da tüm dünyada demokratik konfederal bir sisteme dayalı demokratik, özgür ve sosyalist dünyanın temeli haline gelecektir.
Çîyager Nucan