
Birçok gücün denetimi, baskı ve zulmü altında yaşayan aile, şimdi özgür Minbic'te, kendi sistemlerinin güvenlik kurumlarında yer alıyor.
Akif Eceylo, 58 yaşında bir baba. Kendisi, kız ve erkek kardeşleri Minbic'te doğdular, büyüdüler. Burada okuyabildikleri kadar okudular. Sonra birer birer evlenip çocuk sahibi oldular. Akif Eceylo, 8 kardeşin en büyüğü. Şimdi 58 yaşında. 9 çocuk babası.
ÖSO grupları Minbic'i ele geçirince onların deneteminde yaşamaya başladılar. Daha sonra Nusra ve en son DAİŞ kenti ele geçirince onların zulmü ve denetimi altında. Akif Eceylo, DAİŞ giderek zulmünü artırınca çocuklarını Şam’a gönderir. Kendisi ve kardeşleri ise Minbic'te kalır. DAİŞ bir gece 37 yaşındaki kız kardeşi Radva’nın evini basar. Radva’nın büyüğü Zehra ile Rıdvan adındaki kardeşleri ile birlikte yakalar. Birkaç günlük formalite soruşturmadan sonra Radva ile Rıdvan'ı bırakırlar. Ancak Zehra bırakılmaz. Göstermelik bir mahkeme ile Zehra’ya recm cezası verilir. Zehra recm edilerek katledilir.
Akif Eceylo, katledilen kız kardeşinin öfkesini içinde biriktirir. Babasının adını verdiği büyük oğlu Said, halasının ve tüm Minbiclilerin intikamını almak için Karakozak Köprüsü'nün öte yakasında karargahı olan Ebu Leyla’nın yanına giderek Şems El Şimal güçlerine katılır. Said’in katılımından kısa süre sonra Minbic'i Özgürleştirme Hamlesi başlar.
Özgürleştikten sonra
Özgürlüğün ardından Minbic Askeri Meclisi ve Şems El Şimal güçleri Minbic'e yerleşince, 58 yaşındaki Akif Eceylo ve diğer oğlu Ziyad Eceylo da Şems El Şimal güçlerine katılır. Kızı Zuke ise kentte Asayiş örgütlemesinin başlamasıyla birlikte bu örgütlemenin içinde yer alır. Şimdi baba ve oğulları Şems El Şimal savaşçıları. Kızı Züke ise Minbic Asayiş üyesi. Baba ve her iki oğul dış saldırılara karşı Minbic'i korurken, Züke iç güvenliğin sağlanması için çalışıyor.
Yaralı ama sabırsız
Ailece direnişin içinde yer alan Eceylo Ailesi'nin büyük oğlu Said ve Ziyad daha çok cephelerde yer alırken, baba yaşından ötürü karargahta görev yapıyor. Said yaklaşık iki ay önce Türk devleti ve çetelerinin Minbic'in köylerine yönelik saldırılarına karşı savunma için Şeyh Nasır, Qurtweran, İlam hattında yer aldı. Bu köylerde yaşanan şiddetli çatışmalarda karnından, her iki bacağından yaralandı. İki aydan beri tedavi gören Said, kırılan ayağına yerleştirilen platinin bir an önce çıkarılmasını bekliyor. Çünkü "benim yerim evde yatmak değil, cephelerde savaşarak Minbic'i korumak ve Bab ile köylerini kurtarmaktır" diyor.
"Hem rejim hem de ondan sonra gelenler sadece bize acı ve dert verdiler. Ekmeksiz, susuz, elektriksiz, ateşsiz bıraktılar. Bunun üstüne halamı recm ederek katlettiler. Bundan daha büyük bir acı ve zulüm olur mu... O yüzden içimizde biriken büyük bir öfke var. Bize yaşatılan acıların büyüttüğü bir öfkedir, bu. Bundan dolayı tez elden iyileşip cephedeki yerimi alarak bunlardan intikamımızı almak istiyorum."
Baba Akif Eceylo da şöyle diyor: "Hem rejim zamanında hem de rejimden sonra Minbic'e hakim olanların hepsinin bize yaşattığı acıdan başka bir şey olmadı. Her gelen bizi biraz daha sömürmeye, acı yaşatmaya başladı. DAİŞ günahsız, suçsuz kız kardeşimi katletti. Şimdi içimizde biriken bu öfke ile onlardan bize yaşattığı acıların intikamını almaktan başka bir şey düşünmüyoruz. Küçük çocuklarımın da bir an önce büyüyüp saflarda yer almalarını bekliyorum. İşte o an çetelerden intikamımızı almış oluruz."
SEYİT EVRAN / ANF / MİNBİC