DÎLAN KARACADAÐ/HABER MERKEZİ


MİT’in Almanya’da izlediği kişiler arasında Alman milletvekillerinin de olduğu ortaya çıktı. Sol Parti milletvekilleri bunun “skandal ve utanç verici” olduğunu belirterek, Angela Merkel’in başbakanlığını yürüttüğü Almanya Federal Hükümeti’ne  seslendi. 

Ulla Jelpke “AKP rejimine yapılan kayırmacılığa son verin” derken; Sevim Dağdelen ise “Artık harekete geçin, Erdoğan’ın casus ağını parçalayın, Ankara’nın ajanlarını sınırdışı edin, işbirliğine son verin” isteminde bulundu.

Die Welt gazetesinde dün yer alan bir haberde, MİT’in Alman milletvekilleri hakkında bilgi topladığı belirtildi. Özellikle içişleri, dışişleri ve savunma alanlarına uzman politikacıların izlendiği kaydedilen haberde, Federal Kriminal Teşkilatı’nın (BKA) geçtiğimiz haftalarda ‘güvenlik görüşmesi’ adı altında birkaç Alman milletvekilli ile görüştüğü bilgisi paylaşıldı. Söz konusu görüşmelerde MİT’in izleme faaliyetleri ve Türk faşistlerden oluşacak tehlikelerin ele alındığı bildirildi. 


Despottan beklenen budur

MİT’nin Almanya’daki faaliyetlerinin Alman vekillerine kadar uzanmasını “skandal” olarak değerlendiren Sol Parti Milletvekili Ulla Jelpke, şöyle dedi: “Erdoğan gibi bir despottan da başka bir şey beklenemezdi. Bu skandal, AKP rejimine yapılan kayırmacılığın sona ermesi gerektiğine işarettir. Alman politikacıların izlenilmesi, Erdoğan rejiminin sindirme politikasına da hizmettir.”


Kürtleri engelsiz izliyorlar

Ortaya çıkan ajanlık faaliyetlerine rağmen Alman şirketi Rheinmetall’in Türkiye’de bir tank fabrikasını açmak istediğini, istihbarat ortaklığının devam ettiğini hatırlatan Jelpke, “Bu gerçekten utanç verici. Ve bu buzdağının sadece görünen yüzü. Alman politikacılar koruma altındayken Türk istihbaratı muhalifleri, Kürt siyasetçi ve aktivistlerini engelsiz izliyor” dedi. 


Casus ağı parçalansın

Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen ise milletvekillerin Erdoğan’ın ajanları tarafından izlenmesinin en yüksek anayasal organa saldırı olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Alman hükümeti artık harekete geçmeli; Erdoğan’ın casus ağı parçalanması gerek, Ankara’nın ajanları geri gönderilmeli/sınırdışı edilmeli ve Türkiye ile Alman güvenlik makamlarının işbirliği sonlandırılmalı.” 

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın G20 zirvesini bir propaganda alanına dönüştürmesine izin verilmemesini isteyen Dağdelen, “Erdoğan, Almanya’yı farklı düşünenlere karşı duyduğu nefret ve kışkırtma arenası olarak kullanamaz” dedi. 


Alman vekillere kadar uzandı

MİT’in Almanya’daki ajanlık faaliyetleri uzun süredir ülke gündemini meşgul ediyor. MİT Müsteşarı Hakan Fidan tarafından Almanya güvenlik birimlerine verilen listelerde Gülen hareketine mensup kişilerin yanı sıra bir Kürtler ve Türkiyeli muhaliflerin isimlerin yer aldığı bildirilmişti. İstihbarat faaliyetleri için ortaklığa işaret eden Türk devleti/MİT’in şimdi de Alman milletvekillerini izlemesi, Almanya’daki ajanlık faaliyetlerinin geldiği boyutu da gösteriyor.


Almanya’nın çifte standartı

Daha önce birçok kez soru önergeleriyle MİT listelerin açıklanmasını talep eden Sol Parti, Gülen hareketi dışında diğer muhaliflerin uyarılmadığını belirterek Alman hükümetini “çifte standart” davranmakla suçlamıştı. 


MİT’in Almanya faaliyetleri

Gazetemizin ifşa ettiği MİT ajanı Mehmet Fatin Sayan’ın duruşması da yakında başlıyor. Avrupa’da Kürt siyasetçilere yönelik suikast hazırlığı yaparken tutuklanan Sayan, 2013 yılından tutuklandığı Eylül 2015’e kadar Türk istihbaratı için çalışmakla suçlanıyor. 

Sayan’a ilişkin hazırlanan iddianamede suikast hazırlığından bahsedilmemesi tepki toplarken Gergerlioğlu davasında olduğu gibi beraat etmesinden endişe ediliyor. Muhammed Taha Gergerlioğlu, Almanya’nın Koblenz kentinde 2015 yılında MİT ajanı olduğu iddiasıyla yargılanıp serbest bırakılmıştı. Erdoğan’ın danışmanlarından olan Gergerlioğlu’nun davası, kefaletle kapatıldı. 

2010-2015 yılları arasında ise Türk istihbaratının Almanya’da casusluk faaliyetlerinde bulunduğu şüphesiyle dört ayrı tahkikat yapılmış, bunlardan üçü kapatılmıştı.

Almanya genelinde 20 Türk hakkında casusluk iddiasıyla soruşturma yürütüldüğü, savcılığın ayrıca MİT’e bağlı çalışan “bilinmeyen kişiler” hakkında da soruşturma yürüttüğü yine WELT tarafından yazılmıştı.