Sanırım MİT, MİT olalı böyle bir dönem yaşamamıştır. Nereye el atsa elinde kalıyor. Öyle bir dönemdeyiz ki, MİT istihbaratı bıraktı, tetikçi bir örgüt haline getirildi. Ayrıca gruplar anlamında da çok karıştı, daha önce de yazdığım gibi İSTİBAHARAT örgütü haline geldi. Bitakım insanlar MİT adına ölüm kararı verilenleri takip edip, ölüm timine dosya hazırlıyorlar.
15 Temmuz 2016 darbeler girişiminden sonra Fransa’ya geldim. Her zaman kaldığım adres yerine Cenevre yakınlarına taşındım. Amacım Birleşmiş Milletler’e yakın olmaktı ki işe yaradı ve orada 3 konuşma yaptım. O sırada oldukça yararlı ilişkiler kurdum, yeni yeni insanlarla tanıştım. Tanıdığım insanlardan biri de Aydın Dere’ydi. Bir akşam beni evine davet etti, bikaç arkadaş balık yiyecek ve sohbet edecektik. Beni arabasıyla aldı ve akşam oldukça uzun sohbet ettik. O gece onun evinde kaldım, ertesi gün evinde 3 gün daha kalabileceğimi söyledi. Ben de yazılar, toplantılar ve konuşmalar dolayısıyla oldukça yorulmuştum ve kabul ettim.
Aradan 1 ay filan geçti, News TV’ye gittim bir programa çıkmak için. Tam da o sırada MİT ajanı M. Fatih Sayan Almanya’da yakalanmış ve tutuklanmıştı. Aklımda yanlış kalmadıysa Paris’te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’in katili Ömer Güney henüz ölmemişti. Ben de onunla ilgili bir dosya hazırlayacaktım, dört gözle mahkemeyi bekliyorduk. Fransa işin kolayını bulmuş, Ömer Güney’in rahatsızlığını biliyor ve bu yüzden duruşmalar başlamıyordu. Zaten istedikleri de oldu ve yargılanmadan yaşamını yitirdi.
Programa çıktıktan sonra arkadaşlarla sohbet başladı ve bana bir disk verdiler. Diskteki bilgiler M. Fatih Sayan’la ilgiliydi, daha doğrusu sevgilisi konuşuyordu. Anlattıkları özetle şuydu: “Fatih’le beraber Kürt derneklerine gidiyorduk. Benim de Kürt kadınlarıyla içli dışlı olmamı istiyordu. Daha sonra Cenevre’ye gittik. Cenevre’de Aydın Dere’yle görüşmemiz gerekiyordu, onun yanına gitmek için çok kolay bir yol denedik ve başarılı oldu. (O yolun ne olduğunu bilmeme karşın burada yazmayacağım, ilgisiz insanları işin içine sokmak bana yakışmaz.) Cenevre’de Aydın Dere bizi evinde misafir etti, orada oldukça uzun zaman kaldık ve daha sonra ayrıldık”.
Ben bu videoyu dinleyince oturduğum yere çöktüm, benimle onların Aydın Dere’nin evinde kalmamız arasında 20-30 gün gibi bir ara vardı ve arkadaşlarım benim onun evinde kaldığımdan haberleri yoktu. Sanırım suratım bembeyaz olmuş olacak ki, bana ne olduğunu sordular, ben de bütün konuşmalarımızı detayıyla anlattım.
Hele Cenevre’ye gittiğimde iyice şaşırdım, çünkü kızın anlatımında Aydın Dere’nin bütün ısrarlara karşın Türkiye’ye gitmediği var. Oysa tam da o dönem Aydın Dere Türkiye’ye çok sık gitmiş. Bütün konuşmalarımızı anlattım, çünkü Dere, Kürt hareketi ve PKK üzerine beni tahrik edecek şekilde konuşuyordu. İşin komiği hiçbir konuda anlaşamıyorduk. Öyle yapması gerekiyordu, çünkü benim söyleyeceklerim önemliydi onun için. Dere kendisini gazeteci sandığından benimle söyleşi de yapmak istedi ama olmadı. Oysa bu konuda çok açığımdır ama bişeyler beni uzak tuttu bu söyleşiden.
Fatih Sayan şimdi ifadesinde aldığı paranın miktarına kadar söylüyor. Kendisinden Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir’i dövdürtmesi istenmiş. Daha da komiği bu iş için 2 Kürt bulunacakmış. Ayrıca Kürtlerden de öldürülecekler listesi yapmışlar. Bakalım nasıl bir duruşma olacak, Aydın Dere de ifade verecek mi?
Ne ilginç, geçtiğimiz günlerde de Irak Süleymaniye’de 2 MİT görevlisi yakalandı. Liderlerden birini kaçırmak ya da öldürmek üzere toplantı yapıyorlarmış. Büyük bir olasılıkla tetikçi değillerdir, çünkü duyduğuma göre oldukça üst düzey yetkililermiş kendileri.
Dedim ya yazının başında, MİT, MİT olalı böyle bir dönem daha yaşamadı. 15 Temmuz darbe girişimini bile o dönem bağlı olduğu başbakan Binali Yıldırım’a haber vermeyen müsteşar Hakan Fidan, şimdi de yine 15 Temmuz darbe girişimini haber vermediği cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bağlı. Güya 15 Temmuz’da askerler Fidan’ı kaçıracaklarmış, o da bu durumdan kurtulmak için askerlerin başı olan genelkurmay başkanına haber veriyor. Erdoğan’la Eminanım da darbeyi kendilerine haber vermeyen genelkurmay başkanı Hulusi Akar ve yapmacık türbanlı eşiyle törenlerde yan yana oturuyorlar. Anlayacağınız, MİT’in kafası çok karışık, hem de çok karışık…