
1992'de katledilen Musa Anter'e ilişkin açılan davanın 4'üncü duruşması dün (cuma günü) Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Tutuklu sanık eski itirafçı ve korucu Hamit Yıldırım ve tutuksuz yargılanan emekli Albay Savaş Gevrekçi duruşmada hazır bulundu. Anter'in oğlu Dicle Anter, BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, BDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş ile çok sayıda yurttaş da duruşmayı izledi.
MİT'ten çarpıcı belge
Mahkemeye, MİT'ten çarpıcı bir belge gönderildi. Kutlu Savaş'ın hazırladığı Susurluk Raporu'nda yer alan Yeşil'in Şemdin Sakık'ı öldürmek için MİT'e başvuruda bulunduğu ifadeleri üzerine, Diyarbakır 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi, olayın doğru olup olmadığını MİT Müsteşarlığı'na sormuştu. Mahkemenin talebi üzerine MİT Müsteşarlığı 5 gün önce olayla ilgili cevap yazdı. Mahkemeye gönderilen cevap yazısında MİT kayıtlarında inceleme yapıldığı belirtilerek, "16.02.1993 tarihinde Diyarbakır'daki bir jandarma yetkilisinin ilgili birimimizle yaptığı görüşmede; Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın teşkilatımızla ilişki kurmak istediğini, yanında Muş alan sorumlusunun bulunduğunu, Şemdin Sakık'ı öldürmeyi planladığını ve eylemden sonra İsviçre'ye gitme garantisi istediğini belirttiği, anılan teklifin kabul edilmediği hususlarının yer aldığı belirlenmiştir" denildi. Okunduktan sonra dava dosyasına konulan filigramlı belgede MİT Müsteşarı adına Hukuk Müşaviri'nin imzası yer alıyor.
Hasan Tanrıkulu kim?
Daha önceki duruşmada mahkeme heyetinin Yeşil'in sağ kolu olduğu öne sürülen Cengiz Ersever'in beyanları çerçevesinde Hasan Tanrıkulu isimli şahsın 1995 yılları içerisinde yurt dışına çıkış yapıp yapmadığına ilişkin Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan müzakereye verilen cevapta ise 1995 yılında Hasan Tanrıkulu adıyla onlarca defa yurt dışına çıkış kayıtlarının bulunduğu bilgisi yer aldı.
'Albay Gevrekçi tutuklansın'
Savunma avukatları, Musa Anter davasında mahkeme karşısına 1-2 kişinin çıkarılmasının yeterli olmadığını ifade ederek, "JİTEM adına, özellikle bölgede suç makinesi olarak görülen birisinin devletin ilgili kurumları tarafından tanınmaması vahim bir durumdur" dedi. Avukatlar, sanık Albay Savaş Gevrekçi'nin de tutuklanmasını talep etti. Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi de aynı talepte bulunarak, Gevrekçi'nin emekli olmasına rağmen delilleri karartma şüphesi olduğunu, tanıklar üzerinde baskı kurma durumu olduğundan kaynaklı tutuklanmasını talep etti.
'Ölümün belgesi'
Av. Barış Yavuz ise, MİT'in mahkemeye gönderdiği yazıyı göstererek, "Bir ölümün belgesini ilk defa görüyorum. O Jandarma yetkililerine bir insanın ölümü teklif ediliyor. Bu ihalemi? O zaman Musa Anter'in ölümü de ihale edildi ve kabul mu edildi? Burada bütün suç olguları Savaş Gevrekçi üzerinde yoğunlaşıyor" dedi.
'MİT ayrı polis ayrı'
Ardından söz alan tutuksuz sanık Gevrekçi ise kendini şöyle savundu: "Herhangi bir MİT elemanı 'ben böyle bir şey duydum, bunu not alın' demiş olabilir. Ben hiçbir zaman MİT'le bir araya gelmedim. Güneydoğu'nun asıl sorunu buydu. MİT ayrı, polis ayrı, Biz ayrı çalışıyorduk."
MİT ve JİTEM arşivi istendi
Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde ise mahkeme heyeti ara kararlarını açıkladı. Mahkeme, MİT'in Şemdin Sakık'a suikastle ilgili mahkemeye gönderdiği belgede İl Jandarma Komutanlığı yetkilisi olarak ifade edilen kişinin kim olduğuna ilişkin açıklama istedi. Ayrıca Musa Anter'in öldürülmesine ilişkin 91-93 yılları arasında MİT arşivlerinde bulunan bilgi ve belgelerin de gönderilmesini talep etti. "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım'ın MİT'te çalıştırılıp çalıştırılmadığını sordu. Jandarma Genel Komutanlığı'ndan da JİTEM arşivinin 91-93 yılları arasında Musa Anter'in öldürülmesine ilişkin İstihbarat Grup Komutanlığı dahil arşivlerdeki bilgileri istedi.
Demirtaş: Faili belli cinayet
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ise duruşma öncesinde Adliye binası önünde gazetecilere kısa bir açıklama yaptı. Musa Anter cinayetinin yakın tarihin en önemli cinayeti olduğunu ifade eden Demirtaş, failinin devlet olduğunun altını çizerek "Faili meçhul cinayetlerin resmi birimlerce işlendiği, buradan bakınca çok da faili meçhul olmadığını" söyledi. Anter davasında şu ana kadar sadece bir tutuklu sanık bulunduğunu hatırlatan Demirtaş, "Aslında ailenin ve halkın beklentisi Musa Anter cinayetinin arkasındaki siyasi iradenin ve gücün ortaya çıkarılmasıdır. Şu andaki yargılama işin bu tarafını sorgulayan bir dava değil" diye konuştu.
'Özel ekipler kurulmalı'
Davanın takipçisi olacaklarını ifade eden Demirtaş, "Bugün burada konunun takipçisi olacak, davanın kapatılması ve siyasi sorumluların ortaya çıkarılmasının engellenmesine karşı olduğumuzu göstereceğiz. Binlerce faili meçhul var. Bunların ortaya çıkarılması için özel bir ekibin oluşturulması gerekiyor. Siyasi irade olarak bunun arkasında duracak bir oluşum olmalı" diyerek asıl faillerin ortaya çıkarılması gerektiğinin altını çizdi. "Adliyelerde özel ekiplerin oluşturularak bu faili meçhullerin ortaya çıkarılması ve arkasındaki siyasi iradenin ortaya çıkarılması gerekiyor" diye konuşan Demirtaş, şöyle devam etti: "Bugüne kadar açılan dosyaların çoğu ailelerin ve avukatların girişimleri sonucu açılan davalardır. Hiçbir savcı kendi iradesiyle bu konularda dava açmadı. Hem iktidar da hem de adliyelerde faili meçhullerin ortaya çıkarılması için güçlü bir irade göremiyoruz."
AMED