Ancak Bangladeş’in 1971’de Pakistan’a karşı verdiği “bağımsızlık savaşı” döneminde “insanlığa karşı suç” işlemekle suçlanan Abdülkadir Molla’nın idamı önünde hukuki bir engel olup olmadığı tartışmaları yaşandı. Zira Cemaat-i İslami örgütü, hükümetin siyasi bir kan davası güttüğünü savunuyor. Molla suçlamaları reddederken, insan hakları grupları ise mahkemenin uluslararası standartlara uymadığı görüşünde. Tartışmalara son noktayı koyan Başsavcı Mahbubey Alam, mahkemede AFP’ye yaptığı açıklamada bütün temyiz yollarının tüketildiğini belirterek, “Artık infazı için hukuki bir engel kalmadı” dedi. Molla’nın avukatları ise buna karşı çıkarak devlet başkanının af yetkisini kullanabileceğini belirtti.

Ne olmuştu?
2010’da kurulan özel mahkemede, yaklaşık 3 milyon kişinin ölümüyle sonuçlanan “bağımsızlık savaşı“ döneminde Pakistan birlikleriyle işbirliği yapmakla suçlananlar yargılanıyor. Abdülkadir Molla da Cemaat-i İslami’nin kurduğu ve 200’den fazla entelektüelin ölümünden sorumlu tutulan Bedir isimli milis gücüne üye olmakla suçlanıyor.  Hakkındaki suçlamaları reddeden Molla, Şubat ayında suçlu bulunup ömür boyu hapse mahkum edilmişti. Molla’nın kararın iptali için başvurduğu Temyiz Mahkemesi ise cezayı idama çevirmişti. Mahkeme daha sonra 8 Aralık’ta cezaevi yetkililerine idamın gerçekleştirilmesi talimatını vermişti. Avukatlarının itirazı üzerine dün Yüksek Mahkeme, Molla’nın temyiz başvurusunu görüştü; ancak sonuç değişmedi ve Molla’nın idam cezası onandı.

DAKKA