
Gençlik Çadırı bildirgesinde, tutsakların serbest bırakılması istenerek, egemen devletlerin ordularının haksız ve kirli savaşına gençliğin katılmayarak, zorunlu askerliğe karşı durması gerektiği belirtildi.
Ekoloji Çadırı bildirgesinde ise, suyun özelleştirilmesine karşı yürütülen mücadelelerin ortaklaştırılması gerektiği vurgulandı. Mezopotamya’da bir ekoloji hareketi kurulma çalışmalarının sonuca bağlanma kararının alındığına vurgu yapılan bildirgede, yine İran ve Irak’tan gelen çok sayıda aktivistlerle „Ekopotamya“ isimli su konulu bir ağda yürütülebilecek faaliyetlerin tartışıldığı belirtildi.
Dil Çadırı bildirgesinde, anadil eğitiminin temel insan hakkı olduğuna vurgu yapıldı ve tüm asimilasyonist politikaların terk edilmesi; her anadilin eğitim sürecinin bütün aşamalarında ve kamusal işlemlerde kullanılmasının garanti altına alınması istendi.
Dünya Çapında Halkların Kollektif Hakları Ağı bildirgesinde, Kürt halkının mücadelesiyle dayanışma içinde olunacağı belirtilerek, Katalonya, Pais Valencia, Galiza, Euskal Herria, Filistin, Cornwall, Brötonya ve diğer yerli halkların ve Amazig halkının örgütleri olarak, MSF’de demokratik öz yönetim deneyimlerini paylaştıkları belirtildi.
Ortak direniş hatları
Sonuç bildirgelerinin okunmasının ardından MSF Sosyal Hareketler Asamblesi’nin ortak taslak metni okundu. Taslakta, şunlar kaydedildi: „Ortadoğu’da halkların başkaldırısı statükocu yönetimleri devirse de küresel kapitalizmin ve emperyalist güçlerin müdahaleleri halkların haklarını kazanmalarını engellemektedir. Ortadoğu halklarının başkaldırısını bir tesadüf olarak görmüyoruz. Bu başkaldırılar emek hareketleri başta olmak üzere toplumsal hareketlerin yıllardır yürütmekte olduğu mücadelelerin bir sonucu olarak görüyoruz. Egemenler halkların özgürlük mücadeleleri karşısında ekonomik, askeri, siyasi, kültürel ve diplomatik ittifak ve sömürü planlarını devreye sokarken, bizlerin de küresel düzeyde her alanda ortak direniş hatlarını oluşturmamız gerekmektedir. Bu konuda çalışmaları önümüze hedef olarak koyuyoruz.“
Kadınlar ortak hareket etmeli
Kadın cinsinin ise dünyanın her yerinde farklı biçimlerde ama aynı zihniyette sömürüye maruz kaldığının belirtildiği taslakta, „Kadınlar, kimliğine bedenine iradesine yönelik her türlü saldırıya karşı cins mücadelesinde biraraya gelmenin zorunluluğunu bir kez daha vurgulamaktadırlar. Ülkesi, rengi, dini, kültürü farklı olsa da farklı siyasal anlayışları temsil etseler de kadınların cins bilinci ile eylemlerde ve etkinliklerde ortaklaşabileceği ortaya çıkmıştır.“
Üzerinde değişiklikler yapılacak taslak, daha sonra kamuoyuna sonuç bildirgesi olarak deklare edilecek.
AMED