NECLA DEMİR / MA / İSTANBUL

Türkiye’de yeni dönem yürütülecek kadın mücadelesine daha hızlı başlama kararı aldıklarını söyleyen bağımsız feminist Hülya Osmanağaoğlu, “AKP’nin saldırısı arttıkça daha fazla kadın feminist harekete gözünü dikiyor” dedi.

24 Haziran seçimlerinden sonra diktatörlük sisteminin hayata geçirilmesiyle birlikte toplumsal hayatın hemen her alanında yapılacak yeni düzenlemeler yasalarla kalıcılaştırılmak isteniyor. Meclis açılır açılmaz ise bu durum en çok kadın ve çocuklara dönük düzenlemelerle açığa çıkacağa benziyor. Önceki meclis döneminden hazırlıklı olan Türkiye’deki kadın hareketi ise şimdiden yürütecekleri mücadeleye ilişkin çalışmalarına başladı. Bağımsız Feminist Hülya Osmanağaoğlu, Türkiye’de yeni dönemde yürütülecek kadın mücadelesine ilişkin konuştu.

‘Bu yıl hızlı başlayacağız’

Geçen yıl müftülere nikah kıyma yetkisi verilen düzenlemenin Meclis açılır açılmaz hayata geçirildiğini hatırlatan Osmanağoğlu, bu sene de ilk hedefin kadınlar olacağını ve bu yüzden de çalışmalarına şimdiden başladıklarını belirtti. Feminist aktivist, “Aslında biz yasanın geçiriliş sürecinde kendi gücümüzü gördük. Yeterli zaman sürecinde örgütlediğimiz kampanyalarımızın bir etkisi oluyor. AKP iktidarı feminist harekete rağmen yasalarını geçiremiyor. Onun için geçen yıl hızlı başladılar. Bu sene de biz hızlı başlama kararlılığındayız. Toplantılar, feminist ve kadın hareketlerinin değişik bileşenleri arasında sürüyor. ‘Kadınlar Birlikte Güçlü’ Eylül başında toplantısını örgütleyecek. Aynı şekilde 152 imzalı ‘Haklarımızdan da mücadelemizden de vazgeçmeyeceğiz’ metni yayınlandı. Anlayacağınız biz de şimdiden antrenmanlıyız” dedi.

Eve hapsetme politikaları sürecek

Osmanağaoğlu, meclisin yeni döneminde 2 senedir gündemde çokça tartışılan Boşanma Komisyonu Raporu’nun sonuçları üzerinden AKP iktidarının kadınları ev içine hapsetme politikalarına devam edeceğine vurgu yaptı. AKP yandaşı örgütlerin geçen günlerde ‘ömür boyu nafakaya hayır, 6284 iptal edilsin, kadın erkek eşit değildir’ başlıkları altında yaptıkları yürüyüşlerin sonuç vermesinin mümkün olmadığını ifade eden Osmanağaoğlu, bu eğilimlere karşı mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.

Kadın hareketi idam/hadımı kabul edemez

 Artan kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarında AKP/MHP’nin çözüm olarak ortaya attığı kimyasal hadım ve idam tartışmalarını da hatırlatan Osmanağaoğlu, her iki yöntemin feminist hareket açısından kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Kendilerinin meseleye suç-ceza ikiliği üzerinden bakmadıklarını, aksine cezaların arttırılması meselesi olarak değerlendirdiklerini söyleyen Osmanağaoğlu, “Önemli olan, koruma tedbirlerinin geliştirilmesi, suç işlendikten sonra ise erkeklik indirimlerinin hayata geçirilmemesi” dedi.

AKP saldırısı arttıkça daha fazla kadın söz söylüyor

 Osmanağaoğlu, 2012’den beri özellikle kürtaj yasaklamalarından bu yana kadın hareketinin özgürlüğünü ve elde ettiği kazanımları sokaklarda korumaya devam ettiğinin altını çizdi. Osmanağaoğlu, bundan sonra verecekleri mücadelenin de aynı seyirde devam edeceğini belirterek, “Bundan sonra belli ki AKP iktidarının kadınların hayatlarına yönelik saldırıları sürdüğünde biz de kazanımlarımızı koruma mücadelesine devam edeceğiz. Sadece kazanımlarımızı korumuyor, bu mücadelenin içerisinde her gün daha fazla kadına ulaşıyoruz. Her gün daha fazla kadın AKP iktidarının tehdidini hayatında hissettikçe, feminist ve kadın hareketine gözünü dikiyor. Bir yandan haklarımızı ve kazanımlarımızı korumaya çalışırken bir yandan daha fazla kadınla bir araya geliyoruz. Daha fazla kadınla güçleniyoruz ve mücadeleyi örgütlüyoruz. AKP’nin saldırısı arttıkça daha çok kadının sözü bu mücadeleye katılıyor diyebiliriz” dedi.