Fransa’nın Strasbourg kentinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın güvenliği ve sağlığı için iki aya yakındır devam eden oturma eyleminde CPT ve AK’nin sesizliğini protesto etmek için dün yürüyüş ve miting düzenlendi. Yapılan konuşmalarda Öcalan’dan haber alana kadar eyleme devam edileceği kararlılığı dile getirildi. 

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sağlık ve güvenlik koşulları için 23 Ekim tarihinde 63 kurumun basın açıklamasıyla Strasbourg kentinde bulunan CPT ve AK önünde başlayan eylem, 52’nci gününde devam ediyor. Fransız polisi dün eylem yerine gelerek, Kürtlere saldırdı. Polisin saldırı ve provokasyonlarına rağmen eylemlerini sürdüren Kürtler, kitlesel olarak AK ve CPT önünde oturma eylemi ve miting gerçekleştirdi. Almanya, Fransa, Kürt ve Türkiyeli kurum temsilcilerinin de aralarında bulunduğu yüzlerce kişinin katıldığı mitingde bir konuşma yapan Kürt siyasetçi Hatip Dicle, AK ve CPT’nin Türkiye ile ortaklık yaptığını belirterek, „Öcalan, bizim kırmızı çizgimizdir. Haber alana kadar eylemlerimiz sürecek, bunun her kesin bilmesi gerekiyor” dedi.


Bir kez daha CPT önüne yüründü

Kürdistanlıların Strasbourg’daki yürüyüş ve mitingi öğle saatlerinde başladı. Eylemin yapıldığı yerden CPT’nin önüne kadar yürüyen Kürtler ve dostları, 15 dakika oturma eylemi yaptıktan sonra AK’nin önüne kadar yürüyerek bir miting gerçekleştirdi. Burada yapılan konuşmalardan Öcalan’ın içerisinde bulunduğu koşullara dikkat çekilerek, CPT ve AK’nin sessizliği eleştirildi. 

Kürt siyasetçi Hatip Dicle 50 gün sonra tekrar burada olduklarını belirterek şöyle konuştu: „Bizler milyonların  temsilcisi olarak buradayız. Strasbourg’daki oturma eylemi tamamen demokratik ve haklı bir eylemdir. Çünkü Kürt halkının ve tüm ezilenlerin öncüsü Abdullah Öcalan’ın sağlık ve güvenlik koşullarından kaygılanıyoruz.  

Biz faşist Türk devletinden medet ummuyoruz. Onlarla ancak mücadele edilir. Demokratlarla insan oturur konuşur. Faşizme karşı sokakta, ovalarda ve dağlarda mücadele edilerek, cevap verilir” dedi. Strasbourg’daki eyleme de değinen Dicle, devamla şunları söyledi: „50 gündür insanlarımız bu meydanda haber bekliyorlar. Ama ne yazıki AK ve CPT gibi kurumlar adeta Türkiye cumhuriyeti ile gizli ortakları veya bu uluslararası komplonun sahipleri olarak sessizce bekliyorlar. İşte biz bunu kınıyor ve kabul etmiyoruz. Kürt halkı onurlu bir halktır. CPT, İmralı’ya gitme talebemizi bile çok görüyor. Biz bunlara şunu söylüyoruz; Siz bu konudaki görevlerinizi yapsanız yapmasanız da yüreğimizdeki Öcalan bağlılığını ve sevgisini yok edemesiniz. AK ve CPT yetkilerine söylüyorum, sizler görevlerinizi yerine getirip bir haber getirene kadar bu mücadele bitmeyecektir. Kürt halkı, bu haklı talebini seslendirecektir.  Kürt halkı ve Öcalan’ın özgürlüğüne kadar bedeli ne olursa olsun bu mücadele devam edecektir.”


Öcalan tecrit altında tutulamaz

HDK-E Eşbaşkanı Demir Çelik de Öcalan’ın 19 yıldır tutsak olduğunu hatırlatarak, ”Öcalan kadın özgürlüğünden, barış ve halklardan yana olduğu için esaret altındadır. HDK-E olarak, Öcalan’ın özgürlüğü için sokaklarda olacağız” dedi.  

Alman Avukat Heike Geisweid ise Öcalan üzerindeki tecridi kınayarak, CPT ve AK’nin sessizliğini eleştirdi. Av. Geisweid, yetkililerin bir an önce Kürtlere cevap vermesi gerektiğini çağrısında bulundu.  

YNK adına siyasetçi Osman İsmail de „Türkiye Öcalan’dan korkuyor. Onun için tecrit uyguluyor. Çünkü Öcalan bir şahıs değil. Barış ve özgürlük felsefesidir. Bu tecrit onun içindir“ diye konuştu. 

KNK adına Tahir Kamalizade ise bütün Kürtleri eyleme çağırdı. Siyasetçi Teslim Töre de Öcalan’ın kişiliğine vurgu yaparak, tecrit altında tutulmaması gerektiğini söyledi. 

KCDK-E Eşbaşkanları Yüksel Koç ve Fatoş Göksungur da yaptıkları konuşmalarda, Avrupa’da yaşayan bütün Kürtlere Öcalan için gerçekleştirilen eylemlere katılma çağrısında bulundu. 


ANF / STRASBOURG