25 yaşındaki Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Februniye Akyol da topraklarını sahiplenerek direnen ailelerden birisine mensup. Marmara Üniversitesi Sigortacılık Bölümü mezunu ve 8 çocuklu bir ailenin kızı olan Akyol, 30 Mart yerel seçimleri ile Türkiye'nin ilk Süryani Belediye Eşbaşkanı oldu. Yaşamının yönünü siyasete çeviren Akyol, "Ben bu topraklarda yaşayan, baskı gören ve emeği sömürülen, eril zihniyetin gölgesinde kalan kadınlar için mücadele edeceğim" dedi.


Süryani kültürü kadınların eseri

Süryaniliğin çok zengin ve kadim bir kültür olduğunu belirten Akyol, kökeninin Asurî, Babil ve tanrıçalar zamanına dayandığını hatırlattı. Akyol, günümüzde Süryani kadınların eril zihniyetin ve bölgede yaşanan baskıların etkisiyle ikincil plana itildiğini dile getirerek, "Eskiden Süryani kültüründe kadınlar daha ayrıcalıklı ve özgürdü. Fakat bugün Süryani kadınların durumu içler acısı. Bir ötekileşme, içe kapanma ve kabuğuna çekilme söz konusudur" dedi.
Süryani kadınların üretken ve yapıcı bir karaktere sahip olduğunu, fakat yaşam alanlarının çok dar olduğunu ifade eden Akyol, "Süryani geçmişine baktığımız zaman el işi telkari ve yemekleri gibi Süryani kültürünün büyük bir bölümü kadınların eseridir. Ama Süryani kadınlar üzerinde büyük bir baskı oluştu. 1915 yılından bu yana Süryani kadınlarla evlenmek, Hıristiyan kadınları kaçırmak cennete gitme vesilesi olarak görüldü. Bu gibi olaylardan kurtulmak için Süryani kadınları kapatıldı ve üzerlerinde baskı oluşturuldu" dedi.

Çevrede yüksek öğrenimli ilk kadın

Turabdin, Midyad ve çevresinde üniversiteye giden ilk Süryani kadın olduğunu belirten Akyol, "Ben bu yolda ilerlerken çok zorluklarla karşılaştım. Kısa bir süre öncesine kadar da Süryani bir kadının liseye bile gitmesi ayrıcalık olarak görülüyordu. Geçmişte yaşanan zulümlerden dolayı, kız çocukları okutulsa da, sonrasında eve kapatılırdı. Çünkü 'Farklı bir yere giderse zarar görür ve kaçırılır' gözüyle bakılıyordu. Geçmişte bu tip şeyler çok yaşandı" dedi.

Süryani kadınlar önce örgütlenmeli

Üniversiteyi bitirdikten sonra tekrar Midyad'a geri döndüğünü ve Turabdin Süryani Akademik Birliği Çalışma Grubu'nun kurucusu olduğunu belirten Akyol, "Bu çalışmadaki temel amacım; başta Süryani kadınlar olmak üzere Süryani gençleri üniversiteye gitmeye ve kendi kültürel çalışmalarını aktif bir şekilde yürütmeye teşvik etmekti" dedi.
Süryani kadınların mücadele etmek için öncelikle kendi aralarında örgütlenmeleri gerektiğini söyleyen Akyol, devamla, "Bu amaçla Süryani kadınlarla birebir görüşmeler gerçekleştirerek, bilinç oluşturmayı hedefliyoruz. Sadece Süryani kadınlara değil, bölgede bulunan bütün halklardan kadınlara hitap edeceğiz. Kadın bilincinin yükseltilmesi amacıyla çalışmalar yapacağız" ifadelerini kullandı.

Kadın emeği görünür kılınacak

Mêrdîn'in çok dili ve çok kültürlü olması nedeniyle kendi özgünlüğüne uygun olarak bir dil merkezi kuracakları bilgisini paylaşan Akyol, "Partimizin ilk projesi bir dil merkezidir. Ya başlı başına bir dil merkezi ya da her mahalleye kuracağımız halk evinde bir dil merkezi olacak. Bu da halkımızın taleplerine göre değişecek" diyerek, Kırmanckî, Süryanî, Mihelmî, Arapça ve Kurmancî gibi birçok dilin bu merkezlerde verebileceklerini söyledi.
Akyol ayrıca, projeleri arasında kadın akademileri, kadın kooperatifleri, kadın yaşam alanlarının da bulunduğunu kaydederek, bu projelerle kadınların emeğini görünür kılmayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.



NURCAN YALÇIN/JINHA/MÊRDÎN