Kürt halkının direnişçi “Emetullah Anne”si olarak her zaman hatırlanacak olan Emetullah Güzel, bir eylemde polisle olan diyalogunda şunları söylemişti: “93 yılında hakikati gördüm, uyandım ve demokrasi mücadelesine katıldım. Canımda ruh kaldığı sürece de en ön safta mücadelede olacağım.”
Demokrasi mücadelesinde ön saflarda yer alan 85 yaşındaki Emetullah Güzel, 5 Şubat’ta yaşamını yitirdi. Son bir ayda sağlık durumu kötüye giden Güzel, aile fertlerinin katıldığı bir törenle Ali Pınar Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı.
Emetullah Güzel’in hikayesi annesi ile başlar. Annesi Kıymet Canbaz, 1915 Ermeni Soykırımı sırasında Xarpêt’ten (Elazığ) kız kardeşi ile beraber kaçar. Kaçtıkları sırada henüz 8 ile 13 yaş arasında olan iki kız kardeş göç yolunda birbirini kaybeder. Kıymet, Amed’e gelerek burada biriyle evlendirilir ve Alipar Mahallesi’nde yaşar. Diğer kardeşin akıbeti ise bilinmez. Kıymet’in 1935’te dünyaya getirdiği 6 kız çocuğundan biri olan Emetullah, annesinin göç hikayesiyle büyür. Oğlu İbrahim Güzel’in 1993 yılında gerillaya katılmasından sonra Kürt özgürlük mücadelesi ile tanışır ve mücadelede aktif rol alır. 1996 yılında oğlunun yaşamını yitirdiğine dair bilgi almasına rağmen bir mezarı olmadığı için yıllarca bir gün geleceği umuduyla yaşar.
‘O derin uykudan uyandım’
Emetullah Ana da birçok aile gibi göç, sürgün, gözyaşı, hasret dolu yıllar yaşar. Oğlunun ardından eylem ve etkinliklere katılmaya başlayarak, Kürt mücadelesini her gün daha yakından tanır. Çocuklarının “Anne bugün gitme” sözlerine aldırış etmeyen Emetullah, her sabah çocuklarını evde bırakır, siyasi parti çalışmalara katılır. Her geçen gün mücadeleye dair bilgi ve birikimini artıran Ana, yıllarca asimilasyon politikalarına karşı da direnerek, Türkçe öğrenmez. Oğlu İbrahim’in mücadelesini ve kararını her yerde sahiplenir. Tanıkların anlatımlarına göre, katıldıkları bir eylemde polisin “Senin bu yaşta burada ne işin var, git evinde otur” sözlerine şöyle yanıt verir: “Ben 93 yılında hakikati gördüm ve uyandım o derin uykudan ve demokrasi mücadelesine katıldım. Canımda ruh kaldığı sürece de en ön safta mücadelede olacağım.”
Her Newroz’da Emetullah Ana
Uluslararası komplodan Sur’a yönelik saldırılar ve sokağa çıkma yasaklarına kadar her süreçte alanlarda yer alır. 93 yılından itibaren her yıl Newroz kutlamalarına katılır. Emetullah Ana için Newroz, bir yaşam felsefesiydi.
Çocukları, annelerinin Newroz’la ilgili bir anısını şöyle anlatıyor: “Annemiz siyasi süreci, gündemleri çok yakından takip ederdi. 2 yıldır hastalıklarının artmasından kaynaklı sokağa çıkamıyordu. Biz de yaşananları ondan gizlemeye çalışıyorduk. Görse ya da duysa o haliyle çıkmak için diretirdi. 2018 Newrozu’nda da çok hastaydı. ‘Newroz kutlamaları iptal olmuş’ dedik evden çıkmaması için. Biz çıktık gittik. O da dayanamamış, dışarı çıkmış. Bakmış ki herkes yöresel kıyafetler giymiş. Anlamış bizim onu kandırdığımızı. Atlamış bir otobüse, alana gelmiş. Onu görenler ayakta duramadığını fark edince, bir taksiye bindirip eve göndermiş. Akşam eve döndüğümüzde bize anlattı. Gelip 10 dakika görmesi, o atmosferi yaşaması bile onu çok mutlu etmişti.”
‘Mücadele varlık sebebim’
Yıllarca oğlundan gelecek bir haberi bekleyen Emetullah Ana, özgürleşmiş bir Kürt halkına olan özlemi ile yaşamını yitirdi. Yıllarca en ön saflarda yer aldı, mücadele etmekten geri durmadı. Tanıdıkları, onunla ilgili bir anekdotu şöyle aktarıyor: “Bana hep ‘Ana sen artık gelme eylemlere. Evinde kal, dinlen. Gelmekle eline ne geçiyor’ diye soruyorlar. Ben bir şey elde etmenin peşinde değilim. Ben ne yapıyorsam kendim için yapıyorum, başkası için yapmıyorum. Mücadele benim varlık sebebim, var olma gerçekliğim. Ben Egîdlerin annesiyim, şehitlerin mücadelesinin takipçisiyim. Bu benim yaşam sloganım. Yaşadığım sürece bunu söyleyeceğim ve buna göre mücadele edeceğim.”
JINNEWS/AMED