
KCK, ‘topyekün direniş günü’ ilan edilen 30 Ekim’de alanlara çıkarak tutsakları sahiplenen Kürt halkının eylemlerini selamladı. 50. gününe ulaşan açlık grevlerinde ölümlerin yaşanmaması için ‘Topyekün direniş’in sürmesi gerektiğine işaret etti. AKP Hükümeti’nin cezaevlerindeki açlık grevine müdahale sinyallerine yanıt veren KCK Yürütme Konseyi Üyesi Sülbüs Peri de “PKK bugüne kadar kontrollü bir mücadele yürüttü. Ancak cezaevlerine dönük çözüm değil de operasyonlarla, irade kırmaya dönük bir saldırı gelişirse Kürt halkının ve gerillanın tutumu bir bütünen değişecektir” diye konuştu.
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, ‘topyekün direniş günü’ ilan edilen 30 Ekim’de gerçekleşen eylemlerle ilgili yazılı açıklamada bulundu. Polis ve ırkçı grupların saldırılarına rağmen Kürt halkının direnişinin en yüksek düzeye ulaştığının altı çizilen açıklamada, 50. gününe ulaşan açlık grevinde ölümlerin önüne geçilebilmesi için serhildanın sürmesi gerektiği ifade edildi. "Çünkü kapkara bir yüreğe sahip Türk sömürgeciliğinin temsilcisi Erdoğan’ın sergilediği son tutum, insanlık vicdanının çok uzağında durduğunu göstermektedir" denilen açıklamada, bu nedenle Kürdistan halkının ve dostlarının başarı elde etmesi için tek yolun daha fazla direnişin yükseltilmesi ve tüm Kürdistan halkının bu önemli süreçte sergilediği fedakarlığı sürdürmesini gerekli kıldığı vurgulandı.
Karşılarında gerillayı bulurlar
ANF'den Halit Ermiş'in sorularını yanıtlayan KCK Yürütme Konseyi üyesi Sülbüs Peri, özgür Kürt iradesinin her alanda ölümüne direndiğini belirterek, "Bu hareket tek vücuttur. Dağda, bayırda, zindanda her yerde yekvücuttur. Dağdaki dağda, cezaevindeki cezaevinde, legal kurumlardaki orada direniyorlar. Bu hareket bir talimat hareketi değildir. Özgürlüğe gönül vermiş, kimliği yaşama sebebi olarak gören bir halktan oluşmaktadır" hatırlatmasında bulundu.
Zindan ayağı da direnişte
Kürt halkı ve hareketi olarak belki de tüm zamanların en fazla güçlü olduğu, inisiyatifi elinde tuttuğu süreçten geçildiğini kaydeden Sülbüs Peri, şöyle devam etti: "Kürtler sıkışmış da, başka seçeneği yok da gelip zindanlarda bedenlerini ölüme yatırmışlardır, durumu yoktur. Her yerde yeni bir süreç vardır. Haziran ayından itibaren HPG tarafından başlatılan devrimci halk savaşı temelinde alanları genişletme, vuruş üstünlüğü elde etme, taktik üstünlük vs. burada elde edilen başarılar oldu. Batı Kürdistan'da Kürt halkının çok önemli mevzilenmesi ve elde ettiği bir kazanım var. Kuzey Kürdistan’daki zindan ayağı da direnişe geçti. Zindandaki Kürt halkının temsilcileri, çocukları dışarıda olsa üç misli daha fazla halkla birlikte direneceklerdir. Zindanlara tıkadınız ama bu sefer orada size karşı direniyorlar. Bu zindan direnişi etrafında Kuzey Kürdistan toplumsal alanının bu sürece katılması gerekiyor. Daha fazla katılmalıdır."
PKK'nin eli güçlüdür
Türk Başbakan Erdoğan'ın açlık grevi eylemcilerine yönelik yalan ve ahlaksız açıklamalarını hatırlatan Sülbüs Peri, müdahale olasılığı karşısındaki tutumlarıyla ilgili şunları söyledi: "Şimdiye kadar PKK'nin ortaya koyduğu eylemsellik, dağda ve ovada her zaman kontrollü olmuştur. Gücümüz çok fazla olmasına rağmen kontrollü kullanılmıştır. Türk ordusu bugün gerilla karşısında dize gelmiştir. İradesi kırılmıştır. AKP toplumsal itibar açısından dibe vurmuştur. Bu anlamda hem siyasal hem eylemsellik açısından PKK'nin eli güçlüdür. Bugüne kadar ortaya koyduğu mücadele çok kontrollü olmuştur. Bunun amacı da beraber yaşamanın zeminine zarar vermemektir. Ama cezaevlerine dönük çözüm değil de operasyonlarla, irade kırmaya dönük bir saldırı gelişirse Kürt halkının ve gerillanın tutumu bir bütünen değişecektir. Bunu da AKP'nin çok iyi bilmesi gerekir. Bunu sadece söz olsun diye söylemiyorum. Her anlamda buna gücümüz vardır."
ANF/BEHDİNAN