Suriye’nin barışçıl yollarla demokratikleşmesini savunan ve bünyesinde Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) de bulunduğu Ulusal Koordinasyon Kurulu’nun üç üyesi kaçırıldı. Sözkonusu kişilerin Şam’ın yakınlarındaki bir askeri cezaevinde tutulduğu belirtiliyor.
Suriye’de onbinlerce kişinin yaşamına mal olan iktidar savaşına ortak olmayan Ulusal Koordinasyon Kurulu (NBC), krize çözüm bulmak amacıyla başkent Şam’da bir konferans düzenliyor. „Suriye’yi Kurtarın“ sloganıyla yapılacak olan konferans öncesi NBC, uluslararası toplumdan iç savaşın durdurulması için destek arayışına girdi. NBC’den önde gelen beş isim Pekin’e giderek Çin Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle görüştü. Daha sonra Şam’a dönen üç üye ve şoförleri kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırıldı. NBC’den yapılan açıklamaya göre 5 kişilik heyetin 20 Eylül Cuma günü saat 05:00’de Şam Havaalanı‘nda indikten sonra bindikleri iki farklı otomobillerden birisinin ortadan kaybolduğunu ve o otomobilin içinde bulunan 3 komite üyesi ve şoförden haber alınamıyor. NBC, kaçırılan üyelerin Suriye Komünist Partisi Polit Büro üyesi Abülaziz el-Gayir, Komite’nin icra kurulu üyesi İyas Ayaş ve Arab Sosyalist Hareketi liderlerinden Mahir Tahan olduğunu göndermiş olduğu bir maille açıklamıştı.

Kimler kaçırdı
Haberin doğruluğunu teyit için sürgünde yaşayan Komite’nin Uluslararası Sözcüsü Dr. Heysem Menna’ya telefonla ulaştık. Menna haberin doğru olduğunu belirtti.
Menna şunları ifade etti: „Geçtiğimiz hafta içinde Suriye’de komitemize bağlı 5 kişilik heyet Çinli yetkililerle temaslarda bulundu. Heyet cuma günü saat 05:00’te Şam Havaalanı‘na indikten sonra Abülaziz el-Gayir, İyas Ayaş ve Mahir Tahan arkadaşlarımız kaçırılıyor. Elimize ulaşan ancak tam resmi olmayan bilgilere dayanarak size arkadaşlarımızın kimler tarafından kaçırıldıkları ve şu an nerede bulunduklarına ilişkin şu açıklamalarda bulanabilirim. Bu üç arkadaşımız, şu an Şam’a yakın bir mesafede bulunan Al Mazzeh Askeri Havaalanı’nın cezaevinde tutuluyorlar. Arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılması gerekiyor. 23 Eylül Pazar günü Suriye’deki iç savaş ve kaosun sonlandırılması ve muhalifleri biraraya getirmek için başkentte düzenlemek istedik. Konferansı engellemek için yapılan bu tutuklamaların, Suriye Hava Kuvvetleri içindeki gizli istihbarat servisinin yaptığı kanaatindeyim. Aylardır bu konferansın hazırlıklarını yapıyor ve iç savaşın sonlandırılması için çeşitli ülkelere temaslarda bulunuyoruz. Bugüne kadar siyasi duruşumuzdan ötürü kamuoyunun desteğini almadık. Konferansın amacı ise Suriye’deki iç savaşın sonlandırılması, dış müdahalenin engellenmesi ve demokratik bir Suriye’nin inşaasının başlatılmasıdır.“
Dün sabah El Cezire Televizyonu 3 kişinin kaçırılmasından sonra konferansın iptal edildiğini duyurdu. Söz konusu haberi Manna’ya sorduğumuzda, Manna „Hayır konferansımız şu an itibariyle başlamış bulunuyor“ yanıtını verdi.

Mezhep savaşını kışkırtıyorlar
Özgür Suriye Ordusu’nun aksine Ulusal Koordinasyon Kurulu (NBC), sık sık dış bir müdahaleye gerek kalmadan demokratik bir Suriye’den yana vurgulamalarda bulunuyor.
Bundan bir süre önce Deutsche Welle’ye konuşan Dr. Heysem Menna, Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’ın Suriye’de mezhep savaşını kışkırttığını belirtmişti.
Şu anda Paris’te sürgünde yaşayan ve insan hakları alanında yaptığı çalışmalardan dolayı, 1992’de İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün ödülüne layık görülen Menna mülakatında şunları belirtmişti: „Şiddet, 2.5 milyon insanımızı kendi vatanlarında mülteci konumuna düşürdü. Burada mesele, zaferin askeri çözümle geleceğini sanan herkese karşı siyasi çalışmaları geri kazanmaktır. Askeri zafer, hiçbir taraf için gerçekleşmedi. Her iki taraf da kaybediyor. İster, diktatörlüğü devam ettirmek isteyenler isterse İslam devleti kurmak isteyenler olsun kaybediyorlar. Şu an azınlık bir grup, şiddet dışında alternatif bir yol araştırmaya hazır. Biz, şiddete son verilmesi çağrımızdan ötürü başlangıçta ‘idealistler’ olarak nitelendik. Fakat sonra bazıları da şiddete son verilmesi halinde ülkenin kurtulabileceğini idrak etmeye başladılar. Suriye’de 25 bin insan, değişim için öldüler. Fakat bu şiddet devam ettiği sürece, değişimin gerçekleşmesi mümkün değil. Rejim, uzun bir süredir mezhep kartıyla oynamaktadır. Halen de devam ediyor. Fakat aynı zamanda bazı muhalifler de mezhep kartıyla oynadı. Mesela, Müslüman Kardeşler... Savaşın başlangıcında Alevilerle şu üç şekilde muamelede bulunulacağını söylediler: Sürgün, ölüm ya da İslam’a girme.. Fakat Suriye toplumunun çoğunluğu, bu önerileri reddetti.“
 
Şam’da önemli konferans

Bu arada Manna’nın Suriye’de barış ortamının sağlanması için bahsettiği konferans dün sabah saat 10:00’da Şam’da başladı. Konferansa Çin, Rusya ve Cezayir büyükelçileri katıldı.
NBC, Suriye’de en örgütlü Kürt partisi PYD, Suriyeli demokratik siyasi partiler, bir grup akademisyen ile insan hakları aktivistleri öncülüğünde 2011’de kuruldu.

Merkezlerini Türkiye’den taşıdılar
Bütün bunlar olurken daha çok Türkiye’nin desteklediği ve adı şaibeli bir çok olayla gündeme gelen Özgür Suriye Ordusu, yaptığı bir açıklama ile komuta merkezlerini Türkiye’den Suriye’ye taşıdığını belirtti.
Kimi muhalifler, Özgür Suriye Ordusu’nun bu tavrının, demokrasi, barış ve diyalogdan yana olan muhaliflerin birleşmesinden duyduğu endişenin bir sonucu olduğunu belirtiyor. Muhalifler, Özgür Suriye Ordusu’nun bu hamleyle kendisini tek güç gibi göstermek istediğinin altını çiziyor.

MUSTAFA İLHAN/ŞAM