Suriye’yi yönetmeye talip olan güdümlü muhalifler kendi aralarında bir fikirbirliğine varamıyor. Çıkarlarını düşünen sözde muhalifler, uluslararası güçlerin ‘birleşin’ direktifini yerine getirmekten bile acizler.
Suriye’de 19 aydır kanlı iktidar savaşı veriliyor. Bu kanlı savaşta en çok zarar gören siviller. Onbinlerce kişinin yaşamını yitirdiği iç savaşta milyonlarca insan da evini barkını bırakarak başka yerle göç etmek zorunda kaldı.
Baas rejiminin yıllardır süren baskıcı iktidarına son vermek için Suriye halkına dayanmaktan çok batılı güçlerine sırtlarını dayayan muhalifler ile Şam yönetimi sivil halkın yaşadığı acıları görmezden geliyor. Aylardır devam eden iktidar savaşında taraflar birbirine üstünlük sağlayamıyor. Yakın gelecekte de bu dengenin bozulacağına ihtimal verilmiyor.
Ancak uluslararası güçler, Esad rejimine yönelik bir askeri operasyondan önce son kozlarını oynaya çalışıyor. Yönlendirdikleri muhalifleri Katar’da biraraya getirmeye çalışan uluslararası güçler, Esad rejimine alternatif bir yapı oluşturmak istiyor. Ne var ki birçok gruptan oluşan ve birçok ülkenin direktifleriyle yol almaya çalışan bu gruplar, kendi çıkarlarını düşündüklerinden biraraya gelemiyor.

SNC’ye yeni imaj verilecekti
Uluslararası güçler gelecek hafta başında başlayacak ve üç gün sürmesi beklenen bir konferans organize etti. Konferans, güdümlü muhaliflere silah ve para yardımı yapan ve her seferinde Esad rejimine yönelik bir askeri operasyonu desteklediğini açıklayan Katar’da yapılacak. Sözkonusu konferansa Suriye Ulusal Konseyi’nin (SNC) yeniden örgütlenmesi ve gruba taze kan katabilecek isimlerin alınması amaçlanıyordu. Böylelikle Libya ve Yemen’de ABD’li diplomatların öldürülmesinden sonra Suriye’de muhaliflere destek verilmesine soğuk bakan Batı kamuoyuna baskıcı rejimin yerine ‘demokratik’ bir yapı kurulacağı izlenimi verilecekti. İlk etapta SNC’deki Müslüman Kardeşler ağırlığına son verilecek ve Konsey’de İslamcıların varlığının az olduğu gösterilecekti.
İsmi bir ara SNC’nin başkanlığı için geçen ancak Türkiye’nin ve Müslüman Kardeşler’in vetosundan dolayı bu hayali başka bir bahara kalan George Sabra Paris’ten telefonla Reuters’e yaptığı açıklamada, „Konferans en çok 10 gün için ertelendi. Büyük bir toplantı olacağı için hazırlanmamız lazım ve farklı gruplar arasında dengeyi oluşturmamız lazım“ diyerek konsey içerisindeki görüş farklılıklarını gizlemeye çalıştı.
Ancak konferasnta Müslüman Kardeşler’in etkisinin kırılacak olmasından dolayı hem Türkiye hem de örgüt bu konferansa soğuk baktı. Şimdi yeniden pazarlıklar yapılıyor.

ŞAM




Suriye’den Türkiye’ye: Kendi halkınızı ikna edin

Suriye, Moskova’dan Şam’a gitmekte olan bir yolcu uçağında Rus yapımı mühimmat bulduğunu ileri süren Türk Başbakan Erdoğan’ı yalan söylemekle suçladı. Uçaktan çıkan malzemeleri kamuoyuna ‘gösterilsin çağrısı’ yapan Şam yönetimi „en azından kendi halkınız için bunu yapın“ dedi.
Suriye Dışişleri Bakanlığı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı ele geçirildiği söylenen mühimmatı kamuoyuna göstermeye çağırdı.
Erdoğan uçağın Suriye’ye uygulanan silah ambargosunu deldiği şüphesiyle alıkonduğunu, içinde ise Rus yapımı askeri amaçlı kullanılan malzeme ve silahların bulunduğunu söylemişti.
Suriye resmi haber ajansı Sana’ya göre Suriye Dışişleri Bakanlığı önceki gün yaptığı açıklamada, „hükümetinin Suriye’ye karşı düşmanca tutumunu haklı çıkarmak için Başbakan Erdoğan yalan söylüyor. Uçağın kargosunun ayrıntılı dökümü konşimentoda verilmişti; uçak herhangi bir yasadışı malzeme ya da silah taşımıyordu“ denilerek Erdoğan’dan bulduklarını ileri sürdükleri mühimmatı en azından kendi halkına göstermesi istendi.
Türk Başbakan Erdoğan, Moskova-Şam seferini yaptığı sırada zorla Esenboğa Havalimanı‘na indirilen uçakla ilgili ilk açıklamasında, uçakta bulunan şüpheli malzemenin göndericisinin „Rusya’nın askeri malzeme ihracatı yapan resmi kurumu“, alıcısının ise „Suriye Milli Savunma Bakanlığı“ olduğunu söylemişti.

BM eliyle silahsınlar!

Bu arada Katar, Birleşmiş Milletler’e Suriye’deki isyancılara silah ve para desteğinde bulunması çağrısı yaptı.
Katar Dışişleri Bakanı Halid bin Muhammed el Attiyah, Suriye’de savaştan etkilenen sivillerin korunması için ülkenin uçuşa yasak bölge ilan edilmesini de istedi.
El Attiyah, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad rejimini devirmeye çalışan isyancılara gıda, ilaç ve kıyafet yardımında bulunduklarını söyledi, ancak silah yardımı yaptıkları iddialarını reddetti.
“Birleşmiş Milletler’in ya da ABD ve Avrupa’nın desteği olmadan isyancıları silahlandırmayacaklarını” söyleyen El Attiyah, tampon bölgesi kurulmasını desteklediklerini de ifade etti.
El Attiyah, önümüzdeki hafta muhalif Suriye Ulusal Konseyi liderlerinin Katar’da toplanacağını da belirtti.
Öte yandan Amerikan Dışişleri Bakan Yardımcılığı görevinden ayrılmasının ardından kısa bir süre önce BM Genel Sekreter Yardımcılığına atanan Jeffrey Feltman, Skynews’e yaptığı açıklamasında, Suriye’ye komşu ülkelerden Suriye muhalefetini silahlandırmayı sona erdirmesini istedi.
Feltman „Önce Suriye hükümeti, tek taraflı olarak ateşe son vermeli. Sonra da muhalifler, aynısını yapmalı. Devletleri, silahlı çatışmaya destek olmanın faydasının olmadığını inandırmaya çalışıyoruz“ dedi.

ŞAM