Türkiye ve Fransa’nın öncülüğünde ‘Suriye’nin Dostları’ Tunus’ta biraraya geldi. Konferansın ana gündemi, ateşkes ve insani yardım koridorun oluşturulmasıydı. Ancak Esad rejiminin devrilmesi için askeri müdahale isteyen Türkiye destekli muhalifler, toplantıdan bir gün önce ülkede 100’den fazla kişi öldürüldüğünü toplantının yapıldığı gün (dün) de onlarca kişinin hayatını kaybettiğini ileri sürerek dış müdahale istedi.
Suriye’de 11 aydır Şam rejimine karşı halk ayaklanması sürüyor. ‘Arap Baharı’nın uğradığı ülkede yılların liderleri birer birer koltuğunu bırakırken Suriye’de bu süreç uzun sürdü. Zira diğer ülkelerde muhalifler birlikte hareket ederken Suriye’de birçok grup oluştu. Aralarında Suriye’deki en örgütlü Kürt partisi PYD’nin de bulunduğu Ulusal Koordinasyon Konseyi, Suriye’de rejimin barışçıl yollarla değişmesini isterken, Türkiye ve Katar’ın girişimiyle daha çok Suriye dışında yaşayan muhaliflerin biraraya getirildiği ‘Ulusal Konsey’ dış müdahaleyi savunuyor. Batılı ve Arap ülkelerin desteğini alan Ulusal Konsey’in açıklamaları medyada sık sık yer alıyor. Batı ve Arap ülkeler de, bu muhalif grubun açıklamalarına dayanarak Esad rejimi üzerindeki baskıyı artıyor.

Ölü sayısı artıyor
Bunun farkında olan Ulusal Konsey’in, Suriye ile ilgili uluslararası toplantılardan önce Esad rejiminin şiddeti arttırdığı yönünde iddialarda bulunması dikkat çekiyor. Geçtiğimiz haftalarda BM Güvenlik Konseyi’nde Suriye’nin durumu ele alınırken, muhalifler devlet güçlerinin Humus’ta operasyon başlattığını ve en az 200 kişinin öldürüldüğünü öne sürmüştü. BM Güvenlik Konseyi’ndeki tasarının Rusya tarafından veto edilmesinden sonra Humus’taki ölü sayısı düşürülmüştü. Daha sonraki günlerde ise muhaliflere göre devlet güçleri Humus’ta sivil ‘öldürdü.’
Dün de ‘Suriye’nin Dostları’nı oluşturan ülke ve oluşumlar, Tunus’ta biraraya geldi. Muhalifler toplantıda Suriye’ye yönelik bir askeri müdahale kararı çıkarmak için yine devlet güçlerinin katliam yaptığını öne sürdü. Muhaliflere göre devlet güçleri Perşembe günü en az 110 sivili katletti. Ölümlerin çoğu da Türkiye sınırındaki Idlib’te olduğu savunulurken, muhaliflere göre haftalardır ‘devlet güçlerin ablukası’nda olan Humus’ta ise sadece dört kişinin yaşamını yitirmesi dikkat çekti. Muhalifler dün de devlet güçlerinin onlarca kişiyi katlettiğini öne sürdü.
Esad rejiminin sivilleri katlettiğini iddia eden muhalifler, Tunus’ta düzenlenen ‘Suriye’nin Dostları’ konferansında, Batı ve Arap ülkelerinden Özgür Suriye Ordusu’nun silahlandırılmasını ve Esad rejimine müdahelede bulunulmasını istedi. Ulusal Konsey tarafından yapılan açıklamaya göre,  “Eğer Esad rejimi, Arap Birliği’nin çağrısına uymaz ve sivillere şiddeti sürdürürse, Suriyeli muhalifler uluslararası anlamda kendilerini savunmak için silahlı destek ve askeri uzmanlardan eğitim almaktan geri durmayacak” denildi

Hiçbir planları yok!
Dış güçlerden Esad rejimini devirip yönetimini kendilerine teslim etmesini isteyen sözkonusu muhaliflerin, Suriye’nin geleceği hakkında hiçbir planı olmaması da dikkat çekiyor. Türkiye ve Katar’ın zorla biraraya getirdiği Ulusal Konsey içindeki oluşumlar, Esad rejiminden sonra Suriye’nin bir din devleti mi yoksa laik bir rejim mi olacağı konusunda anlaşmazlığa düşmüş haldeler. Yine Türkiye destekli muhalifler ülkedeki diğer halklara yönelik baskılarını devam ettirecek. Zira bu muhalifler Türkiye ile özellikle Kürt karşıtlığında anlaşmışlardı.
Türkiye ve Fransa’nın girişimiyle oluşturulan ‘Suriye’nin Dostları’ da, ilk etapta Şam yönetiminden derhal bir ateşkesi yürürlüğe koymasını ve siviller için insani koridor oluşturulmasını istedi.

Clinton: Silahlandırırız

Toplantının, önceki gün Reuters tarafından elde edilen bildirge taslağında, Suriye hükümetinden acil olarak ateşkes uygulamasına gitmesi, Birleşmiş Milletler’in Humus kentine erişimine imkan vermesi ve yardım kuruluşlarının şiddetten etkilenen sivil halka ulaşmasını sağlaması isteniyor.
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, eğer diplomatik yollarla sonuç alınamazsa Suriye’deki muhaliflerin er geç silahlanacaklarını ve saldırıya geçeceklerini söyledi. Londra’da gazetecilere konuşan Clinton, “Muhalefet güçleri giderek daha da yetkinleşecek. Bir biçimde bir yerden hem kendilerini savunacak hem de saldırıya geçecek olanakları bulacaklar” dedi.
Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe ise, Suriye’ye askeri müdahale konusunda bir soruya karşılık, “Önceliğimiz insani yardımın ulaştırılmasıdır. Ayrıca yarın (dün) uluslararası toplumun rejim üzerinde mümkün olan en büyük baskıyı oluşturma konusundaki beraberliğini teyit etmek istiyoruz. Şu anda masada askeri bir seçenek yok” diye konuştu.
Bu arada BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, uluslararası dayanışmanın göstergesi olarak eski genel sekreterler Kofi Annan’ı BM ve Arap Birliği’nin ortak temsilcisi olarak atadı.

ŞAM