AKP’nin resmi sponsoru Diyanet İşleri, ülkeye ihanet ve hıyanet edenleri bulma kurumu gibi çalışıyor. Haklarını vermek lazım iyi de çalışıyorlar. AKP kalkıp “Allah yok” derse altına imzalarını atarlar. Zaten şimdiye kadar onların politikaları dışına asla çıkmadılar. İnsanları dinen ikna etme odaları gibi çalışıyorlar. Bu kirli ve psikolojik savaş makinesine evirilmiş kurumun şimdi de “kadın ve şiddet” aklınca karşılaştırma yapıp alçakça bir manipülasyon sergileyip olayı doğallaştırmasına da şaşırmadık.
**
Eskişehir’de polis ve hassas vatandaşların iş birliği ile dövülerek katledilen Ali İsmail’ın silinen görüntüleri nihayet yayınlandı. (Emniyet içinde akp-cemaat çekişmesi bazen işe yarıyor) Konu tekrar güncellik kazanınca yüzsüz insanlar ordusunun biricik neferi AKP’nin tırro vırro bakanları bir bir duygusal modta olayı ilk defa görmüş gibi yazıp çizmeye başladılar. Ne demişler bir bakalım…
Ülkeyi ekonomik felaketlerin pençesine o dengesiz zekası ile götüren Maliye Bakanı Mehmet Şimşek “Tüyler ürpertici. Ana kuzusu Ali İsmail’in canına kastedenleri lanetliyorum” diyor.
Tüm ötekileri hasta belleyen ve aile katliamcılarını bir bir cezasız bırakan, tecavüzcüleri tacizcileri modern Türk aile yapısına tekrar kazandırmada adeta bir efsane haline gelen Aile ve Sosyal Politikalardan sorumlu bakan Fatma Şahin “Ali’nin acısı içimizdedir, onun annesinin acısı bizim de acımızdır” diyor.
Türkiye’nin AB’ye girmemesi için olağanüstü çabaları olan ve büyük başarı da sağlayan Avrupa Birliğinden sorumlu bakan Egemen Bağış “Ali’ye saldıran vahşi yaratıkları kınıyorum. Bunu anlamak ne mümkün.”
Bakanlıktan alındıktan sonra RTE ile arası açılan ve AKP içinde muhalif ses olarak arada çıt pıt eden sözüm ona “demokratik maske” ile bu aralar dolaşan Ertuğrul Günay “Ceza verilmeden, kimse başka ülkelere merhametten söz etmesin” diyor. Memo’nun laneti, Fatma’nın acısı, Egemen’in anlayamadığı ve Ertuğrul’ın ceza isteği şimdilik karşılıksız kalacak. Ama zerre samimi iseler kendilerine yardımcı olmak isteyebilirim. Salı günleri grup toplantılarda karşılarına bir adam çıkıp sallıyor. Ona ve sonra da kendilerine iyi baksınlar. O lanetledikleri ve aradıkları suçlular bizzat kendileri. Uzakta aramayın yani… Katliamların altında imzanız var. Kime neyi yutturuyorsunuz onu da anlamış değilim heyhat…
**
Mısır ile kafayı yiyen Tayyip geçenlerde katıldığı bir televizyon programında “BM’nin dünyada 196 üyesi var. Bu üyelerin kahir ekseriyetinin burada bir direniş ortaya koyması lazım. Gerçek dünya 5’ten büyük diyorsak o zaman diğer ülkeler bir araya gelerek kendi birleşmiş milletlerini kurabilir. Çekiliyoruz diyebilir, Shanghai, gibi birçok teşkilatlar var. AB’nin kuruluşu da çok farklı amaçlar için kurulmuş bir örnektir” dedi.
Yani özcesi “Yeni Birleşmiş Milletler Kurarız” diyor. Ne güzel… Keşke yeni bir ülke de kurup oraya gitseydin. Etrafındakileri de alsan bu gezegeni terk etseydin. Şimdilik olasılık dışı konuştuğumuza göre tekrar konuya geri dönelim. Ama BM ile yetinmesin. Hazır eli değmişken kendine bir Mısır, iki beyaz saray, üç nato da yapsın… Yalnız ve sorunlu ülkenin muhteşem çöküşe giden hasta adamı sevgili başbakanı tebrik ediyorum yeni projelerinde.
Muhteşem çöküşe doğru...
Diyanet İşleri Başkanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği’nin resmi sayfasından, Başkan Mehmet Görmez’in şu cümleleri paylaşıldı: “BM kadına karşı şiddetle uğraşacağına insanlığa karşı cinayetleri önlesin! Kadına karşı şiddet eğitimlerinde BM’nin bir kuruşunu istemiyoruz, o parayı insanlığa karşı işlenen suçlarda kullansınlar.”