Hükümetin çalışma yaşamında kadın istihdamını artırmak iddiasıyla hazırladığı Kadın İstihdam Paketi’ne ilişkin tartışmalar sürerken, İstanbul’da geçen hafta pakete karşı DİSK, KESK ve TTB’nin çağrısı ile Kadın Emeği Platformu kuruldu. KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan, bakanların aracılığı ile 4 aydır sık sık basın aracılığı ile kadın istihdamını arttırmaya yönelik olarak hazırlanan bir paketten bahsedildiğini belirterek, paketin kadınlara müjde olarak verilmesine tepki gösterdi. Çalağan, “Ancak şu ana kadar paketin içeriği neyi kapsıyor? Yapılan yasal hazırlıklar ne düzeydedir? Buna ilişkin bir fikrimiz yok. Biliyorsunuz, iktidarın hazırladığı kimi paketler bugüne kadar tek taraflı olarak yapıldı. Bu pakette hiçbir kadın örgütü, hiçbir emek örgütü ile tartışılarak, içeriği belirlenmiş, hazırlanmış bir paket değil. Ancak ne hikmetse müjde olarak sunulmuş. Biz bugüne kadar kapalı kapılar ardında sermaye işbirliği yaparak tek taraflı belirlediği paketin içeriğinin kime müjde olduğunu soruyoruz? Bu kadına değil, sermayeye müjdedir” diye belirtti.


Düşük ücretli çalışmayı hedefliyor

Paketin içeriğindeki bazı maddelere değinen Çalağan, “Örneğin evden çalışmadan bahsediyor. Yasanın içerisinde bu bir müjde olarak lanse ediliyor. ‘İş yasasında, uzaktan çalışmaya olanak tanınacak şekilde düzenlemeler yapılacak’ deniliyor. Dünyada örnekleri var. Bu biçimde istihdam edilen kadınlar, son derece düşük ücretle çalışmak zorunda kalacaklar. Dolayısıyla bu paket, bu biçimiyle çok düşük ücretli, örgütsüz çalışmayı hedefliyor” diye kaydetti.

Kayıt dışı çalışan kadın oranı fazla

Örgütsüz ucuz iş gücü aracılığı ile sermayenin ihtiyaç duyduğu iş potansiyelini açığa çıkartmanın birinci hedefinin kadınlar olarak görüldüğünü ifade eden Çalağan, Hükümetin öncelikli hedefinin kadın emeği olduğuna dikkat çekti. Çalağan, “Türkiye’de son açıklanan verilere göre, kadın istihdam oranları yüzde 29 buçuk gibi ifade ediliyor. Ancak TUSİAD’ın yaptığı araştırmalara göre, kadınlar arasında kayıt dışı çalışma oranı yüzde 5. Neredeyse çalışan kadınlar yarı yarıya kayıt dışı çalışıyor. İşte bu şekilde kayıt dışı çalışmayı yasal hale getirmeyi yol ve yöntemlerini oluşturmaya çalışıyorlar” diye belirtti. Türkiye’de kayıtsız, kayıt dışı esnek, örgütsüz ve sömürü koşullarında çalışan kadınların fazla olduğuna dikkat çeken Çalağan, “Bu çalışma ilişkileri hayatımızın içerisine adım adım sokulmuş durumda” dedi.
Çalağan, bu yasal düzenlemenin kadınlara müjde olarak değil; eve, erkeğe, sermayeye çok daha bağımlı hale getirmeye çalıştığını söyledi.

Engeller kaldırılsın

Kadınların istihdama katılmasının önemli olduğuna dikkat çeken Çalağan, “Kadının istihdama katılma engellerinin ortadan kaldırılması çok önemli. Ancak bütün bunların, var olan cinsiyet ayrımcılığını ortadan kaldıracak şekilde düzenlemelerle hayata geçirilmesini istiyoruz. Bakım yükümlüklüleri sadece kadının sorumluluğunda görülmemeli. Çocuk bakımı, hasat bakımı, yaşlı bakımı ve yine evdeki bakım yükümlülükleri tüm toplumun ortak sorunu haline getirilmeli. Eğer bir doğum izninden bahsedilecekse, bu doğum izni ebeveyn olarak verilmeli. Dolayısıyla kadınlar erkeğe, sermayeye, aileye bağımlı hale getirilmemeli. Kaldı ki bu yasal düzenleme ile hazırlığı içerisinde olunan pakette, biz kadınları yeniden eve hapsetmenin, daha bağımlı hale getirmenin yol ve yöntemleri geliştiriliyor. Aynı zamanda kadınların ucuz emek potansiyelini görerek, bu biçimiyle olabildiğince esnek kuralsız koşulunda çalıştırmanın hazırlıklarının yapıldığını düşünüyoruz” ifadesinde bulundu.
Tüm kadın emek örgütleri ile bir araya gelerek, bu pakete karşı bir mücadele programı çıkardıklarını dile getiren Çalağan, sessiz kalmayacaklarını ifade etti.

 GÜLSEN ASLAN-DİHA/ANKARA