BDP Kadın Meclisleri, Rojava’da yaşananlara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Suriye’deki savaştan, katliamcı çetelerin vahşetinden kaçan Kürt kadın ve çocuklarının, geldikleri Türkiye’de savaştan beter koşullarda yaşamak zorunda bırakıldığına dikkat çekilen açıklamada, “Daha önce savaştan kaçıp mülteci kamplarına yerleştirilen insanların çığlıkları hala duyulmamıştır. Kamplarda kalan insanların başta şiddet olmak üzere açlık, hastalık ve ölümlerle teslim edilmesi en büyük insan hakkı ve yaşam hakkı ihlalidir. Suriye’de katliamcı çetelerin Kürt halkına yönelik soykırımları ve Kürt kadınlarına tecavüzün mubah olduğunu duyuran fetvalardan sonra Rojava’da kadınların uğradığı insanlık dışı görüntüler bütün dünyanın gözü önünde cereyan etmiştir. Kadınların sokak ortasında binlerce insanın gözü önünde sistematik tecavüze uğramasının ardından kafası kesilerek katledilmesi, Rojava’da Kürt halkına yönelik katliamın boyutlarını göstermektedir” denildi.


AKP katliam ve tecavüz destekçisi

Bu tecavüz ve katliamlardan kaçmak için Türkiye’ye gelen kadın ve çocukların, burada neredeyse aynı uygulamalara maruz bırakıldığının belirtildiği açıklamada, “Çocukların açlık ve ölümle boğuştuğu, kadınların hayatta kalmak ve çocuklarına bakmak için fuhuşa zorlandığı haberleri sürekli gündeme gelmektedir. Tüm bu haberlere ve yaşadıkları gayri insanı koşullara rağmen yetkililer herhangi bir girişimde bulunmadıkları gibi İstanbul’un orta yerinde yaşam mücadelesi veren ve fuhuşa zorlanan mültecileri görmemekte ısrar etmektedir. Rojava’da Kürtlere yönelik katliam ve tecavüzlere seyirci kalan ve izlediği siyasetle bunu desteklediğini gösteren hükümet, bu katliamlardan kaçarak Türkiye’ye gelen mültecilere benzer bir savaş ortamını dayatmaktadır” ifadesi kullanıldı. 


Dramın sonlandırılması için göreve!
BDP olarak Rojava’da yaşanan katliamlara sessiz kalmayacaklarını, başta kadın ve çocuklar olmak üzere Kürt halkına yönelik vahşeti asla kabul etmeyeceklerinin vurgulandığı açıklamada şunlar kaydedildi: “Kürt, Alevi, Hıristiyan etnik kimliği ve inancı ne olursa olsun bütün mülteci kadınlarla dayanışma içerisinde olacağımızı, başından beri gösterdiğimiz yardımlaşma ve destek tavrımızın devam edeceğini belirtmek istiyoruz. Devlet yetkililerini, bir an önce bu duruma el koymaya ve yaşanan dramın sonlandırılması için göreve çağırıyoruz. İnsanların savaşlardan kaçması ve mülteci konumda olması, bu insanların artık insan olmadığı ve gayri insani koşullarda yaşamayı hak ettiği anlamına gelmez. Bunu başta Türkiye devleti yetkilileri olmak üzere herkesin bilmesi ve bu duruma dur demesi gerekmektedir.”
 

HABER MERKEZİ




Kobanêli kadınlardan kınama


Rojava’nın Kobanê kentinde Kadın Eğitim ve Bilim Merkezi üyesi onlarca kadın, yazılı bir açıklamayla El Nusra’ya bağlı silahlı çete gruplarının Rojava üzerindeki uygulamalarını protesto etti. Kadın Eğitim ve Bilim Merkezi önünde  yapılan açıklamada, “Silahlı gruplar, İslam dini adı altında bölgemize saldırarak kadın ve çocukları katlediyor. Biz İslam ahlakına aykırı olan bu uygulamaları kınıyoruz” denildi.
Açıklamada, Rojava’da katliam uygulandığına hala inanmayan ve bunun için bir araştırma komitesi göndermek isteyen yerel hükümetin tutumu da kınandı. Açıklamanın sonunda şunlar ifade edildi: “Biz Rojava kadınları olarak çete gruplarına sesleniyoruz; katlederek, tehdit ederek Kürt halkını yok edemezsiniz”.

KOBANÊ