
Suriye'den Güney Sudan'a, Burundi'den Ukrayna'ya dünya genelinde insanlar kanlı çatışmalardan kaçıyor. BM, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü'nde açıkladığı raporda mülteci sayısının rekor seviyeye ulaştığına dikkat çekti.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin mültecilerin durumuna ilişkin açıkladığı rapora göre, dünya genelinde 65 milyonun üzerinde insan evlerini terk edip, kaçmak zorunda kalıyor. Kaçmak zorunda kalanların toplam sayısının İngiltere, Fransa ya da İtalya nüfusuna yakın. Dünya genelinde yerinden edilenlerin sayısı bir ülke nüfusu olsaydı, dünyanın en kalabalık 21. ülkesi olurdu.
Dakikada 24 kişi kaçıyor
BM'nin verilerine göre, 2005 yılında dakika başına 6 insan kaçmak zorunda kalırken, 2015 yılında bu sayı 24'e yükseldi.
30 milyonu aşkını çocuk
2015’te evlerini terk etmek zorunda kalanların sayısı 5,8 milyon kişi artarken, dünya genelinde mülteci konumuna düşen ve sığınma arayan kişilerin sayısı 65,3 milyona erişti. Bunun yarısını çocuklar oluşturuyor. BM, ebeveynleri olmadan kaçmak zorunda kalan 98 bin 400 mülteci çocuğun kayıt altına alındığını da belirtti.
5 milyonu Suriyeli
Evlerini terk etmek zorunda kalanların üçte ikisini (40,8 milyon kişi) ülke içinde yerinden edilenler oluşturuyor, 21,3 milyon kişi ise uluslararası ‘mülteci’ konumunda. En fazla mülteciye kaynaklık eden ülkeler sırasıyla Suriye, Afganistan ve Somali; mültecilerin yüzde 54’ü bu üç ülkeden geliyor. Suriye’de 2011 yılından beri 4,9 milyon kişi mülteci konumuna düştü. Onu 2,7 milyon kişiyle Afganistan ve 1,1 milyon kişiyle Somali izledi. Mülteci kaynağı diğer ülkeler ise Güney Sudan, Sudan, Demokratik Kongo, Orta Afrika, Myanmar, Eritre ve Kolombiya olarak sıralandı.
En fazla başvuru Almanya'ya
Öte yandan geçen yıl en fazla iltica başvurusu yapılan ülke ise Almanya oldu. 441 bin 900 iltica başvurusun yapıldığı Almanya’yı, 172 bin 700 başvuru ile ABD ve 156 bin 400 başvuru ile İsveç izledi.
Gelişmiş ülkelere ulaşan 3 milyon 200 bin insanın ise mültecilik başvurularının sonuçlanmasını beklediği açıklandı.
En çok mülteci Türkiye'de
Rapor, Avrupa’nın Türkiye ile varılan mülteci geri kabul anlaşması sonucu mültecilere kapılarını kapatmasını da eleştirirken, mülteci yükünü gelişmekte olan ülkelerin taşıdığına dikkat çekiyor. Nitekim mülteci nüfusunun yüzde 86’sına gelişmekte olan ülkeler ev sahipliği yapıyor, bunlardan 4,2 milyonu ise en az gelişmiş ülkelerde yaşıyor. Türkiye barındırdığı 2,5 milyon Suriyeli sığınmacı ile rekor sahibi. Türkiye’yi 1,6 milyon kişiyle Pakistan, 1,1 milyon kişiyle Lübnan izliyor.
Türk devleti haklarını tanımıyor
Ancak Türkiye'deki mültecilerin hali içler acısı. DAİŞ ve benzeri gruplara verdiği destekle, adeta ateşe benzin dökerek savaşı şiddetlendiren AKP Hükümeti, Suriyelilere mülteci hakkı tanımıyor.
Misafir statüsünde görülen 2,5 milyon Suriyeli mülteci, sağlık ve eğitim gibi temel hizmetlerden yoksun bırakılıyor.
AKP kaderlerine terk etti
Türkiye'deki mültecilerin çoğunluğu kamplara alınmış değil. Mültecilerin sadece 260 bini AFAD kamplarında kalıyor, 2,2 milyon insan ise başının çaresine bakmak zorunda. Birçok Suriyeli mülteci boş ve yıkık binalarda veya sokakta yaşıyor. AB'nin baskısıyla son bir kaç aydır mültecilerin çok küçük bir bölümüne çalışma izni tanındı. Ancak düzensiz işler, mültecileri işverenlerin sömürüsüne karşı savunmasız bırakıyor. Aralıklarla çalışabildikleri işlerde Suriyeli mülteciler ya maaşlarını alamıyor ya da aldıkları maaş yeterli yaşam standartlarına ulaşabilmelerine olanak vermiyor. Kamp dışındaki Suriyeli çocukların büyük çoğunluğu eğitime erişemiyor. Bazıları ailelerini desteklemek için çalışmak zorunda kalıyor. Yani savaş mağdurları AKP tarafından kaderlerine terk edilmiş durumda.
Türkiye mülteci hapishanesi
Dünya Mülteciler Günü vesilesiyle dün İzmir'de basın açıklaması yapan sivil toplum kuruluşları adına konuşan Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Cem Terzi, AB ile Türkiye'nin mülteciler üzerinden yaptığı kirli pazarlıklara tepki gösterdi.
Cem Terzi, "Yapılan kirli pazarlıklar sonucu 3 milyar Euro ve Türk vatandaşlarına vize muafiyeti vaadi karşılığında Türkiye, AB’nin yeni mülteci hapishanesi olmayı kabul etti" dedi.
Çözüm savaşları durdurmak
Öte yandan binlerce mültecinin yeni bir hayat umuduyla çıktıkları göç yolunda boğularak hayatını yitirdiğini hatırlatan Terzi, şöyle devam etti:"Asıl sorun göç değil savaşlardır. Göçü bir trajediye dönüştüren savaşlardır. Savaşları durdurmadan göçü sosyal ve siyasal olarak kontrol etmek imkansızdır. "
Türkiye mültecileri pazarlıyor
Amed'de Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu adına yapılan açıklamada da Türkiye'nin mültecileri para kazanmak için kullandığına dikkat çekildi.
AB'ye de tepki var
Öte yandan Türkiye'nin işbirlikçisi AB'nin de mülteci politikası eleştiriliyor. BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Avrupa’nın sadece duvarlarla değil kanunlarla da kapılarını mültecilere kapattığını belirterek "Mülteci krizinde yük sadece birkaç ülkeye yıkılamaz, küresel yük paylaşımı gerekiyor. Sorunları çözmezseniz sorunlar size gelir. Zengin ülkelerin sorunların çözümü için bir an önce adım atması gerekiyor" dedi.
Binlercesi denize gömüldü
Geçtiğimiz yıl, çeşitli ülkelerden yola çıkıp Akdeniz’i geçerek Avrupa’ya ulaşanların toplam sayısı 1 milyonu aştı. Bu rakamın yüzde 84’ü dünyanın en fazla mülteci gönderen ülkelerinden geliyor. Akdeniz’i geçerek Avrupa’ya ulaşabilenlerin dörtte biri çocuklardan oluşuyor.
2015’te daha iyi bir hayata ulaşmak amacıyla denize açılan mültecilerden 4 bine yakını yaşamını yitirdi. 2016 yılının ilk altı ayında ise umut yolculuğunu tamamlayamayıp denizde hayatını kaybedenlerin sayısı ise 3 bine yaklaştı.
Sorumlular devletler
21. yüzyılın en büyük mülteci krizi yaşanıyor. Ancak, başta Batılı ülkeler olmak üzere dünya bu soruna henüz çözüm bulmuş değil. Zira yürüttükleri vekalet savaşıyla Suriye'deki iç savaşın şiddetlenmesine ve uzamasına sebep olan Türkiye, AB ülkeleri ve ABD sadece kendi çıkarlarını esas alıyor. Devletler, insanları korumak yerine sınırlarını koruyor. Avrupa ülkeleri sınırlarını mültecileri kapatırken, para vererek sorumluktan kaçmayı tercih ediyorlar.
HABER MERKEZİ