Münih’te Rojava diplomasisi

Dünya Haberleri —

Münih konferansı

Münih konferansı

  • QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî ve Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed’le Münih’te görüşen ABD, Fransa, Almanya, Suudi Arabistan ve BM yetkilileri, 30 Ocak Anlaşması’nın eksiksiz uygulanması gerektiğini belirtti, Kürtlere destek mesajı verdi.
  • Mazlum Ebdî, Şam heyetiyle Kobanê’deki kuşatmanın kaldırılması, esir takası, Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spîli göçmenlerin dönüşü ile Şêxmeqsûd’un durumu için anlaşmaya vardıklarını, pratik adımların atılması için çalışmaya başlayacaklarını açıkladı.
  • ABD Kongresi’ne ‘Kürtleri Koruma Yasası’nı (Protecting Kurds Act) sunan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Suriye’de Kürt bölgelerine saldıran herhangi bir ülkeye yaptırım uygulanması için yasa tasarısı hazırlayacağını söyledi.

Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Genel Komutanı Mazlum Ebdî ile Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed, 13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen 62. Münih Güvenlik Konferansı’na katıldı. Ebdî ve Ehmed, 60’tan fazla devlet ve hükümet başkanının katıldığı, 120 ülkeden binden fazla katılımcını kayıt yaptırdığı konferansta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’dan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan ve ABD Kongresi’nin Cumhuriyetçi Senatörü Lindsey Graham’a kadar birçok siyasetçiyle görüştü.

İlk görüşme ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yapıldı. HTŞ’nin Dışişleri Bakanı Esad al-Şeybani’nin de katıldığı görüşmede, Suriye’nin genel durumu ve özellikle Rojava ele alındı. Görüşme sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ebdî, "Toplantı genel olarak iyi geçti. Entegrasyon konularını görüştük. Suriye'deki durumu ve Suriye'nin geleceği hakkında konuştuk" dedi.  Rojava'nın durumuna dair soruya ise Abdî, "Bir ateşkes var ve bazı sorunlar da var. Biz de bu sorunların çözülmesi için çabalıyoruz" yanıtını verdi.  Ebdî, dijital medya hesabı X’ten de, 30 Ocak Anlaşması’nın uygulanmasında kaydedilen ilerlemeleri ele aldıklarını belirterek, verdikleri destek için ABD’ye teşekkür etti.

ABD’den anlaşmanın uygulanması mesajı

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Tommy Pigott ise Rubio’nun görüşmede ABD’nin komşularıyla barış içinde yaşayan ve tüm etnik ile dini bileşenlerinin haklarının korunmasını garanti eden istikrarlı bir Suriye’yi desteklediğini ifade ettiğini söyledi. Pigott, Rubio’nun geçici hükümetin ABD ve Uluslararası Koalisyon ile DAİŞ’i yenme mücadelesinde iş birliği yapma taahhüdünü olumlu karşıladığını belirtti. Ayrıca, kalıcı ateşkes anlaşmasının ve Kuzey ve Doğu Suriye’nin entegrasyon anlaşmasının, tüm Suriyelilerin hak ve güvenliğine tam saygı gösterilecek şekilde uygulanmasının öneminin vurgulandığını aktardı.

Macron: Çabalarımız sürecek

Fransa, QSD-HTŞ arasında anlaşmanın yapılması için sürece dahil olan aktörlerdendi. Kürt halkının direniş kararı, Fransa’daki Kürtlerin gösteriler düzenlemesi ve vekillerin destek vermesi üzerine, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron 30 Ocak Anlaşması için devreye girmişti. Anlaşmanın ardından Ebdî ve Ehmed, ilk kez Münih’te Macron’la görüştü. Görüşmede, anlaşmanın uygulanmasının güvence altına alınması ve maddelerinin hayata geçirilmesi için uluslararası desteğin sürmesinin önemini vurgulayarak, bunun entegrasyon sürecine ve Suriye’nin istikrarına hizmet edeceğini ifade etti. Fransa’nın bu çerçevede çalışmalarını ve çabalarını sürdüreceğini belirten Macron, QSD’nin terörle mücadele, güvenliğin sağlanması ve bölgenin istikrarının güçlendirilmesindeki rolünü övdü. Ebdî, “Fransa’nın rolünü son derece değerli buluyor, istikrarı destekleme ve terörizmle mücadeledeki kararlı duruşunu takdir ediyoruz. Bölgenin güvenliğini sağlamak ve Suriye topraklarının tamamında istikrarı korumak için gösterdiğimiz çabalara, halkımıza destek olma konusunda olumlu rolüne devam etmesini dört gözle bekliyoruz” dedi.

Îlham Ehmed, Mazlum Ebdî ve Berhem Salih

Suudi bakanla temas

14 Şubat’ta da temaslarını sürdüren Ebdî ve Ehmed, Irak’ın eski Cumhurbaşkanı ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Berhem Salih’le bir araya geldi. Görüşmede, son saldırılardan dolayı yerinden edilenlerin yaşadıkları sorunlara destek verme, insani işbirliği ve istikrarı sağlama konuları tartışıldı.

Münih’te öne çıkan bir diğer görüşme, Suudi Arabistan’la heyetiyle yapıldı. Ebdî, Ehmed ve Esed El Şebanî’nin temsil ettiği Suriye heyeti, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan bin Abdullah’la toplantı gerçekleştirdi. Suudi Arabistan, Suriyelilerin üzerinde uzlaştığı tüm maddelere destek vermeye hazır olduğunu ve 30 Ocak Anlaşması’nın uygulanmasına desteğini ifade etti. Ebdî ise Suudi Arabistan’ın Suriye’ye verdiği destekten dolayı teşekkür ederek, yaptırımların kaldırılmasına yönelik çabalar ile anlaşma sürecinin kolaylaştırılmasına verilen desteği dile getirdi.

Senatör Shaheen, konferansı 'tarihi' olarak tanımladı

Kürtlerin Münih Güvenlik Konferansı’nda Senatör Jeanne Shaheen başkanlığındaki ABD Senatosu heyetiyle bir araya gelmesi en dikkat çekici temas oldu. Abdi ve Ahmed, Senatör Jeanne Shaheen başkanlığındaki ABD Senatosu heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede Şeybani de hazır bulundu. Jeanne Shaheen, görüşmede tartıştıkları konu başlıklarına ilişkin şu açıklamayı yaptı: “Kıdemli üye Shaheen, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri arasında kısa süre önce varılan anlaşmanın ardından hem Dışişleri Bakanı hem de General ile gerçekleştirilen bu tarihi görüşmeyi memnuniyetle karşıladı. Bu anlaşma, ulusal uzlaşı ve tüm halkını koruyan birleşik bir Suriye yolunda kritik bir adımdı. Shaheen; diyaloğun sürdürülmesinin, anlaşmanın sadık bir şekilde uygulanmasının ve kapsayıcı yönetim ile Suriye'nin tüm toplulukları için insan haklarının korunması konusunda ilerlemenin devam etmesinin önemini vurguladı. Senatör, daha geniş bölgesel güvenliğe katkıda bulunan istikrarlı ve egemen bir Suriye'yi desteklemek için partiler üstü bir etkileşime olan bağlılığını teyit etti.

Kıdemli Üye Shaheen ayrıca, 2026 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası kapsamında Sezar Yasası yaptırımlarının yürürlükten kaldırılmasını sağlayan başarılı girişimine dikkat çekti. Esad dönemi yaptırımlarının, rejimin düşmesinin ardından ekonomik toparlanma ve yatırımın önünde bir engel haline geldiğini belirtti. Bu yaptırımların kaldırılmasının; Suriye halkına yeniden inşa için gerçek bir fırsat sunmayı, uzun vadeli istikrarı teşvik etmeyi, IŞİD’in güvenli bir sığınak bulmasını engellemeyi ve İran ile Rusya’nın kötü niyetli nüfuzuna karşı koymayı amaçladığını vurguladı.”

‘Kürtleri Koruma Yasası’ gündemde

Konferans boyunca önemli diplomatik temaslarla bulunan Ebdî ve Ehmed’in ABD’li parlamenterlerle görüşmesi, en dikkat çekici temas oldu. Ocak ayının sonuna ABD Kongresi’ne "Kürtleri Koruma Yasası"nı (Protecting Kurds Act) sunan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham liderliğindeki heyette senatörler Sheldon Whitehouse, Jacky Rosen, Peter Welch ve Andy Kim de yer aldı. QSD, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, ABD heyetinin uzun süredir bölge halkının ve askeri güçlerin haklarını savunan en güçlü sesler olduğunu vurguladı. Açıklamada, "Senatör Graham başkanlığındaki bu heyetle bir araya gelmekten gurur duyuyoruz. Kendileri, sahadaki ihtiyaçlarımızı dinleme ve gelişmelere müdahil olma konusunda her zaman bizlerle iletişim halinde kalmışlardır” denildi.

Görüşmede, ABD Kongresi’ne sunulan ve bölgedeki aktörler için kritik önem taşıyan "Kürtleri Koruma Yasası" gibi yasal girişimlerin önemi üzerinde duruldu. Heyetin sunduğu somut desteklerin ve insani yardımların, Suriye’nin içinden geçtiği bu kritik aşamada bölgesel istikrara büyük katkı sağladığı ifade edildi.

Ebdî de X hesabından yaptığı açıklamada Graham’ın her zaman kendilerine destek olduğunu söyledi ve ekledi: "2026 Münih Güvenlik Konferansı marjında, Senatör Lindsey Graham başkanlığındaki ve Senatörler Sheldon Whitehouse, Jacky Rosen, Peter Welch ile Andy Kim’den oluşan ABD Kongresi heyetiyle bir araya gelmiş olmaktan büyük onur duyuyoruz.

Geçtiğimiz dönem boyunca, Senatör Graham liderliğindeki bu saygıdeğer üyeler, halkımızın ve güçlerimizin haklarının en önde gelen savunucuları arasında yer aldılar. Bizimle sürekli temas halinde kalarak çağrılarımıza kulak verdiler ve sahadaki gelişen durumla yakından ilgilendiler. Davamızı desteklemede kritik bir rol oynadılar; aralarında bizim için çok değerli bir adım olan ‘Kürtleri Kurtarma Yasası’nın (Save The Kurds Act) da bulunduğu birçok girişim ve yasa tasarısı aracılığıyla somut destek sağladılar. Bu kritik dönüm noktasında, bölgesel istikrara verdikleri kararlı destek ve Suriye ile halkına sundukları paha biçilemez yardımlar için hepsine en içten şükranlarımızı sunuyoruz. Bu saygıdeğer üyeler, halkımız için adalet ve özgürlüğün tesisi yolunda temel ortaklarımız oldular ve olmaya devam ediyorlar."

Graham’dan yeni yasa hazırlığı

Ebdî ve Ehmed ayrıca, Graham’la birlikte ‘Kürtleri Koruma Yasası’nı tanıtan Senatör Richard Blumenthal’la da görüşerek, kendisine teşekkür etti. Attıkları her adım için minnettar olduklarını belirterek, barış ve adaletin hakim olduğu yeni bir Suriye için birlikte çalışmayı beklediklerini vurguladı. Öte yandan, Graham ise konferansı takip eden Êzîdî gazeteci Düzen Tekkal’a Suriye Kürt bölgelerine saldıran herhangi bir ülkeye yaptırım uygulanması için yasa tasarısı hazırlayacağını söyledi.

Göçmenlerin dönüşü için anlaşma

ABD heyetiyle yapılan tüm görüşmelerin olumlu geçtiğini açıklayan Ebdî, Channel 8’in Kobanê’deki kuşatmanın kaldırılması, esir takası ve yerinden edilenlerin dönüşü konularında ilerleme kaydedilmediği sorusuna şu yanıtı verdi: “Geçici Suriye hükümeti heyetiyle görüşmemiz oldu. Dışişleri, içişleri ve istihbarat yetkilileri katıldı, bu konuların hepsini tartıştık. Bazı pratik adımların atılması için anlaştık. Arkadaşlarımız bu adımlar için çalışmalara başlayacak. Bunun yanı sıra Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spîli göçmenler ile Şêxmeqsûd’un durumunu ele aldık. Göçmenlerin dönüşü ve hükümetle çalışması için komitelerin kurulması konusunda da anlaştık.”

Ebdî ve Ehmed, konferansın son gününde başta Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ve Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin olmak üzere birçok isimle temaslarını sürdürdü. Rûdaw’da yer alan habere göre Ebdî görüşme sonrası yaptığı açıklamada, konferans boyunca yürüttükleri temaslara değinerek, “Herkes Kürtlerin kendi bölgelerini korumasını ve yönetmesini istiyor” dedi.

 Şeybani: QSD düşman değil, ortağımız

Suriye heyetinde yer alan ve HTŞ adına biz dizi görüşme yapan Esad Şeybani ise katıldığı bir panelde QSD ile olan ilişkileri hakkında konuştu. Marco Rubiole yaptıkları görüşmeyi hatırlatan Şeybani, “Marco Rubio ile yaptığımız ve General Mazlum'un yanımda olduğu o toplantı, hükümetimizin nasıl bir perspektifle çalıştığını gösteriyor. Biz QSD'ye düşman olarak bakmıyoruz, onlar bizim ortaklarımızdır ve ulusal kimliğin kapsayıcı şemsiyesi altında bizimle çalışabilirler" dedi.

Almanya: Geçiş sürecini destekliyoruz

Öte yandan, Şeybani ile Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul da X hesabından bir mesaj paylaştı. QSD ile yapılan son anlaşmanın ülkenin birliği açısından önemli bir adım olduğunu vurgulayan Alman bakan mesajında şu ifadeleri kullandı: "QSD ile yapılan son anlaşma, tüm dini ve etnik grupları kapsayan ve koruyan birleşik bir Suriye yönünde önemli bir adımdır. Suriye’deki siyasi geçiş sürecini desteklemeye hazırız." Johann Wadephul, Şeybani’nin yanı sıra 15 Ocak’ta da Ebdî ve Ehmed’le bir araya geldi.

Konferans Başkanı: Her şeyi yapmaya hazırız

Münih Güvenlik Konferansı (MSC) Başkanı Wolfgang Ischinger, Mazlum Ebdî ve Neçirvan Barzani’nin konferansa katılımını tarihi bir adım olarak nitelendirdi. Rûdaw TV’ye konuşan Ischinger, Suriye’nin barışçıl bir ülke olmasını istediklerini belirtti: “Uzun yıllar süren savaşın ve rejim değişikliğinin ardından bu katılım çok önemli. Hepimiz Suriye’nin, hem Suriyelilerin hem Kürtlerin hem de diğer tüm unsurların barış içinde bir arada yaşayabileceği barışçıl bir ülke olmasını umuyoruz. Federal hükümet ve ortakları olarak, işlerin doğru yönde ilerlemesi için her şeyi yapmaya ve mali destek sunmaya da hazırız. Suriye’nin sonunda normal bir ülke haline gelmesini tarihi bir gelişme olarak görüyorum.” HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.