Mısır’da cumhurbaşkanlığı seçimini resmen kazandığı ilan edilen Muhammed Mursi yeni hükümeti kurmak için çalışmalara başladı. Yetkileri ‘geçici yönetim’ tarafından kırpılan Cumhurbaşkanı Mursi’yi zor bir dönem bekliyor.
2011 yılının ocak ayında başlayan ve Hüsnü Mübarek’in saltanatına son veren halk ayaklanması Mısır’da yeni bir dönem başlatmıştı. Başta 6 Nisan hareketi olmak üzere eylemlere aktif destek veren muhalifler ülkenin demokratikleşmesini istiyordu. Müslüman Kardeşler ise halk ayaklanmasına aktif katılmamıştı sadece gösterileri ‘desteklediğini’ açıklamayla yetinmişti. Mübarek’in devrilmesiyle birlikte demokrasi yanlısı muhalifler demokrasi için adımlar atılması için Tahrir Meydanı’nı sık sık ziyaret ederken, Müslüman Kardeşler gözünü iktidara dikmişti. Seçim sürecinin belirlenmesiyle örgüt, adaylarını belirledi ve harıl harıl çalıştı. Parlamento seçimlerinde ilk parti çıkan Müslüman Kardeşler, cumhurbaşkanlığı da almak istiyordu. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunu yine Müslüman Kardeşler’in desteklediği aday olan Muhammed Mursi kazanmıştı. Mursi’nin ikinci turda rakibi ise Mübarek rejiminin son başbakanı Ahmed Şefik oldu. Demokrasi güçleri Şefik’in cumhurbaşkanı olmasını istemiyordu. Bunun için yine sokaklara çıktılar. Sonuçta seçimler yapıldı. Seçimlerden bir hafta sonra resmi sonuçlar açıklandı. Şefik karşıtlarının oylarını da alan Müslüman Kardeşler’in adayı Mursi, kullanılan oyların yüzde 51,7’sini aldı ve Yüksek Seçim Kurulu tarafından seçimin galibi ilan edildi.

Sorunlarla boğuşacak
Mübarek karşıtı gösterilerde fazla yer almayan Müslüman Kardeşler’in taraftarları resmi sonucunun açıklanmasıyla Tahrir Meydanı’na akın etti ve geç saatlere kadar zaferlerini kutladı.
Seçimin galibi Mursi bir taraftan zaferini taraftarlarıyla kutlarken diğer taraftan da zor bir görev üstlendiğinin farkındaydı. Mübarek gitmesiyle ülkede, demokrasi yanlıları, eski rejim yanlıları, şeriat yanlıları kamplaşmaları ortaya çıktı. Bunun bilincinde olan Mursi ilk açıklamasında her kesime eşit mesafede yer alacağını belirterek, “tüm Mısırlıların cumhurbaşkanıyım” dedi.
Ancak daha göreve başlamadan yetkileri Yüksek Askeri Konsey tarafından kısıtlanan Mursi’nin her kesimi memnun eden bir politikayı izlemesi zor görünüyor. Mursi’nin iç ve dış siyasette hareket alanını meclisin yetkilerini kendisinde toplayan Yüksek Askeri Konsey belirleyecek. Dolasıyla Mursi, eski rejimin devamı olarak bilinen Askeri Konseyi’nin inisiyatifiyle cumhurbaşkanlığı yürütecek.
Dört yıl boyunca cumhurbaşkanlık görevini yürütecek olan Mursi, bu süre boyunca bozulan ekonomiyi düzeltme, eski rejimin izlerini silme ve Mübarek yanlılarıyla demokrasi yanlılarını biraraya getirme ve kendi tabanı olan Müslüman Kardeşler’i memnun etme göreviyle karşı karşıya.

Dış politika da belirsiz!
Daha seçim sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte Mursi’nin Yüksek Askeri Konsey’le uzlaştığı belirtiliyor. İddiaya göre, Askeri Konsey Mursi’nin cumhurbaşkanlığına onay verirken, “sen cumhurbaşkanı ol biz iktidarda kalalım” şartını öne sürdü. Mursi de bunu kabul etti. Mübarek’i deviren demokrasi yanlıların tekrar sokağa çıkması kaçınılmaz olarak görülüyor. Yine Mursi, şeriat kuralların genişçe kullanıldığı bir Mısır’ı vaadetmişti ancak bu uzlaşma sonucunda bu vaatın havada kalacağı görülüyor. Bunun da Müslüman Kardeşler’in tabanında rahatsızlık yaratması bekleniyor.
Yine Mübarek rejiminin Arap Birliği’nden atılmasına neden olan ABD/İsrail eksenli dış politikanın sürdürülüp sürdürülmeyeceği de bilinmiyor. Ancak Mursi, İran’la 30 yıl boyunca kesik kopuk devam eden ilişkileri pekiştireceklerini söylemesi de dikkat çekiyor.
60 yaşında olan Mursi’nin icraatları, 40 yıldır üyesi olduğu Müslüman Kardeşler’in hanesine başarı ya da başarısızlık olarak yazılacak.

KAHİRE