
Türkiye ve Rusya’nın girişimleriyle Astana’da düzenlenen ‘Suriye görüşmelerini’ değerlendiren Gazeteci Musa Özuğurlu, bu görüşmelerin Kürtler olmadan başarıya ulaşamayacağını vurguladı.
ANF’den Zeynep Kuray’ın sorularını yanıtlayan Özuğurlu, şunları söyledi: “Kürtler şu anda Suriye’de savaşan gruplar arasında ideolojik olarak ne yaptığını bilen tek grup. Suriye‘de Kürtlerin yıllardır devam eden bir mücadelesi söz konusu ve bugün gelinen noktada siyasi olarak da askeri olarak da somut bir güce sahipler. Dolayısıyla Kürtlerin bu görüşmelerden dışlanması büyük bir boşluk, büyük bir eksik yaratacak. Bu nedenle Kürtlerin Suriye şekillenmesi içerisinde mutlaka olmaları gerekiyor. Dolayısıyla Astana görüşmeleri Kürtler olmadan başarıya ulaşamaz.
Kürtler dışında muhalif yok
Suriye’de Kürtler dışında muhalif bir dinamik yok. Bunu herkes gibi Rusya, Suriye ve İran da biliyor. Kürtler ve Suriye’de sesi çıkmayan bazı muhalif gruplar dışında kalan ve ‘muhalefet’ olarak adlandırılan örgütler öyle ya da böyle, sulandırılmış veya konsantre El Kaide ideolojisine uygun davranan örgütler. Bir kısmı ise zaten doğrudan doğruya El Kaide türevi: IŞİD, El-Nusra, Ahrarüş-Şam gibi… Bütün dünya bir şekilde mutabık kaldığı için IŞİD ve Nusra resmi olarak dışlanmış durumda ama diğer örgütler açısından Türkiye’nin de bir etkisi olacağı düşünüldüğü ve Türkiye şu anda bu görüşmelerden dışlanmak istenmediği için Rusya Türkiye’yi küstürmeme adına Türkiye’nin bu gruplar için kullandığı “ılımlı” tanımlamasına göz yumuyor. Bu konuda Rusya/Türkiye arasındaki ikili ve ekonomik ilişkiler de rol oynuyor.
Şam’da devamını ister
Astana’da esas olarak bu grupların Suriye siyasi hayatına katılması hedefleniyor. Bu grupların bir takım istekleri var, onlar masaya yatırılacak. Fakat ilerleyen zamanlarda Şam bu görüşmelerin Suriye/Suriye görüşmesi olmasını isteyecek. Yani bu görüşmelerin Şam’da devam etmesini ve El-Kaide ideolojisine sahip olan söz konusu silahlı grupları siyasi muhalefete çevirip daha sonra onları kendi içerisinde eritmeyi hedefliyor. Ama böyle bir durumda bile siyasi bir geçiş olacağı için Kürtler bunun neresinde olacak? Kürtler tek başlarına, dışlanmış bir şekilde hareket ederlerse bu görüşmelerden gerçek bir siyasi çözüm çıkmayacak.
Türkiye’nin enstrümanları
Bu gruplar Türkiye tarafından enstrüman olarak kullanılan gruplar. Eğer bu gruplar Suriye’nin istediği yola girerse, bu sefer Türkiye Suriye’deki dinamiklerini kaybetmiş olacak. Ama diğer yandan baktığımız zaman Türkiye şu anda Kürtlerle savaş halinde ve onların hiçbir şekilde Suriye siyasetinde yer almalarını istemiyor; Suriye yönetiminin PYD’yi doğrudan “terör örgütü” olarak tanımlamasını istiyor. Ama Suriye yönetimi bugüne kadar bundan hep kaçındı. Mesela ben Suriye medyasını çok iyi takip ediyorum ve doğrudan devlet kontrolünde olan Suriye medyasında YPG’den daima Halk Savunma Güçleri olarak bahsediliyor. Bu da ilerleyen zamanlarda, Astana’da istenilen siyasi çözüme doğru gidildiği takdirde, Şam’ın Kürtlerle masaya oturacağını gösteriyor. Bu gelişim sonrası Türkiye dışlanmış ve kendi etkisi altındaki birtakım örgütler siyasi hayata sokulursa görüşmeler nihai amacına ulaşmış olacak. Dolayısıyla Astana’yı bu süreç içinde bir ilk adım olarak görmek lazım.