İsviçre’nin Basel, Zürich vb kentlerinde Said-i Nursi Vakfı, Basel Müslüm Komisyonu tarafından Mısır’daki askeri yönetimi protesto eden gösteriler düzenlendi.
Vakıf sözcüsü eline aldığı mikrofonda var gücüyle bağırıyordu: “Bu gün burada toplanmamızın sebebi Mısır’da yaşanan zulüm ve haksızlığa karşı çıkmak, orda hayatını kaybeden kadın, çocuk ve tüm insanlar için bir duruş sergilemektir.” Bu duruşun adını ise Müslüman duruşu olarak lanse etmeye çalışıyordu.
Müslümanlık maskesiyle Suriye’de tekbir getirerek kesilen başlardan asla söz etmedi.
Müslümanlık maskesiyle tecavüz edilen kadınları asla hatırlatmadı. Büyük çoğunluğu Müslüman olan Kürt halkına Müslümanlık adına yapılan katliamlara sözü hiç getirmedi.
Resmi iktidarın dışişleri bakanı ya da başbakanı gibi konuştu. Onlar gibi batılı devletleri ve basınını suçladı. Konuşma hükümetin resmi açıklamasının tıpa tıp aynısıydı.
Suriye’de neler olduğundan, Türkiye’nin kafa kesen, tecavüz eden El Nusra vb örgütlerin uygulamaları ve desteğinden, yardımlarından hiç mi hiç söz etmedi. Belli ki iktidar Avrupa yandaşlarını da harekete geçirmişti.
Mısır’da halka katiamlardan söz edip, Türkiye’nin vahşet uygulayan çetelere desteğinden söz etmemek…
Tekbir getirerek baş kesen çeteleri desteklemek…
Suriye’de kimyasallarla katledilen insanları konuşmak yerine, kimin yaptığı gibi suni tartışmalarla ortamı bulandırmak.
Fanatik İslami grupların katiamlarını meşrulaştırmak…
Kürt halkına katmliamları reva görmekse Müslümanlık…
Müslüman gençleri kendi halkını katletmek için kandırmaksa…
Bölgeyi çetelere açık tutup, gazetecilere kapatmaksa…
ABD’nin kanlı örgütleri destekleyen taşeronu olmaksa…
İsrail’in bölgedeki rakiplerini alaşağı etmekse Müslümanlık…
Kürt katliamlarına alkış tutup, Mısır’ı lanetlemekse…
Ve buysa Müslümanlık…
ve sizseniz Müslüman…
Müslümanlık bu ise...
İsviçre Gündemi