"Operasyonlar dursun siyasi demokratik çözüm" pankartı taşıyan hukukçular adına konuşan Av. Esra Salmanlı iktidarın başta Kürtler olmak üzere kendilerine muhalif tüm kesimleri sindirmeyi, susturmaya amaçlayan tutumunun zulüm operasyonuna dönüştüğünü vurguladı. Salmanlı, 3717 sayılı Terörle Mücadele Yasası ile 1992 yılında ilga edilmiş Türk Ceza Yasası'nın "İtalyan kasabı" lakaplı faşist diktatör Benito Mussolini döneminden kalma eski 141. maddesinin fiilen yürürlüğe girdiğini belirterek, bunun nihai amacının "demokratik siyasi kanallarını tıkamak ve barışı imkânsız kılmak" olduğunu vurguladı. Yeni Anayasa çalışmalarının böyle bir ortamda, Meclis'te grubu bulunan bir partinin yönetici ve üyelerine karşı operasyonların yapılmasının iktidarın niyetini ortaya koyduğunu ifade eden Salmanlı, şu değerlendirmeyi yaptı: "Şiddetin değil, hukukun, çatışmanın değil barışın sağlanması, Kürt sorununda siyaset kanallarının işletilip çözümün hızlandırılması isteniyorsa, siyasi parti yönetici ve üyelerine, seçilmişleri, Kürt yurttaşlarımıza, gençlerimize yönelik hukuk dışı siyasi operasyonlar durdurulmalıdır. Ülkemizin amaçlanan demokrasiye değil tek parti despotizmine doğru hızla yol almaya başladığına tanıklık ediyoruz."
Erdem'in avukatı Saygın Bedri Gider de müvekkili hakkında Sabah, Taraf ve Zaman gazetelerinde avukatlık görevini sürdürdüğü davalarla ilgili manipülatif haberler yapılmasına tepki gösterdi.
Tutuklananlar bırakılsınKürt siyasetçilere, insan hakları savunucularına ve gazetecilere yönelik gerçekleştirilen "siyasi operasyonlar"Amed, Silvan. Adana, Malatya, Ankara ve Kocaeli'de de BDP tarafından organize edilen kitlesel gösterilerle protesto edildi. Yapılan açıklamalarda, gözaltı ve tutuklanmaların derhal serbest bırakılması istenerek, Kürt sorunu için diyaloğa geçilmesi çağrısında bulunuldu.
Öte yandan operasyonları protesto için Derik Belediyesi'ne gözaltına alınan Belediye Başkanı Çağlar Demirel için siyah bez ve üzerinde "İrademe dokunma" yazılı Çağlar'ın fotoğrafının bulunduğu pankart asıldı.