Bir asimilasyon aracı olarak folklor
Folklor, halkların yaşam tarzını inceleyen halk bilimidir. Egemenler, bu bilimi bile asimilasyonun aracı olarak kullanmış ve Mezopotamya halklarının değerlerini ya yok saymış ya da inkar ederek, yayınladıkları - sözde - bilimsel kitaplarla bilimde de ahlaksızlığı uygulamışlar. Okullarda ders konuları yapıp, üniversitelerde araştırma konusu yapmışlardır. Son dönemlerde açılan konservatuarlar da bu çerçevede değerlendirilmeli. Kürdistan folkloru ile ilgili hangi 'bilimsel' çalışmalara devlet kurumlarınca destek sunulduğu da iyi sorgulanmalı, devlet kurumlarının kontrolündeki çalışmaların asimilasyona hizmetleri incelenmeli.
Fakat bunun ötesinde şimdiye dek yürütülmüş olan halk oyunları bölümü çalışmaları, bir sürü yanlış derlemelerle birlikte günümüze kadar devam etmiştir. Alt yapının olmayışı, devlet politikaları, maddi olanaksızlıklar, kurumsallaşmanın devlet güdümlü olması, yine değerlendirme kriterlerini belirleyen sistemler, halkların folklorunun önünde engel oluşturan faktörler olmuştur. Genişçe değerlendirilmesi gereken bu hususlara şimdilik sadece parmak basmakla yetinip, yıllardan beri yürüttüğüm folklor çalışmalarında edindiğim deneyimler doğrultusunda kısaca Kürdistan folklorunun başlıca özelliklerini ortaya koyacak olursam:
Mîrliklerin önemi
Kürdistan coğrafyası, yıllar boyu mîr'lerle idare edilmiş. Bu idari yapı içinde bölgelerin sorumluluğu mîr'lere düşmüştür. Mîr'den bahsedilirken ise, falan yerin mîr'i denilirdi. Yani mîr, bölgesinin adıyla birlikte anılırdı. O bölgelerin folklorik renginin birçok yönü ile günümüze kadar ulaşmış olmasında, mîrliklerin önemli rolü vardır. Ki, bugün halk oyunları bölgelere göre kategorize ederiz. Örneğin Serhad, Botan, Dêrsim, Hakkariya, Qoçgirî, Deşta Berriyê, Toran, Amed, Behdînan, Xerzan, Beşerî, Şîkaka, Erdelan, Soran gibi bölge isimleri günümüzde de bu bağlamda anılmaktadır. Kürdistan folklorunda yapılacak araştırmalarda bölgeler ayrı değerlendirilmeli ki, sonuç alınabilsin. Yine folklor çalışmalarında merkezler esas alınır, zira sınır yerlerindeki çalışmalar orijini vermez, aksine geçiş yeri olduğundan yanıltır. Örneğin Botan merkezi Cizîr'dir (Cizre). Garzan merkezi Bedlîs'dir (Bitlis).
Kürdistan folklorunda yapılacak araştırmalarda, Mezopotamya halklarının içiçe yaşamı da göz önünde bulundurulmalı. Mezopotamya'nın kadim halklarından Ermeniler, daha çok terzi, bakırcı, demirci, marangoz, mimar gibi ustalıklarla el sanatları alanında öne çıkmışlardır. Süryaniler ise altın ve gümüş takı sanatında - özellikle telkari sanatı - ve dokumacılıkta ustalaşmışlardır. Yahudi inancına mensup Mezopotamyalılar ticaret alanında öne çıkar. Kürtlerse daha çok tarım ve hayvancılık alanında daha gelişkin bir konumda.
Halk oyunları
Halk oyunları, folklorun bir koludur. Halk oyunlarında her bölgenin kendine özgü motifleri olduğu gibi, Kürdistan'da yaşayan halkarın da kendilerine özgü motifleri var. Kürtlerde bölgelere göre değişik isimlendirmeler olsa bile, ritim ve melodi ölçüsü aynıdır. Halaya, bazı bölgelerde Govend, Mil, Çîhda, Xerzanî, Tîk, Xirpanî gibi isimler verilir. Bu, Kürtlere mahsus bir şeydir. Kol tutma biçimi her yerde aynıdır. Ritimlerde ölçü aynı olsa da, motiflerde değişiklik olabiliyor.
Ermenilerde, Ermenice bir kelime olarak bar, halkın oyunu anlamında kullanıldığından, genelde bar yöresi denilir. Merkezi Erzirom'dur (Erzurum). Sêwaz (Sivas) ve Erzingan (Erzincan) yörelerinde bar yoğun biçimde oynanır. Ermenilerin yaşadığı bütün bölgelerde kollar açık olarak omuza atıldığından, bu biçim Ermeni motifi kabul edilir.
Asuriler ve Süryaniler, Kürdistan'da binlerce yıl yaşadıklarından, Kürtlerden oyun farklılıklarını keskin çizgilerle ayırtmak çok zordur. Yine de Botan, Toran, Behdînan, Colemêrg (Hakkari), Güneybatı Kürdistan'a kadar oynanan oyunlarda, bu halkara ait motifleri görmek mümkündür. Örnek olarak Bagîyê oyununu verebiliriz. Yukarıda yazdığımız bölgelerde oynanan oyunların tümünü Süryani ve Asuri halkı da oynamaktadır. Ancak söz konusu bölgelerin halk oyunları henüz yeterli düzeyde derlenmemiştir. Yapılan yöre belirlemeleri ve derlemelerde de o kadar çok yanlış var ki, artık tahribattan söz etmek gerekiyor. Oyunların merkezi (orijini) çıkış yerine geçiş bölgeleri yöre olarak gösterildiğinden, figürlerde deforme, estetik yanlışlıklar ve daha birçok yanlış Kürdistan folklorunda ciddi tahribatlar yaratmıştır.
Kürdistan'daki kostüm zenginliği
Kürdistan yaşamında kostüm zenginliği o kadar büyük ki, bu konuda kitaplar yazılabilir. Erkeklerde dönemsel olmak üzere, derpî û kiras bütün Kürdistan'da görülür. Bir birlerine benzeseler de, her bölgenin kendine has özellikleri bulunur. Kürdistan'da genelde şal û şapik giyilir. Şal û şapik el sanatlarında Asuri ve Süryanilerin yapımıdır. Şalvar, Ermeni halkının el sanatlarındandır. Kadınlarda baş kısmında kofî, kesrevan, ağabani, kefye ve tülbent, süslemelerde ise şirik, temezî ve pelîk kullanılır, buruna xizim (hızma) takılır. Beden kısmına fîstan genele hakimdir. Xeftan, kûtik gibi değişik parçalar da kullanılır. Her bölgenin kendine özgü dikim tarzı ve süslemeleri var. Bel bağlamalarında hem kadın hem de erkekler kilim kuşağı veya tosya kuşağı kullanılır. Hatta bazı bölgelerde şeleme ve ağabani gibi baş bağlamalar bel bağlamalarında kullanılır. İpek Yolu'nun Kürdistan'dan geçiyor olması nedeniyle Kürdistan'a zengin renk ve kumaşlar ulaşınca, çok farklı bir kostüm zenginliği ortaya çıktı.
Ciddi bir araştırma boşluğu var
Şenlik ve yaslarda söylenen eserler ve ağıtlar, Kürdistan folkloru kapsamında çok büyük araştırmalar isteyen başlıca bir konudur. Destanlar, hikayeler, şiirler, fıkralar, ana-/atasözleri, dengbêjlerin söylediği klamlar, dualar, beddualar; yine yemek çeşitleri, el sanatları, edebiyat gibi insanlar arası ilişkilere dair önemli bilgiler veren bu alanlar bölgeler özgünlüğünde ayrı ayrı araştırıldığında, Kürdistan folklorunun zenginliği ortaya çıkacaktır. Bu güne kadar yapılan bazı çalışmalara elbette saygı duyulmalı ama var olan çalışmalar ne yazık ki okyanusta birkaç balığı tarif etmekten öteye geçmez. Ancak okyanustaki yaşam birkaç balıktan ibaret değil.
Özgün ve özgür altyapısını tamamlamış, Kürdistan folkloruna yüreğini vermiş bireylerden oluşan bir kurumun Kürdistan folkloruna çok şey katacağına inanıyorum. İnsan bireysel bazda bazı değerli çalışmalar yürütebilir; bu da bireyin imkan ve olanaklarına bağlıdır. Ama bu çalışmaların kurumsal düzeye taşınınca müzik, sahne sanatları, tiyatro, eğitim ve öğretime çok şey katacağını düşünüyorum. Günümüzde yapılan çalışmaların Kürdistan folklorunu çok geliştireceğine de inanıyorum. Tüm çalışmaların bir kurumsallaşması gerekiyor. Kurumsallaşırken belli bir sistematiğe de kavuşturulması lazım. Böyle bir kurumun çalışma merkezi de mutlaka ülkede olmalı. Her açıdan donanımlı böyle bir merkez, bir folklorcu olarak hayalini kurduğum bir yapı.