Kürt Halk Önderi Öcalan, AKP’nin kalekol yapımlarına tepki göstererek, “AKP’nin sürecin başından beri kalekollara, askeri sevkiyata devam etmesi, hasta tutsaklar meselesini çözmemesi; süreç gelişirken bunlarla ilgili adım atmaması Lice ile bağlantılıdır” dedi. Öcalan, kalekolların durdurulmasını isteyerek, “Halka savaş görüntüsü verilmemeli” dedi.
HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, İmralı’da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile yaptıkları görüşmeyi ANF ve DİHA’ya anlattı.
Öcalan ile yaklaşık 2 saatlik bir toplantı yaptıklarını belirten Buldan, 1 Haziran’da gerçekleştirilen bir önceki toplantıdan sonra bakanlardan oluşan hükümet yetkilileri ile iki ayrı görüşmenin içeriğini de Öcalan’a aktardıklarını söyledi. Öcalan’ın Lice’de Türk askerleri tarafından katledilen 2 kişinin ailesine başsağlığı dilediğini aktararak, şöyle devam etti:
“Başta Lice olmak üzere tüm Kürt halkına da başsağlığı dileklerini ifade etti. Sayın Öcalan sürecin hassas, tarihi olduğunu ve bu süreçte herkesin dikkatli olması gerektiğini; oyunlara, provokatörlüklere prim verilmemesini istedi. Lice’yi yakından takip ettiğini, televizyondan izlediğini söyledi. Öcalan, ‘Başından beri, süreci provoke etmek isteyenlere karşı herkesin duyarlı olmasını söylerken bunu kastetmiştim’ dedi. AKP’nin sürecin başından beri kalekollara, askeri sevkiyata devam etmesi, hasta tutsaklar meselesini çözmemesi; süreç gelişirken bunlarla ilgili adım atmaması Lice ile bağlantılıdır’ dedi ve tetikleyen unsurların olduğuna dikkat çekti. Öcalan konuşmasının devamında, ‘Lice’de yaşananlar hepimizin beklediği, tahmin ettiği şeylerdi. En azından bundan sonra bu olayların olmaması gerekiyor. Türkiye halkı da bu konuda duyarlı olmalı‘ ifadelerini kullandı. Her iki taraftan da özellikle süreç devam ettiği sürece dikkatli olmasını istedi.”

Sürece zarar verme

Buldan, Öcalan’ın kalekol yapımlarına da tepki gösterdiğini kaydederek, aktarmayı sürdürdü: “Sayın Öcalan ile 18 toplantıya katıldım. Sürecin başından beri görüşen birisiyim. İlk toplantıdan sonuncuya kadar AKP’nin savaş hazırlıklarından vazgeçmesini istiyor. Dünkü görüşmede de sürecin hassas olduğuna dikkat çekerek, AKP’nin savaş hazırlıkları yapma girişiminden vazgeçmesi gerektiğini belirtti. Kalekol, karakol yapımları, güvenlik amaçlı yol ve barajlar sürece zarar veriyor. Halk da tepkili. Halka savaş görüntüsü verecek hiçbir şeyin yapılmaması gerekiyor. Kalekol da bunlardan biridir ve Lice hassas bölgedir.

AKP sorumlu davransın

Sayın Öcalan ‘geldiğimiz aşamanın umut verici olduğunu söylüyorum ama özellikle AKP’nin biraz daha sorumlu ve dikkatli olmasını istiyorum’ dedi. Kalekolların bir an önce durdurulmasını, savaş hazırlığı veren görüntülerin bir an önce durdurulması gerektiğini ifade etti. Bölgede provokasyonlara zemin hazırlayan bütün unsurlardan herkesin kaçınması gerektiğini söyledi. AKP’nin tutumu hiçbir şekilde değişmedi; kalekola, askeri sevikata, baskılara devam etti. Yol haritalarının çıkacağı sürece geldik, bunlar olurken herkesin üzerine düşenleri yerine getirmesi gerektiğini söyledi. ‘Sorumluluk’ derken de kalekol, askeri sevkiyatları, halka linç girişimlerini kastettiğini, AKP’nin bunları önlemesi gerektiğini belirtti. ‘AKP bunlar karşısında sessiz kalıyor’ dedi.

Hegemonik tutumdan vazgeç

Hegemonik bir AKP’yi kabul etmeyeceğiz. AKP’nin bir an önce hegemonik olmaktan çıkması gerekiyor. Demokratik Türkiye’yi, cumhuriyeti halkların kardeşliğiyle, herkesin kendini özgürce ifade edebileceği ortamlarla geliştirebiliriz. Bunun için AKP’nin hegemonik tutumundan vazgeçmesi lazım.

Çalıştayda yol haritası açıklansaydı

Öcalan Diyarbakır’da yapılan çalıştaya vurgu yaparken, bu çalıştayı izlediğini, takip ettiğini, önemli olduğunu söyledi ve ‘Orada konuşma yapan bakanlar yol haritasını hazırlamış ve eğer o çalıştayda sunmuş olsaydı, Lice’de bunlar yaşanmayacaktı. 1 gün önce çalıştay yapılıyor ve bu toplantıda somut yol haritası kamuoyuna açıklanmış olsaydı ertesi gün Lice’de bunlar yaşanmayacaktı’ dedi.”

Yol haritası var mı?

Buldan, “Belirlenen ve AKP tarafından açıklanması gereken bir yol haritası mı var?” şeklindeki soruya ise “Hükümet ve Sayın Öcalan ile yaptığımız görüşmede öğrendik. Hükümet de zaten bunu ifade etmeye başladı. Bir yol haritasından bahsediliyor ama hükümet henüz bu yol haritasını bize açıklamadı. Sadece bize değil, kamuoyuna da açıklamadı. Sayın Öcalan da bir yol haritasından bahsediyor ama muhtemelen bundan sonraki görüşmelerde bu yol haritasına dair, Sayın Öcalan bizleri bilgilendirecek” diye yanıt verdi.

Müzakerede hile olmaz

Öcalan’ın “çözüm süreci”ne ilişkin İzleme Kurulu önerisini de gündeme getirdiği öğrenildi. Buldan, şöyle konuştu: “Sayın Öcalan ‘süreçle ilgili bir İzleme Kurulunun mutlaka oluşması’ dedi. ‘Üçüncü göz’ diye ifade ediyor. İzleme Kurulu’nun bu süreçte çok büyük rolünün ve iyileştirici yönlerinin olabileceğini söyledi. Mesela Lice’yi değerlendirirken, ‘İzleme Kurulu’nu bunun için istemiştik; olayları izleyecek, yolları denetleyecek, çıkacak olumsuzluklara karşı devreye girecek ve sorunları çözecek. Acilen gerekiyor. Demokratik müzakereden bahsediyoruz ve demokratik müzakerede hile ve oyun olmaz, ancak İzleme Kurulu müdahale edebilir’ dedi. Sayın Öcalan sürecin şeffaf bir şekilde gitmesinde de fayda olduğunu söylerken, ‘Hem hükümetin hem bizim yapılan bütün çalışmaları kamuoyu ile paylaşmamız lazım. Buraya başka heyetlerin de gelmesi önemli. Farklı kesimlerin gelmesi şeffaflığı da oluşturabilir. Sivil toplumdan, basından, özel şahsiyetlerden kişiler olabilir. Hala kendi avukatlarımla görüşemiyorum. Bir an önce avukatlarla görüşmemde de fayda var’ dedi.”

KCK yetkililerin istemi

Buldan, PKK Yürütme Konseyi Üyesi Duran Kalkan’ın, “Bundan böyle gerillayı kimse ikna edemez. Önder Apo ile doğrudan ilişki ve görüşme olursa ikna olur” şeklindeki açıklamasına ilişkin soruyu da cevapladı. Buldan, “Bu talep yeni bir durum değil. Başından beri Kandil’in böyle bir talebi var. Sonuçta Sayın Öcalan PKK’nin lideri dolayısıyla kendi örgütüyle özellikle bu süreçte görüşmesinin hem sürece katkıları hem de Sayın Öcalan’ın içerisinde bulunduğu koşulların ilerlemesi açısından önemlidir. Ama hükümet bu konuda henüz bir girişim ya da tutum almadı. KCK yetkililerinin adaya gitmesinin önü acilen açılmalıdır. Bunun sürece pozitif yansımaları olacaktır” dedi.

KCK’ye bir mektup daha

Öcalan’ın KCK’ye de en kısa zamanda uzun bir mektup yazmayı planladığını açıkladığını belirten Buldan, “Sayın Öcalan KCK’ye mektup konusunda önümüzdeki günlerde uzun bir mektup yazacağını söyledi. Bize de ‘siz yine de sözlü olarak KCK yetkilileri ile görüşür, aktarırsınız’ dedi” diye ekledi.

Hızlı görüşme trafiği

Buldan, önümüzdeki görüşmede yol haritası ile ilgili bir açıklama ya da bilgilendirme olacağını tahmin ettiklerini açıklayarak, “Bu akşam itibarıyla hükümetle görüşme talebinde bulunacağız. İlgili bakanlarla bundan sonra görüşme ve değerlendirmeler daha sık yapılacak. Sayın Öcalan’la da daha çok görüşeceğiz. Kandil ziyaretimiz de hafta sonuna denk gelebilir. Bu 10 gün içinde hem Sayın Öcalan, hem Kandil hem de hükümetle görüşme yapacağız” bilgilerini verdi. Buldan, Türk tarafı ile görüşmelerden beklentisini, “Biz bu sürecin bundan sonra bir yol haritası ile ilerlemesi ve yasal düzenlemelerin aslında tarihinin bile belli olması gerektiğini düşünüyoruz. Hükümetle bundan sonra yapacağımız görüşmelerde biraz bunu belirlemeye çalışacağız” şeklinde ifade etti.

Bayrak üzerinden porovokasyon

Buldan, Öcalan’a toplantı bitiminde bayrak meselesi hakkındaki görüşlerini sorduklarını ve şu yanıtı aldıklarını açıkladı:
“Bizim hiçbir ulusun ulusal değer ve simgelerine karşı olumsuz ve rencide edici bir yaklaşımımız olmamıştır, olamaz. Türkiye halkını bize karşıtlaştırmayı amaçlayan son bayrak provokasyonunun da her iki tarafın gerekli kurumları tarafından ivedilikle soruşturulması ve sonuçlarının tüm halkımızla paylaşılması elzemdir. Bu tarz provokasyonların halkların ortak geleceğini amaçlayan demokratik ulus çözümlemelerimi hedef aldığını herkesin bilmesi gerekir.”

Belediyeler sorunları çözsün
Buldan, Öcalan’ın belediyeciliğe ilişkin görüşlerini bu toplantıda paylaşmayı sürdürdüğünü söyledi. Bulda, şunları aktardı: “Özellikle bölgede belediyeler çok başarılı olmalı. Demokratik komünal belediyeciliğin esas alınması ve hayata geçmesi halkta büyük umut yaratacaktır. 1-2 kişiyi işe alarak değil; tüm halka yardım ederek yönetilmeli. Bütün belediyelerin birbirine yardım ederek, halkın yanında olması lazım. Belediyecilikte Diyarbakır Belediyesi’nin örnek belediye olması gerekiyor. Diyarbakır eğer çalışırsa diğer belediyelere de örnek bir durum olur. AKP kredi musluklarını kesti diye kimse ağlamasın ve bunu halka izah edemezsiniz. Komünal belediyecilik anlayışınızla birbirinize yardım ederek bütün bu sorunları en kısa zamanda çözebilirsiniz. Çünkü Diyarbakır’ın müthiş bir zemini var; ekonomik olarak da, toprak verimliliği açısından da... Verimli topraklar var. Bütün bunlar işletilirse Diyarbakır örnek belediye olabilir ve bu örneğiyle birlikte diğer belediyelerle el ele tutuşarak halkın sorunlarını çözebilirler.”


ALİ BARIŞ KURT/KADRİ ÖZKAN/ANF-DİHA/İSTANBUL