
Hazar Denizi Havzası'nın ve güneyindeki Ortadoğu bölgesinin zengin petrol ve doğalgaz kaynakları her zaman hem Avrupa Birliği ülkelerinin hem de ABD'nin iştahını kabartmıştır. Petrol ve doğalgaz için büyük tüketim pazarı olan Avrupa, açık denizlere ulaşım konusunda Türkiye'yi sürekli ucuz bir geçiş noktası olarak kullandı. Bunun için Türkiye Avrupa için bir enerji koridoru görevini yıllardır sürdürüyor.
Bu nedenle Avrupa açısından Türkiye üzerinden Hazar ve Ortadoğu doğalgazını Avrupa'ya sevk edecek NABUCCO projesi büyük bir öneme sahipti. Projede doğalgazın Türkiye üzerinden Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Avusturya'ya ulaştırılması hedefleniyordu. Konuya ilişkin Temmuz'un ilk haftasında NABUCCO merkezi tarafından yapılan açıklamada projenin devamı -her ne kadar gerçekleşeceği yönünde ibareler olsa da- belirsizliklerin giderek büyüdüğü daha belirgin bir şekilde hissediliyor.
Proje kapsamında AB'nin yüzde 70'lere yaklaşan Rus doğalgazına bağımlığına son verilmesi hedefleniyordu. Yıllık 31 milyar metreküp kapasiteye sahip proje AB'nin, doğalgazda kaynak çeşitliliğini ve enerji güvenliğini artırmak için en ciddi alternatifiydi. 11 milyar dolarlık yatırımı öngören NABUCCO konsorsiyumunda; BOTAŞ, Macaristan- MOL, Romanya- Transgaz, Bulgaristan-Bulgargaz, Avusturya-OMV ve Almanya'dan RWE enerji şirketleri yer alıyordu.
NABUCCO'yla yılların acısı çıkartılacaktı
Avrupa'nın en büyük hayali olan Hazar Havzası enerji kaynaklarını kontrol etmesi yönünde NABUCCO yılların acısını çıkaracak projeydi. Ama projeyi gerçekleştirmek o kadar da kolay değildi. Rusya faktörü hesaplanmış olsa da Türkiye'nin Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan üzerine son yıllarda kurduğu ilişkilere güvenen Avrupa, hayal kırıklığına uğradı.
Rusya, NABUCCO Projesini engellemek için önce Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan'la yaptığı anlaşmalarla bu ülkelerden çıkarılacak gaz kaynakları üzerinde söz sahibi oldu. NABUCCO normalde 2010 yılında yatırıma başlayacağı anda Hazar Bölgesi'nde kaynak gaz bulamadı. Taşınacak gazın olmaması projenin hayata geçmesini engelledi.
Rusya'nın hamlesi
Rusya'nın ikinci hamlesi Güney Akım Projesi'ydi. Güney Akım projesi Rus doğalgazını Karadeniz'in altından Bulgaristan, Macaristan, Sırbistan ve Slovakya üzerinden Batı Avrupa'ya taşımak için harekete geçti. Boru hattı yılda 63 milyar metreküp gaz taşıma kapasitesine sahip olacak ve yapımı 2015 sonunda bitiyor. Bu projenin taşıyacağı gazın anlaşmaları daha önceden yapılmıştı ve taşınacak gaz garantiydi. Ancak asıl darbe Eylül 2010 sonlarında BP'den geldi. Şah Deniz Konsorsiyumu'nda ağırlığı olan BP'nin Güney Doğu Avrupa Boru Hattı-SEEP olarak ifade edilen önerisi, Türkiye ve başta Azeri şirketi SOCAR olmak üzere konsorsiyumun büyük ilgisini çekti. Taşıma işlemi yeni bir boru hattı yapmadan direk BOTAŞ'ın mevcut iletim şebekesinden yararlanmayı öngörüyordu. Projenin maliyeti oldukça düşüktü ve bu özelliği ile SEEP projesi NABUCCO projesine rakip oldu ve tehdit oluşturdu.
NABUCCO merkezi hala İran, Azerbaycan ve Türkmenistan'ın NABUCCO'ya gaz temin edebileceklerine dair basın açıklamaları yapsa da hala nereden, hangi bölgeden ve hangi ülkeden gaz geleceğine dair net bir bilgi veremiyor. Ki Projeyi oluşturan ve içerisinde yer alan enerji devleri tek tek farklı anlaşmalara çoktan imza atmaya başladı.
Örneğin, Avusturyalı OMV şirketinin 2010 yılında Avrupa'daki gaz depolama hissesinin yüzde 50'sini GAZPROM'a satması ve GAZPROM-OMV ekonomik iş birliğinin gelişmesi NABUCCO projesindeki olumsuzluğu derinleştirmiştir.
Yine Türkiye'nin Rusya arasında gelişen ilişkiler ve devamında Güney Akım Boru hattının 900 kilometrelik kısmının Karadeniz'de kendi karasularından geçmesine izin vermesi NABUCCO projesine olan ilgisini azaltmıştır.
Çok geçmeden NABUCCO'ya olan tehdit yaşamsal darbeye dönüştü.
Tam bir satranç tahtası
NABUCCO International Genel Müdürü Reinhard Mitschek Temmuz ayının başında yapmış olduğu açıklamada NABUCCO projesinin hala geçerliliğini koruduğunu belirtse de NABUCCO, Güney Akım, SEEP ve TANAP arasında rekabet ve enerji satranç tahtasındaki oyun halen devam etmektedir. Projelerin birbirlerine karşı üstünlükleri ya da zayıf yönlerinin ötesinde ülkeler arası yapılan yeni anlaşmalar, pay yarışları daha belirleyici bir rol oynamaya devam ediyor. Avrupa Birliği'nin büyük devleri enerji üzerine kurdukları stratejilerle ve yeni oyunlarla süreci belirlemeye devam edecek.
PARİS