
HIDIR ATEŞ / BERLİN
Berlin'de yaşayan Kürdistanlılar ve dostlarının çoğu tanır onu. Hatta Kürt medyasını izleyenler, karşılaştıklarında anımsarlar bir yerlerden. Berlin'in Beser anasıdır (Besra Yiğit) o. Miting ve yürüyüşlerde tekerlekli yürüteci ve elinde flamasıyla sürekli öndedir. Bazen sosyal kültürel etkinliklerde, bazen de Heyva Sor standlarında çalışırken rastlarız. Bir etkinlikte gözükmediğinde biliriz ki yürüyemez durumda hasta olduğundandır.
Çoğu zaman hastaneden çıktığı gibi eve uğramadan önce eylemlere katılıyor.
Yetişkin beş çocuğun anası Beser ana, daha önce kısmi felç geçirmiş, altı kez ameliyat olmak zorunda kalmış. Şimdi tek başına yaşamını sürdürüyor.
‘Alman kadının konuşmasından çok etkilendim’
Amedli. 1973 yılından beri Almanya’da yaşıyor. Eşiyle birlikte işçi ailesi olarak buraya gelmiş. ’70’li yıllar, Türkiye ve Kürdistan'da devrimci kıvılcımların kırları tutuşturmaya başladığı yıllar. O dönemler kadınların fazla dışarı çıkamadığı için olup bitenlerden çok haberi olmadığını söylüyor.
Almanya’ya geldikten sonra duyularına vurduğu kilidi açıyor. Yedi yıl Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları (KUK) adlı örgüte ilgi duyuyor, sonra özgürlük mücadelesiyle tanışıyor. Etkilenmesini şöyle anlatıyor Beser ana: “1983'te partiyi tanıdım. Bir gün Kürt derneğine bir Alman kadın geldi. Yaptığı konuşmadan çok etkilendim.”
Önce yurtseverlik görevleri
Bundan sonra büyük bir motivasyonla kitle çalışmalarında yer alıyor. 10 yıl sonra ise Heyva Sor yardım kuruluşunda görev alıyor. 1988'de Halepçe için yapılan uzun yürüyüşten bugüne kadar etkinliklere katıldığını, 15 kez açlık grevi eylemlerine katıldığını anlatırken, “Bunun için işimi bıraktım. Mücadele içindeki arkadaşların inancını ve azimlerini gördükçe, sağlık sorunlarımı bir tarafa bırakıp, elimden geleni yapmaya çalışıyorum" diyor.
‘Zulüm hepimizedir’
Beser Ana'nın bir de mesajı var: "Kürt halkına katliam, zulüm uygulanıyor. Dökülen kan hepimizin kanıdır. Televizyon ve gazetelerde o yakılıp yıkılan şehirleri gören, eğer insansa buna dayanamaz. Milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız tutuklanıyor. Yerimizde nasıl rahat durabiliriz ki? Yürüyüşlere ve yapılan eylemlere güçlü katılmalıyız. Görevlerimizi tam yapmalıyız."
Bize de ‘azmin ve inancınla çok yaşa Beser ana’ demek kalıyor.