- 30 yıl sonra cezaevinden çıkan Şadiye Manap, yüreğinin bir parçasının orada kaldığını belirterek, "Hakikat bütündür. İçerisi, dışarısı, yaşam, toplum hepsi birbiri ile bağlantılıdır. Ben cezaevindeyken birçok insan yaşamını yitirdi, ne tarafa baksam mezar göreceğim" dedi.
30 yıllık tutsaklığın ardından bırakılmadan yeniden gözaltına alınıp tutuklanan ve 6 ay sonra beraat eden Şadiye Manap, çıktıktan sonra duygularını “Kesintisiz konuşmayı, yürümeyi, gökyüzünü görmeyi özlüyor ama bunların hepsi toplumla, kadınla beraber yapmak güzel, onlarla beraber yapmayı özledim. Ülkenin, insanların, kadınların durumu iyi olursa doğayı görmek, dağlara çıkıp havasını almak o zaman mutlu edecek” sözleriyle dile getirdi.
Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nden 1 Aralık 2022'de tahliye edildikten sonra cezaevi avlusunda yeniden gözaltına alınıp 5 Aralık’ta tutuklanan 30 yıllık tutsak Şadiye Manap hakkında “Örgüt kurmak ve yönetmek” iddiasıyla açılan davanın karar duruşması önceki gün Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 6 ay sonra beraat eden Manap, önceki akşam Kandıra 1 No’lu Cezaevi'nden çıktı. Manap’ı, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli İl yöneticileri, Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED) ve çok sayıda kadın karşılamaya geldi. Manap, zılgıt ve çiçeklerle karşılandı.
Beraat beklemiyordu
Manap, tahliyesinin ardından JINNEWS'ten Rozerin Gültekin'e konuştu. “Dışarıdaki insanlar bizim yerimize kendilerini koyup empati yapıyor mu diye düşünüyorum” diyen Manap, şunları söyledi: “30 yılın ardından zindanın kapısında tekrardan gözaltına alınınca bir şok yaşadım. İnsan her şeye hazır olmalı diye düşündüm. 30 yıldır devletin denetiminin altındayım, her şey mühürlü ama emniyet ve mahkeme farklı bir amaçla bunları suç olarak göstermeye çalıştı. Bunların karşısında biz siyasi değil, insani bir savunma yaptık. Bu durum demokrasiye ters şeyler. Eğer insan demokrasiyi savunmazsa ne kadar kanunlarda olsa da bunlar yaşanabiliyor. Ülkenin siyasi durumunu göz önüne alındığında beraatım sürpriz oldu.”
Büyük mücadele veriliyor
Parmaklıksız bir dünya görmenin 30 yılın ardından kendisinde mutluluk yarattığını söyleyen Manap, ama en önemlisinin özgürlük olduğunu belirtti. Cezaevinde yaşanan baskılara ve buna karşı büyüyen direnişe dikkat çeken Manap, şöyle devam etti: “Cezaevinde çok fazla insan var. Koşulları her zamankinden daha ağır olmuş. İnsanlar cezaevini ne kadar biliyor? Bildiklerini sanmıyorum. Benim dosyam da cezaevindeki koşulların devamıydı. Mesele cezaevinde sadece kaba bir şekilde üstümüze gelmeleri değil. Ağırlaştırılmış müebbet cezası alan insanlar çoğalmış, hukuki sorunlar çok fazla, infaz yakılıyor, tahliye yapılmıyor. Cezaevleri erkeklere göre yapılmış ama kadın bunun karşısında kendi sosyolojisinden dolayı bir kişi dahi olsa yaşamı bırakmıyor büyük bir mücadele yürütüyor. Demokrasi için doğru adımlar atılırsa kadınlar ve cezaevi için de doğru adımlar atılmış olacak. Hukuk mücadelesini de büyütmek gerekiyor. Cezaevindeki durumlar ülkenin demokrasisi ile bağlantılı.”
Bir parçam orada kaldı
30 yıldır orada yaşamını sürdürdüğü için yüreğinin bir parçasının orada kaldığını kaydeden Manap, şunları dile getirdi: "Oradaki arkadaşlar beni tahliye ettiği için çok mutluydu ama bir parça her zaman onlarla olacak. Hakikat bütündür. İçerisi, dışarısı, yaşam, toplum hepsi birbiri ile bağlantılıdır. Ben cezaevindeyken birçok insan yaşamını yitirdi, ne tarafa baksam mezar göreceğim. Bizim arkamızdan bir sürü insan ayağa kalkmış onlarla tanışmak beni mutlu edecek. Kesintisiz konuşmayı, yürümeyi, gökyüzünü görmeyi özlüyor ama bunların hepsi toplumla, kadınla beraber yapmak güzel, onlarla beraber yapmayı özledim. Ülkenin, insanların, kadınların durumu iyi olursa doğayı görmek, dağlara çıkıp havasını almak o zaman mutlu edecek.” İSTANBUL