Kadın ve çocuklar şaşkınlık içinde birbirlerine baktılar. Profesörün sözlerini anlayamazlardı, çünkü konuştuğu dil İngilizce değildi. Kızı panik içinde “baba” demişti, ”baba bir şey söyle!” Babası onu ne dediğini anlayamamış ve ona ”Ne diyorsun kızım?” demişti, “Seni anlamıyorum”. Profesör bunları Ermenice söylemişti. Ertesi hafta doktor onlara gerçeği açıkladı. Gençliğinde Anadolu’dan Amerika’ya göç etmiş olan Profesör Adamyan, geçirdiği beyin kanaması sonucu İngilizce konuşma yeteneğini kaybetmişti. Sadece tehcir sırasında eşkıya tarafından öldürülmüş olan anne ve babasıyla konuştuğu anadilinde yani Ermenice konuşabiliyordu. Bu dili de Amerikalı eşi ve çocukları bilmedikleri için profesör ölünceye kadar bir daha onlarla doğrudan doğruya hiç konuşamayacaktı.
Biz Kürtler, işte bu hale düşmemek ve yüzyıla yakın bir dönemdir asimile olmamak için mücadele veriyoruz. Annemizin ak sütü gibi helal olan anadilimizi bunca yıldır yasaklamaya çalışanlar, önemli oranda geri adım attılar. Ancak bu mücadele anadilimizin eğitim dili oluncaya kadar devam edecektir, devam etmelidir.
Hani olur da, bir gün beyin kanaması geçirip hastaneye yatırılırsak, ayıldığımızda Profesör Adamyan’ın durumuna düşmeyip, eşimiz ve çocuklarımızla birbirimizi anlayabileceğimiz anadilimizle konuşmak isteriz. İnsanın anadili kutsaldır, anadil insanı özgürleştirir. Anadil en kutsal insan hakkıdır ve onunla eğitim hakkı doğuştan kazanılan bir haktır.
Siirt 6 Nolu L Tipi Cezaevi