Alman vatandaşı Martin Klamper, DAİŞ’e karşı verilen savaşta YPG ve YBŞ saflarında yer aldı. Almanya’ya döndüğünde havaalanında gözaltına alınan Klamper’e ‘antiterör yasasının’ 129b maddesinden dava açıldı. Klamper ise DAİŞ’le savaştığı 13 aylık zamanı, “Ömrümde geçirdiğim en güzel zaman” olarak tanımlıyor. YPG ve YBŞ savaşçısı Martin Klamper, Almanya dönüşünde havalimanında gözaltına alındı. Daha sonra serbest bırakılan Klamper hakkında ‘antiterör yasasının’ 129b maddesinden dava açıldı. Perspektive haber portalına konuşan 21 yaşındaki Bielefeldli Klamper, 13 ay boyunca DAİŞ’e karşı mücadelede yer aldığı süreç için “Hayatımda geçirdiğim en güzel zaman” ifadesini kullandı. Gözaltında saatler süren sorgunun ardından pasaport ve kimliğine el konulduğunu belirten Klamper, hakkında daha sonra Ceza Yasası’nın 129b maddesi uyarınca ‘yurtdışında terör örgütüne üye’ olduğu gerekçesiyle dava açıldığını belirtti. Davanın yanı sıra hakkında yurtdışı yasağı da verilen Klamper, “Elimden kimliğimi aldıkları için çalışamaz duruma da getirildim. Şu an gidebileceğim ve yapacağım her şey kısıtlandı” diye konuştu. Şengal, Reqa, Dêrazor ve Efrîn’de savaştı 13 ay boyunca ‘Sîdar’ kod adıyla Kürt Özgürlük Mücadelesi’nde yer alan Klamper, şunları belirtti: “Kaldığım zamanın çoğunu Şengal’de, YBŞ’de yer alarak geçirdim. DAİŞ’e karşı mücadelede yer aldım. Daha sonra Rojava’ya geçtim; orada da Reqa’yı DAİŞ’ten temizleme eyleminde yer aldım; daha sonra da Efrîn’e geçtim. Dêrazor’daki operasyonlarda da yer aldım...” Göçmenlere yardım ile başladı Facebook’ta DAİŞ vahşetinin gösterildiği videolardan etkilenerek insanlık düşmanlarına karşı mücadele etmek için motive olduğunu belirten Martin Klamper, daha önce Federal Alman Ordusu’nda (Bundeswehr) yer aldı. Ancak ordunun yurtdışı mücadelesinin yetersiz olduğunu düşündüğü için daha etkili mücadele yer almaya karar verdiğini söyledi. Klamper, “EUNAVFOR MED operasyonu kapsamında mültecileri Akdeniz’den kurtarma eyleminde yer aldım. Daha sonra bu bana Eisberg’in (buzdağın) görünen yüzüyle mücadele ettiğimi anladım. Aslında göç nedenine karşı mücadele etmem gerektiğini düşündüm. Göçe, DAİŞ’in saldırısı da neden olduğu için mücadeleye bu şekilde karar verdim” dedi. HABER MERKEZİ

İngiliz YPG’li beraat etmişti

    İngiliz YPG’li Josh Walker’dan sonra İngiltere yüksek mahkemesi olarak bilinen Old Bailey’de ‘terör eğitimi almak ve Suriye’ye seyahat ederek terörist gruplara destek vermek’ suçlamasıyla yargılanan ikinci isim olmuştu. Yaklaşık 1 yıldır devam eden mahkeme süreci Ağustos başında sonuçlandı. İngiliz Yüksek Mahkemesi 43 yaşındaki Doğu Londralı Matthews’in beraatına karar verdi. Beraat kararı, dosyanın Savcısı Tom Little’nin ‘Kanıt yetersizliği’ni ileri sürerek “Matthews’e hüküm vermenin mümkün olmadığını” söylemesi ve ardından Yargıç Andrew Edis’in Matthews’in suçsuz olduğunu belirtmesinin ardından geldi. Matthews hakkında 10 yıl hapis cezası isteniyordu. Ortaya çıkan sonuç ile James Matthews şahsında YPG saflarında insanlığa karşı DAİŞ çetelerine karşı mücadele etmekten dolayı kimsenin suçlanamayacağının emsal kararı da oluştu. YPG ve YPG şahsında insanlık adına yürütülen mücadele, İngiltere mahkemesinden zaferle çıktı. ‘Hesabınız tutmadı, DAİŞ yenildi’ Matthews’ın avukatlarından, Birnberg Peirce Başsavcıya mahke heyetine şöyle hitap etmişti: “Matthews’in tamamen yasal bir Kürt örgütü olan YPG’ye katılması, ‘bir terörist eğitim kampına katılmak’ olarak gösterildi ve bu şekilde suçlandı. Oysa gerçekte ahlaken ya da yasal olarak Bay Matthews’in bir terör vakasında bulunmadığını görüyoruz. Politik hesaplamalarınız tutmadı ve YPG, DAİŞ’i yendi. Bu süreçte sizler için YPG’nin rakibi olan Türkiye daha önemli oldu çünkü Türkiye, silah pazarınız için şu anda en büyük müşterilerden biri. Sayın Başsavcı size soruyorum, Matthews’in davası sadece politik havaya ayak uydurabilmek için miydi?”