Nerede olursa olsun mücadeleye devam

Toplum/Yaşam Haberleri —

12 Kasım 2020 Perşembe - 15:19

  • Ülkede gördüğü baskılar nedeniyle Avrupa’ya çıkmak zorunda kalan Devrim Nazlıer, "Her yerde, her alanda mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.

 

DUYGU EROL

Türk devletinin yıllardır Kürdistan’da yürüttüğü savaş politikalarıyla doğduğu Licê'de köy yakmaları ile tanışan Devrim Nazlıer, yürüttüğü siyasi çalışmalardan kaynaklı devletin baskılarına ve ajanlık dayatmalarına maruz bırakılınca Avrupa'ya gelmek zorunda kalmış. Strasbourg'da başlatılan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için "Öcalan'a Özgürlük" kampanyası eylem alanında karşılaştığımız Nazlıer, iltica etmek zorunda kaldığı Avrupa'da siyasi çalışmalarına aynı heyecan ve inanç ile devam ediyor. 

Yaklaşık 2 yıldır Fransa’da yaşayan Nazlıer, "93 yılında doğduğum zaman Licê'deki köy yakmalarından kaynaklı Adana'ya göç etmek zorunda kalmışız. Daha sonra Amed'e geri döndük. Burada tekrar baskılar ile karşılaşmaya başladık" diyerek, ailesinde birçok kişinin güvenlik soruşturmaları gerekçeleri ile işlerinden atıldıklarını ve davalarını kazanmalarına rağmen işlerine geri dönemediklerini belirtti. 

Anne ve baba da işkence gördü

Nazlıer’in aile üyelerinden birçok kişi devletin çıplak şiddetine de maruz kalmış. "93 yılında amcam yakalandığı zaman annem gözaltına alınmış ve iki hafta Filistin Askısı’nda kalmış. Babam defalarca işkence görmüş. Abim Ersan Nazlıer, 2004 yılında gerillaya katıldıktan sonra 2006 yılında yaralanıp tutuklandı. O zaman abim sağ kolundan yaralandı kolu kesildi. 2014 yılında 2 kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis ve 10 yıl 6 ay hapis cezası aldı" dedi.

Abiden çok bir yoldaş

Devrim’in ağabeyi Ersan, İHD’nin hasta tutsaklar listesinde yer alıyor. Sağ kolu olmadığı için tek başına yaşamını idame ettirememesine rağmen uzun bir süre tek kişilik hücrede kaldı. Daha sonra itirazlarla yanına birisi verildi. Ağabeyini anlatırken kendisi için çok önemli olduğunun altını çizen Devrim, "Heval Ersan benim için abiden çok bir yoldaştı ve çok değerlidir.  Bize her zaman Önderliği ve Kürt özgürlüğünü anlatıyordu. Bu yüzden benim üzerimdeki etkisi çok büyüktür" diye belirtti.

Hiçbir zaman sessiz kalmadık

Aile  olarak yaşadıkları baskılara hiçbir zaman sessiz kalmadıklarını belirten Ersan da HDP gençlik çalışmaları, TUHAD-DER gibi yerlerde siyasi çalışmalara katıldığını dile getirdi. Kürdistan’da böyle bir çalışma içinde olmanın baskıya maruz kalmak için yeterli bir sebep olduğunu belirten Nazlıer, son dönemde artan ajanlaştırma politikalarından kaynaklı Avrupa'ya gelmek zorunda kaldığını ifade etti.

Mücadeleme devam edeceğim

Özgürlük mücadelesine geldiği Avrupa topraklarında da devam edeceğini vurgulayan Nazlıer, "Burada da mücadeleme devam edeceğim. Bir gün kendi topraklarımızda özgür bir şekilde yaşayacağımıza dair umudumuz her zaman var. Önderliğimiz bize özgürlüğün ne demek olduğunu anlattı. Bize öğrettiklerini esas alarak onun özgürlüğünü sağlamalıyız. Tüm baskılara karşı mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Bugün Strasbourg’da yarın başka bir yerde olacağız" diye konuştu. 

Her yerde her alanda

Son olarak gençlere seslenen Nazlıer, gençlerin bulundukları her alanda baskıya, zulme karşı özgürlük mücadelesini yükseltmeleri gerektiğini ve örgütlü mücadeleye katılmaları gerektiğini vurgulayarak şunları dile getirdi: "Her yerde, her alanda sadece Avrupa'da değil herkes her alanda, her yerde mücadeleye sahip çıkmalıdır. Dem Dema Azadiye, özgürlüğü sağlama zamanı. Bütün Kürt gençleri, Kürt mücadelesine sahip çıkmalıdır. Son ne olursa olsun muhteşem olacaktır.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.