Amed ve Kürdistanlılar Sayın Öcalan'ın açıklamasını ve Newroz'u olması gerektiği gibi karşıladı. 21 Mart, bu yıl tam da Newroz'un ruhuna uygun olarak kutlandı. Yani yeni bir sürece kapı aralandı Newroz'da…
Ve Kürt halkı bir kez daha Ortadoğu'da halkların hak ettiği özgürlükleri yaşaması için adım attı…
Kürt Halk Önderi Öcalan'ın Newroz'da yaptığı açıklama uluslararası kamuoyunda da büyük yankı buldu. Bundan sonraki süreçte daha fazla tartışılacak olan açıklamanın özeti: Ortadoğu'da halkların ihtiyacı olan 'Demokratik Modernite'nin inşaasıdır.
Kürt sorununun demokratik çözüm kapsamında çözülmesi, sürecin kalıcı bir barışa evrilmesi ise sisteminin mihenk taşını oluşturacak...
Pratik açıdan sürecin nasıl işleyeceğini önümüzdeki dönemde göreceğiz. Kürt Halk Önderi Öcalan son derece önemli ve tarihi bir riski omuzlamış durumdadır.
Bunu yaparken öncelikle Kürt hareketine ve halkına olan güveninin etkili olduğunu söylemek yerindedir. Çünkü sürecin bu noktaya gelişine esas öncülük eden de bu güçlerdir. Yani Sayın Öcalan'ın yıllardır sürdürdüğü barış çabaları, Kürt halkı ve hareketinin ise bu çabaları büyük bedellere rağmen sahiplenmesidir. Kürt Halk Önderliği, hareketi ve halkının bundan sonra da bu süreçte ısrarlı olacağını söylemek geçmiş deneyimlerle sabittir. Ancak sorun hükümetin atacağı adımlar ve yasal düzenlemelerin kapsamıdır…
Şimdiye kadar iyi söylemler dışında pratik adım atmayan hükümetin bundan sonra somut adımlar atması, sürecin sağlıklı işlenmesini de sağlayacaktır. AKP Hükümeti önünde ciddi engellerin olmadığını söylemek de yanlış olmaz. Bazı çevrelerin süreci sabote etmeye dönük yaklaşımları olmakla birlikte Türkiye halklarının çoğunun bu sürece dönük tepkilerinin olumlu olduğunu Oslo sürecinden de biliyoruz.
Oslo sürecinde yapılan görüşmeleri Türkiye halklarına kısmi düzeyde yansımıştı. Buna rağmen toplumun hassasiyeti olarak çokça yansıtılan negatif tepkiler gelişmemişti. O dönem halkın nabzını tutmak isteyen bazı kesimlerin şöyle açıklamaları olmuştu: 'halk barıştan yana, ama esas engel olan, reaksiyon gösteren bazı akademisyenler ve siyasetçilerdir.' En amiyane tabirle bu kesimlerin savaştan nemalandıklarını söylemek gerekiyor. Yine bu kesimlerin çocuklarının savaş alanlarında olmadıklarını, yakınlarını kaybetmediklerini söylemek de yanlış olmaz.
Hemen hemen bütün çevrelerin memnuniyetle karşıladıkları sayın Öcalan'ın açıklamasının pratik karşılık bulması, demokratik bir sistemin bütün halklar ve kesimlerce gelişmesinin büyük emek ve çaba gerektirdiği açıktır. Özellikle sürecin sadece bir geri çekilme veya silah bırakma gibi algılanması en büyük yanılgı olacaktır. Felsefik ve ideolojik yanlarını doğru anlamak, siyasal adımların da doğru gelişmesini sağlayabilir. Esas önemli olan; süreç ilerlerken demokratikleşmenin sağlanabilmesidir ki bu da başta kadınlar olmak üzere bütün kesimlere sorumluluk yüklemektedir.
Bu süreci en iyi anlayacak ve katkı sunacak kesimin kadınlar olduğunu söylemek gerçekçidir. Özellikle Kürt analarının, kadınlarının yıllardır çocuklarının ölü bedenlerini kucaklarken- kiminin böyle şansı da olmadı- barış haykırışları düşünüldüğünde bu daha iyi anlaşılacaktır. Yıllardır barış sürecinin gelişmesine öncülük eden anaların artık yalnız bırakılması, demokrasi ve barış ihtiyacı duyan her kesimin bu sürece katkı sunması elzemdir.
Kürt Halk Önderi Öcalan'ın; "Tüm ezilen halkları, sınıf ve kültür temsilcilerini; en eski sömürge ve ezilen sınıf olan kadınları, ezilen mezhepleri, tarikatları ve diğer kültürel varlık sahiplerini, işçi sınıfının temsilcilerini ve sistemden dıştalanan herkesi; çıkışın yeni seçeneği olan Demokratik Modernite Sistemi'nde yer tutmaya, zihniyet ve formunu kazanmaya çağırıyorum" mesajı hem sürecin esas aktörlerini, hem de sorumluluklarını hatırlatmaktadır.
Kürt kadınları; Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in katledilmesi gibi büyük bedellere mal olsa da yıllardır sürdürdükleri barış mücadelesinden vazgeçmemiş, barışın insanlık değerlerinin toplamı olduğunu her zaman hatırlatmışlardır. Yıllardır uğruna mücadele ettikleri demokratik sistemin kapılarını aralayan bu tarihi adımın, kalıcı barışa ve demokratik sisteme dönüşmesi için mücadelelerini bundan sonra da büyüyerek devam ettirecekleri kesindir…
Newroz, demokratik modernite ve kadınlar
Günlerdir bütün kamuoyunun beklediği Newroz ve Sayın Abdullah Öcalan'ın tarihi açıklaması milyonların şahitliğinde yapıldı. Kürt halkı açıklamanın yapılacağı bu Newroz'a günler öncesinden hazırlanıyordu. Tabii Türkiye kamuoyu da merakla bekliyordu Amed Newrozu'nu.