İki bin altı yüz yirmi beş yıldır ortadoğu halklarının kutladığı, kutsadığı ateş birgün elbet en kadim halkına, Kürtlere de o tılsımlı tınıları fısıldayacaktı. Birgün, yepyeni bir bahar sabahında Kürdistanı barış mesajlarıyla müjdeleyecekti elbet. Uzun, kederli, uçurum kıyılarından geçen, ölümlere meydan okurcasına yürünen bu yolda halk; kendisine verilmiş en değerli sözü ancak Newroz’da duysa büyülenirdi. Öyle bir gün ki; isyanlarla anılan tarihinde ne zaman haksızlığa uğrasa ona sığınırdı halk,o ateş onu ısıtır, aldığı güçle yeniden özgürlük kervanına katardı. O öyle bir ateş ki; İbrahim’i yakmamıştı. Sadece yüreklere kor olup düşmüş, harlanmış durmuş. Aşk olmuş, şarkı olmuş, yetmemiş özgürlük olup milyonların ruhuna nakşolmuştu. Bugün, milyonlarca insanı bir araya getiren, hep birlikte aynı şarkıyı okutan kutsal ruh ne ile açıklanabilir acaba? Newroz’a yüklenen ‘özgürlük’, ‘barış’, ‘yeniden doğuş’ hangi halklarda öz ifadesini daha çok buluyor?
Newroz, sözleştiği kadim halkın lideriyle Dünya’ya öyle bir resim sundu ki; Kürtleri tarih sahnesinde hakettiği yeri yeniden tayin edeceğe benziyor. Newroz, felsefesini yeniden yazdı. Newroz adeta manifestosuyla yeni yaşama müjde dedi. Sayın Abdullah Öcalan’ın kritik günler geçirdiğimiz yeni süreçte mesajını Newroz’a denk getirmesi tesadüf değildir. Yeni yaşam, ancak soğuk ve sıkıntılı günlerin yerini bahara bırakmasıyla mümkündür. Yeni süreç, ancak köklü değişiklilkler ve alınacak radikal kararlarla değiştirilebilir. Barış, acıları sineye çekmekle mümkündür ancak. Sürecin sarhoşluğuna kapılmadan, dikkatli, hertürlü hesap ve oyunu analiz eden bir politikayla kazanılan barış havasını koruma dileğiyle, Newroz Pîroz be!
Newroz, dengbêjlerin yanık kılamlarına nakşolmuş bir raks halidir
Newroz, dengbêjlerin bitmek bilmeyen kılamlarına nakşolmuş bir raks halidir. Newroz, bir aşk halidir ki; bahara reyhan kokuları sunar. Newroz direniş, yaşam sevdası, zulmün direnişle kırılma halidir. Newroz, Nevruz’a isyandır, ona kendisini inatla, yaşamla kabulettirme mücadelesidir. Newroz, zulme başkaldırıdır, halklaşmadır yani. Ateşin özgürlük kılamları eşliğinde kuğu dansına durma halidir, davettir yani. Newroz Mazlum’ların karanlığı yırtıp özgür yarınlara bıraktığı mirastır, Êgît’lerin ilk isyanına maya olmuş, bu isyana kaynaklık etmiş ruhun ta kandisidir. Newroz ona sahip çıkanların rengi ve kimliğidir. Yakar, sarar, işgal eder adeta yüreğini insanın . Stî ve Tajdin, Mem û Zîn misali. Ateşin kızgın tavında aranan bir özgürlük arayışıdır Newroz, zincirlerini kıran halklara verilmiş yeni bir yaşam müjdesidir. Ekinoks, doğanın güneşi en tepeden aldığı gündür. O yüzden uçurum çiçeklerinin, mor sümbüllerin, papatyaların, kır çiçeklerinin gökkubbeye bakarak duaya durdukları gündür Newroz. Bereketin toprağa ekinoksla daha fazla düşmeye başladığı gündür yani. Toprağa düşen kınalı kuzuların ahıdır, anaların feryadıdir ki; her yürek sızısıyla harlanır Newroz ateşi ve yitip giden evlatları için her ananın yüreğine bir parça düşer. Düşer ki; insana yaşamı bahşeden analar barışı haykırsın, ‘bu son olsun diyebilsin’. İşte bu yüzden Nevruz, Newrozlaştıkça güzeldir. İşte bu yüzden Newroz, önce anlara kutlu olsun!