Newroz xweş e

Kadın Haberleri —

Frankfurt Newrozu- 2022 / Foto: M. Gök

Frankfurt Newrozu- 2022 / Foto: M. Gök

  • Avrupa’nın en kitlesel Newroz’u Frankfurt’ta kutlandı. Her yaştan Kürt’ün katıldığı Newroz büyük bir umut yarattı. ’Newroz nasıl geçiyor’ diye sorduğumuz herkes tek kelimeyle ‘ Newroz xweş e’ diyordu.

ROJBİN KURT / FRANKFURT

Günlerdir içimizi Newroz heyecanı sarmış. Kurdistan’ın dört bir yanında bir haftadır sokaklarda ve dağların eteğinde Newroz ateşi yakılıyor. Kadını, genci ve yaşlısıyla herkesi bir araya getiren Newroz ateşi, dünyadaki Kürtleri de sarıyor. Avrupa’nın birçok ülkesinin büyük kentlerinde Kürtler, Newroz coşkusuyla buluşuyor. Özellikle de bu yıl Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nin 50. Newrozu olma özelliğini taşıması, bir başka heyecan yaratıyor.

 

.
Frankfurt Newroz 2022 / Foto: Pervin Yerlikaya

Evet, küçük bir gruptan bir halkın özgürlüğüne gidilen yolda tam 50 yıl geçti, 50. Newrozu yaşıyoruz. 50.’ci yılın Newroz’u Rêber Apo’ya adandı. Rêber Apo’nun özgürlüğü talebiyle çıkılan Newroz alanları rengarenk ve heyecan dorukta. Bu yıl Newroz bir farklı, ruh bir farklı. Hissediyoruz hem de hücrelerimize kadar. Bu, Avrupa Newrozlarına da yansıyor. 

.
Frankfurt Newroz 2022 / Foto: Deniz Babir

On binler toplantı

Özgürlük tutkusuyla sürdürülen 50 yıllık mücadelede Avrupa’da yaşayan Kürtler, varlığını koruma, kültürüne sahiplenme ve birlik ruhuyla, Rêber Apo’ya özgürlük talebiyle aktığı Newroz alanlarında ana topraklara olan özlemini yansıttığı gibi, direniş ile küllerinden yeniden doğmanın, dirilmenin onurunu ve gururunu da taşıyor. Özellikle Almanya’nın Frankfurt kentinde bir araya gelen on binlerce Kürt, içinde yanan Newroz ateşiyle adeta meydanı ısıttı.

.
Frankfurt Newroz 2022 / Foto: Deniz Babir

19 Mart’ta yapılan Newroz kutlamalarında kurulan çadırlar tıklım tıklım. Sabahın erken saatlerinde Frankfurt’taki Newroz alanına ulaşan Kürdistanlıları her şehirden açılan yemek ve çeşitli el yapımı eşyalar, kitap ve bilgilendirme standları karşılıyor. 

Biz de bir grup kadın gazeteci arkadaş, geceden bir araya geldik. Newroz ateşinin heyecanı bizi de sarmış. Harıl harıl sohbet ediyoruz. Bir an da Dilan arkadaş “Sabah geç kalanı beklemeyeceğiz” diyor. Herkes uyuma moduna geçiyor.  

Ertesi gün Newroz alanına yol alıyoruz. Frankfurt tren istasyonundan binenler bir anda tramvayı dolduruyor. Şöyle bir inceliyorum, hepsi olmasa da Kürtler ağırlıkta ve kulağıma Kürtçe sözcükler çarpıyor.

Yolda Jin Tv’i ekibinin alana girmekte zorlandığını öğreniyorum. “Çok dolandık” diyor Jin Tv’den bir gazeteci arkadaş. ‘Gidip polise dedim, ‘Biz çok uzaktan geldik ve bizim bu Newroz alanına girmemiz gerekiyor. Ne yapacağız?’ Hemen yan tarafı gösterdiler oradan parka geçtik. İşaret yoktu’ diyor. Alana doğru yol alırken, biri, 'gelin kestirmeden gidelim' diyor. Hemen peşine veriyoruz ve herkesle aynı anda alana giriş yapıyoruz. Böylelikle bildiğin yol en kestirme yoldura çıkıyor kapımız.

Hemen Yeni Özgür Politika standına gidiyoruz. Üzerimizdeki yükleri bırakıp, herkes gibi önce arkadaşlarımızı sonra tanıdıklarımızı görmek istiyoruz. Uzun zamandır görmediğimiz, görüşemediğimiz herkesi kucaklıyoruz. Kim takar o kadar aşıdan sonra koronayı? Tabi kimimiz içinden geçiyor, ‘kesin gidince hasta düşeceğiz’ diye. Ama varsın olsun, bir Newroz’da da kucaklaşamayacaksak, o sıcaklığı hissedemeyeceksek, bir gün daha fazla yaşamışız neye yarar. Yaşamak, biraz da sevdiklerimizi kucaklamak değil midir? Ben içimden böyle geçiyorum tabi. Ama alanda gözüme ilk çarpan laboratuvardan çıkma beyaz giyimli sağlıkçılar. Yani tedbir almış gibi duruyorlar. Sanki aradan korona sızamaz gibi bir havaları var. Tahminime göre alanda en az 15-20 korona test standı var. Tabi saymadım.

Kadın standlarında rüzgarla mücadele

İlk elden alanda ne var ne yok bakıyorum. Sonra Pervin arkadaşla birlikte standları doluşuyoruz. Alanda Almanya’nın pek çok kentinden gelen Kürdistanlılar stand açmış. Standların ağırlığını yemek oluşturuyor. Tabi yemeklerin ağırlığı et sektörüne ait. Döner ve ızgara. Sıcak ve soğuk içecekler hemen her standta bulunuyor zaten. Hepsini tek tek kontrol ediyoruz. Alana her dakika insan akın ediyor. Newroz’un daha güzel geçmesi için herkes elinden geleni yapıyor.

Essen standına uğruyoruz. Ekstra gözleme var ve tabi başında da Nurettin arkadaş duruyor. Bize gözleme ısmarlıyor, dönüşte yeriz diyoruz. Alanın dışında rüzgar var. Ama yemek standı ve karşı standlar güneşi dik gördüğü için sıcak. Rüzgar da az. Utamara standına gidiyoruz. Kürt ulusal kıyafetleri, takılar, el yapımı eşyalar var. Yanında da el yapımı takı standı yer alıyor. Aynı hizada KON-MED’in dijital medya platformu var.

Kadın el yapımı takı ve ulusal kıyafet standında pek kalamıyoruz. Çünkü soğuk iliğime kadar işliyor. Güneş görmüyor ve alanın bütün rüzgarı sadece o hizadan geçiyor. “Niye buraya stand kurdunuz” diye soruyoruz, “Herkesin görebileceği bir yer olsun diye bize burayı vermişler” diyor. Herkesi bilemeyeceğim ama rüzgarın gördüğü kesin. Standın arasından soğuk geçiyor. Erkek arkadaşlar duysa, “bereket” derlerdi. He canım he, ne bereket; ya yakıyor ya da buz kesiyor. Ama ona rağmende çok ilgi görüyor. Herkes ulusal kıyafete uygun takı arıyor. 4-5 yaşındaki bir kız çocuğu elini boncuklu bilekliğe uzatıyor. Annesi bırak diye uyarıyor. İlgili arkadaş, yok bırak alsın diyor. Çocuğun yüzüne renk geliyor. Onun içinde Newroz bu olsa gerek. Mutlu oluyor. 

Teko-Jin standı şaşırttı

Platforma Kurdên Anatolîa Navîn (PKAN) standına uğruyoruz. İlgili arkadaş hemen bize dan û noh ısmarlıyor. Kendilerini saygıyla selamlıyoruz. Oradan MAR-DEF standına uğruyoruz. Birer bardak tarhana çorbası alıyoruz. Fiyatını yazmayacağız, ama az biraz tuzluydu. Ona rağmende alıcısı yoğundu. Diyecek bir şey yok, çorba güzeldi. Devam ediyoruz. Teko-Jin standına uğruyoruz. Bakıyorum bakıyorum, Teko-Jin adına bir kadın yok. Nerede bu kadın arkadaşlar diye soruyoruz. Üç genç arkadaş bize tuhaf tuhaf bakıyor. Sanırım biz de onlara tuhaf baktığımız için karşılıklı bir bakışma oluyor. Acaba diyorum dil farklılığımı var. Sonra karşılıklı gülüşüyoruz. Herkes herkesi anlamış. Yola devam ediyoruz. 

Kitaba ilgi büyük

Kitap standına uğruyoruz. Biraz yardım ediyoruz. Kitap alıcısı çok. Fakat fiyatlar biraz yüksek. Çok almak istiyorlar, ama ucuza da getirmek istiyorlar. Onlara artan matbaa fiyatlarını ve kağıda gelen yüzde 50 zamı anlatmak istiyorum ama her şeye zam geldiğini fakat maaşa gelmediğini hatırlıyorum. Ses çıkarmıyorum. Vatandaşın biriyle alacağı kitap için fiyat tartışmasına giriyoruz. O indirim yap, şu kadara alacağım diyor. Sonunda dayanamayıp şöyle diyorum: 'Para yoksa sorun değil. Ben sana o kitapları bedavada veririm. Ama paran yoksa tamam mı? Yani anlaşalım' diyorum. Neyse on euro indirim yapıyorum. Çıkıyor cebinden 200 euro, hem de bir bütün. Suratına bakıyorum. Etrafındakiler yıkılıyor gülmekten. Kafamı sallıyorum. Karşılıklı bakışıyoruz. Gerisi bana kalsın. 

.
Frankfurt Newroz 2022 / Foto: M. Gök

 

Arkadan küçük bir kız ve annesi geliyor. “Heval, Mavi Ring kitabı var mı” diye soruyor. Tabi diyorum. Size yazarını bile verebiliriz. Buyrun yazarı da burada kitabınızı imzalasın diye yazarlar bölümüne götürüyorum. Yazarlar bölümünde Serkan Kobanê, İmam Canpolat ve Hatice Çoban ile Mavi Ring’in yazarı Fuat Kav oturuyor. Mavi Ring kitabını alan küçük kız hemen kitabı imzalatıyor. Dayanamıyor bir de fotoğraflar çekiyor. Belli ki hayranlık büyük. 

Kısadan hisse iyidir

Ordan ayrılıp sahneye gidiyoruz. Sanatçı Xece’yi görüyoruz. Newroz’unu kutluyoruz. Yeni çalışma var mı diye soruyoruz. Varmış yeni bir çalışması. Sırası gelince onu da kendi anlatır. Hayranları etrafında toplanmış Xece’nin, fazla tutmuyoruz. Sahne alan her sanatçı halkı coşturuyor. Şehriban’dan Nasır Rezazî’ye, Dino ve Bajar’a kadar coşku, halay akıp gidiyor. Arada ismini anmayı unuttuğum sanatçılarımız varsa af buyursunlar, herkesi takip edemedik.

Fakat bu konuşmalar yok mu, bu konuşmalar gerçekten bir yerden sonra dinlenmiyor. Birinin artık gerçekleri söylemesi lazım; çok konuştuğunuzda millet çok bilgilenmiyor, ilk on dakikadan sonra konuştuğunuz hiçbir şey anlaşılmıyor. Millet saygıdan gitmiyor diye o kadar uzatmayın Star aşkına!..  Bu konuda bazı önerilerim var ama yeri değil, sonra…

 

.
Frankfurt Newroz 2022 / Foto: M. Gök

Newroz nasıl geçiyor?

KON-MED’in eşbaşkanları Zübeyde Zümrüt ve Engin Sever arkadaşı görüyoruz. “Sizce alanda ne kadar kitle var” diyoruz. Engin arkadaş stand sınırlarını göstererek, “Bu alan 33 bin alıyor” diyor. Alana bakıyorum taşmış. Dış sahaya bakıyorum, tıkılım tıkılım. Kafamda otomatikman 40 binin üzerinde bir rakam geçiyor. Zübeyde Zümrüt ise “Çok mutluyum, bu kadar insanı Newroz’da görmekten” diyor. İçindenki mutluk yüzüne yansıyor. Gözlerinde hem umut hem mutluluk ve hem de hüzün var… Söyleyecek söz çok, ama her şeyde dile gelmez ki… 

Dolanıyoruz, gözümüze kestirdiğimize Newroz kutlamasını soruyoruz. Meydana tam vardığımızda getirdikleri kilimin üzerine oturan bir anne ve yanındaki genç kadın arkadaşa soruyoruz, Newroz nasıl geçiyor?” Anne parlayan gözlerle ve tek kelimeyle, “Xweş e!” diyor. Yüreğindeki sevinç ve mutluk yüzüne yayılıyor. Daha da sormuyoruz bir şey.

.
Frankfurt Newroz 2022 / Foto: Deniz Babir

Keyfe diyecek bir şey yok

Yol alıyoruz. Biri evdeki konforu Newroz meydanına masa ve sandalye olarak taşımış. Bir anne oturmuş, tüttürüyor cigarasını. İlerliyoruz. Karşımıza bir çadır çıkıyor. Biri oturmuş kapısında telefona dalmış. Anlaşılan soğuk olacağını düşünmüş, tedbir olarak alıp gelmiş. Selamlıyoruz kendisini. Alanın coşkusu hayli yüksek. Çılgınlar gibi halaya duran genç kadın ve erkekler, çocuklar… Evet evet çocuklar, bu kutlamalarda sürekli kaybolan çocuklar var bir de. Sahnede en çok anons edilen çocuklar. Ama önemli olan sonuçta onları bulmanın getirdiği mutluk var… Heyva Sor sağolsun! İyi ki varlar. Saygılarımızı sunuyoruz onlara…

.
Frankfurt Newroz 2022 / Foto: Deniz Babir

‘Hep buradayız’

Sona geliyoruz. Halkın büyük çoğunluğu dağılmış olsa da sahnenin önü hala dolu. Bir yandan standlar toplanıyor, öbür yandan sahnede Sherif Omeri gençleri coşturuyor. Onun müziği eşliğinde biz de zıplıyor, hopluyoruz. Bütün gün dolaşmaktan halaya duramadığımız için bize de zıplamak kalıyor geriye.

Artık çantaları topladık, gideceğiz. Karşıdan Mehmet Hayri Durmuş’un kızkardeşi Ayten Durmuş’un geldiğini görüyorum. Kendisini selamlıyorum. Hal-hatır, sonra da Newroz’u soruyorum. “Tam 50 yıl” diyor. “Bu mücadele başladığında, ilk Newroz kutlandığında, ben 6 yaşındaydım. Şimdi 56 yaşındayım. Tam 50. kezdir Newroz'u hep birlikte kutluyoruz. Bundan daha büyük mutluluk mu olur! 50 yıl öncede buradaydık, şimdi de burada halkımızlayız. Hiç gitmedik, hiç kaybolmadık, şehitlerimizleyiz” diyor. Ve Newroz’umuzu, Newroz'u kutluyor.  

Sahne Sherif Omeri ile kapanışı yapıyor, ama halk dağılmıyor. Sonunda sahneden şöyle bir ses geliyor, “Heval evinize gidin!” Alışık olmadığımız bu söz, tuhaf hissettiriyor. Toplanacak stand kalmayınca çıkıyoruz. Newroz kutlamasının finalini tramvayda gençlerin “Bijî Serok Apo” ve “Bijî Newroz”sloganlarıyla yapıyoruz.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.