Kar, boran, tipi tufan, kıtlık kıran… derken cemre düştü!..
Cemre, havaya, ardından suya, sonra toprağa düştü.
Cemre „Kor ateş“ demektir. „Kor ateş“ içinde yaşamın cevherini taşır.
Hiç kuşkusuz yaşam, hareket, canlılık, değişim ve sonsuza akan süreklilik olarak dört mevsim devam eder. Lakin yazın yedi renkte yedi veren doğa, yaz bitip hazan mevsimi başladığında yaşam cevherini korumaya alır. Çünkü kış gelmektedir. Zemheri acımasızdır. Zemheri kar, boran, tipi tufan demektir. Zemheride hava, su, toprak yerli yerindedir. Bir farla ki, dingin, sessiz ve içsel bir yolculuk yapan bilge gibi durağandır. Zemheri kor ateşi yani cemreyi söndürmesin diye Xızır cemreyi korumaya almıştır. Bir adı da „Çılle/Çile“dir zemherinin. Kırk gün sürer de ondan çılle denir. Çıllenin kırk günlük tufanı cemre için çile ve sabır demektir. Cemre, çılle devam ettiği sürece sınavdadır. Cemrenin bu çile ve sabır sınavını kazanması gerekir. Çünkü yaşamın devamı cemrenin sınavı kazanmasına bağlıdır.
Hava, su, toprak!.. Eee ateş olmadan olur mu? Ateş cemredir.
Ne kış yaşadık ama! Dağ, yayla, ova, yol, yolak kara büründü. Tipi oldu, boran esti, çığ düştü… Derken çılle bitti. Xızır yardım etti, cemre çile ve sabır sınavından geçti, suya, havaya, toprağa kavuştu. Newroz oldu! Su, hava, toprak, ateş birleşince bu Newroz demektir. Havaya, suya, toprağa cemre düşünce yaşam bayram olur. Bayramın adı Newroz’dur.
Newroz’da yaşam dizginlenemez, dur durak bilmez coşkun bir sele dönüşür! Bu akışı engellemek isteyen ne varsa süpürüp götürür.
Bu tanımı ben yapmadım Diyarbekir halkı yaptı!
Aşk olsun size Amedliler. Her yanından sel olup barikatları yıktınız. Newroz meydanında şavkıyan ışığınız, dalgalanan renklerinizle yasak ve engellemelere inat bir yaşam denizi oluşturdunuz!
Aşk olsun size Amedliler! Dersim’in asi çocuğu ateşbaz Mazlum Doğan’ın yoldaşları „Üç kibritle“ zulmü, karanlığı, cehaleti yaktınız!
Aşk olsun size Amedliler! Newroz meydanında yaktığınız ateş, Dörtlerin yüreğinde nurlanan kor ateş miydi?
Aşk olsun size Amedliler! Bu coşkuyu „Yaşamı uğrunda ölecek kadar seviyoruz“ diyen özgür yaşam aşığı Pir Kemal’den mi aldınız?
Aşk olsun size Amedliler! „Mezar taşıma halkına borçlu öldü yazın!“ diyen Hayri Durmuş muydu önünüzde yürüyen?
Havaya, suya, toprağa cemre düştü… Yaşam Newroz oldu!
Kardelenler sürgün verdi. Dicle bir başka coşkundur şimdi. Hevsel Baxçasında kılcal damarlarına su yürümüştür ağaçların. Dalda tomurcuğun, toprakta tohumcuğun çatlama vaktidir. Kırklar Düzünde, Karaca Dağda yaban çiçeklerinin açma zamanıdır.
12 Eylül karanlığı, zulmün zemherisiydi. Hava, su toprak donmuş, cemre gelmez olmuştu Mazlum „Üç kibriti“ yakmadan önce. Üç kibrit üç cemre oldu. Havaya, suya, toprağa düştü. Ey Dersimin asi çocuğu, Evladı Kerbelanın torunu! Ne kibritmiş ama yaktığın??? Sen o kibritleri yakandan beri dur durak bilmedi özgürlük aşkımız! Her Newroz zamanı özgürlük aşkımız üç kibritte ateş, ateşte cemre olup tutuşur meydanlarda.
Senin üç kibritin Amed zindanında Newroz olup zulmün zemherisine inat yaşamın baharını müjdeledi! Tarih 21 Mart 1982
Üç Fidanın haykırışı da Hıdırellez olup yaz mevsiminin yedi veren yedi rengini müjdeledi! Tarih 6 Mayıs 1972.
Ey Dersim’in asi çocuğu şimdi zaman Newroz’dur! Yakında Hıdırellez olacak. Ey Türkiye halkları şimdi meydanın, direnişin ve mücadelenin adı Mazlum Doğan’dır, 30 Mart’ta Mahir Çayan, 6 Mayıs’ta Üç Fidan olacak! Gelin Mazlum’un üç kibritle nurlandırdığı ışık selini Kızıldere’den Denizlere taşıyalım!
Newroz Pîroz Be! Newrozunuz kutlu olsun!
Newroz’dan Hıdırellez’e Mazlum’dan Deniz’e...