Newroz bütün yasaklamalara rağmen yine görkemli kutlamalara sahne oldu. Soykırımcı, faşist AKP iktidarının Bakurê Kürdistan'da geliştirdiği katliamlardan sonra bu yıl ki Neworz’a tahammül edemeyeceği, Kürtlerin özgürlük türküleri ve halaylarıyla milyonlar halinde alanlara akışından korkacağı belliydi. Ama bir gerçek ya görülmüyor ya da görülmek istenmiyor. Kürtler 40 yıllık amansız mücadele sonrasında artık, tüm hücrelerine kadar artık bir Newroz halkıdır. Dolayısıyla Newrozu yasaklamak artık nafile bir uğraştır.  

Yasaklamak, katletmek, soykırıma uğratmak sadece yüreğe kor gibi düşen korkunun açık itirafıdır. AKP bu korkusunu yasaklamalarla, soykırımlarla adeta her dakika, her saat, her gün haykırmaktadır. Sınır tanımadığı faşizmi işte bu korkunun sonucudur. Daha şimdiden sonunun selefleri gibi olacağını acı çekerek görüyor. 

Oysa Kürtler katliamlardan, darbelerden, olağanüstü hal uygulamalarından, zulmün ve acının en ağırıyla sınanarak bugün yüzbinler, milyonlar halinde Newroz alanlarına akıyorlar. Newrozun hiçbir engel tanımayacağı, Kürtlerin özgürlük yürüyüşünün her türlü bedele rağmen devam edeceği artık kanıtlanmıştır. 

Newroz sadece Bakurê Kurdistan’da değil, Rojava’dan, Başur’a, Rojhilat’a sadece baharın karşılandığı, halayların çekildiği bir bayram olmaktan da çıkarak, bir özgürlük tutkusu, bir serhildan şeklinde, yasak ve engellemelerin olduğu her yerde yıl yıl daha da kitleselleşerek büyüyen bir halk gerçeğine dönüştü. 

İşte soykırımcı, faşist sömürgeci zihniyetlerin Newroz’dan, Kürt halkının Newrozlaşmasından korkmalarının nedeni de budur. Aylardır geliştirdikleri her türlü insanlık dışı vahşete rağmen teslim olmayan, aksine özgürlük tutkusunda daha fazla ısrar eden halk gerçeği karşısında saraylarının artık çatırdamaya başladığını görüyorlar. Bunun için saray ve çeteleri bu yıl ki Newrozdan çok daha fazla korkuyorlar. 

Ama bütün bu faşist soykırımcı uygulamalar, bütün katliamlar artık nafiledir. Çünkü beyninde ve yüreğinde zulmü yenmiş bir halk karşısında kazanma şansları yoktur. Zaten korkuyu aşmanın en büyük eşiği beyinde ve yürekte onu aşmak değil midir? Özgürlüğünden öte kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir halkın yüreğinde ve beyninde korkunun galebe çalması mümkün mü? 


Güney Kürdistan'da da 

Newroz kitleselleşiyor 

Başurê Kürdistan'da da Newroz her geçen yıl daha kitlesel kutlamalara dönüşüyor. Bu yıl Kerkük’ten, Süleymaniye, Hewler’e, Maxmur’a, Kandil’e kadar on binlerce kişi Newroz’u kitlesel şekilde, özgürlük türküleriyle kutladı.  

Daha birkaç yıl öncesine kadar Başurê Kürdistan'da Newroz piknik yapılarak kutlanırdı. Ancak 2005 yılından bu yana giderek merkezi Newroz kutlamasına dönüşen Kandil Newrozuyla birlikte artık birçok yerde halk kitleler halinde alanlara çıkarak, büyük ateşler yakarak, özgürlük türküleri haykırarak Newroz’u kutluyor. 

Kandil Newroz’u artık gelenek olduğu üzere dört parça Kürdistan halkının buluşma alanı oluyor. Soranca, Kurmancî, Kirmanckî (Zazakî) seslendirilen şarkıların ahengi birbirine karışarak dağlarda yankılanır ve dört parçadan gelen Kürtler ele ele tutuşarak halaya dururlar. Bu aynı zamanda ulusal bilinç ve ruhun gelişmesinde de büyük önem arz eder. Kandil Newrozu bu yönüyle tüm kutlama alanlarından farklı olarak yasaksız, engelsiz bir Kürdistan buluşmasıdır. Tüm yasakların ortadan kalktığı, halayların ve zılgıtlar eşliğinde özgürlük türkülerinin özgürce haykırıldığı bir dünya dileğiyle NEWROZA WE PÎROZ BE.