Fransa Gündemi
Fransa'nın Nice kentinde 84 kişinin ölümü ve yüzlerce yaralının olduğu kanlı saldırının ardından siyasi arenadaki tartışmalar giderek büyüyor.
Olağanüstü hal uygulaması tartışmaları etrafında siyasi arenadaki tartışmaların ana gövdesini göçmen politikası, polis ve askerin daha fazla yetkilendirilmesi, Fransa'da fişlenen bireylerin sınır dışı edilmesi vb "terör" bahanesiyle özgürlük ve birlikte yaşama ilkelerinin daha da kısıtlanacağını gösteriyor.
Fransa'da 13 Kasım 2015 saldırısından bir gün sonra uygulamaya konulan OHAL uygulaması devam edecek. Sağ söz konusu uygulamanın yeterli olmadığını belirterek bununla beraber, yeni göçmen alımının sınırlandırılması, gelen göçmenlerin sınır dışı edilmesi, sınırlarda daha güçlü bir kontrol için ek bütçe sağlanması, Fransa istihbarat birimlerince S fişiyle (S fişi, terör ve radikal örgütlerle bağlantılı bireyler için uygulanan fişleme yöntemi) fişlenenlerin tamamının yeniden gözden geçirilerek oturumlarının iptali ve sınır dışı edilmeleri, radikal islamla bağlantılı bütün derneklerin, camilerin ve çeşitli din mekanlarının derhal kapatılması, göçmen politikasının değişimi ve şartlarının farklılaştırılması vb talebinde bulunuyor.
Bu söylem, sadece aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi'nin talebi olmaktan çıkıp liberal sağın başta Cumhuriyetçilerin talepleri haline geldi. Hükümet ve Cumhurbaşkanı François Hollande ise "güvenlik ve özgürlük dengesini iyi kurmak" gerektiğini hatırlatarak, terör tehdidi nedeniyle birlikte yaşama kültürünü yok edilemeyeceğini savunuyor. Hükümet, sağ tarafından sıkıştırılırken, başta Komünist Parti olmak üzere solun diğer kesimleri tarafından iç güvenlik gerekçesiyle OHAL uygulamasının "terörü" engellemeyeceğini, asıl olarak içte ve dış politikada bir değişime gidilmesi gerektiği ve asıl olarak Fransa'nın bir polis devleti haline getirilmemesi, demokrasi değerlerinden uzaklaşılmaması yönünde çağrısını yineliyor.
Yaşanan tartışmalar, bir nevi 2017 seçimlerinin kartlarının şimdiden masaya yatırıldığını gösteriyor. Siyasi arena bu tartışmaları devam ederken anket şirketlerinin son bir hafta içerisinde terör tehdidi, OHAL vb konularda yaptığı anketlerin sonuçları ise ürkütücü.
Yabancıların sınır dışı edilmesi yönünde yüzde 65, OHAL'in devam etmesi yönünde kullanılan yüzde 85 oy ve kendini güvende hissetmeyen yüzde 95 oranındaki toplumsal algı Fransa'da yaşanan saldırıların toplumda yarattığı düşünsel dönüşümün sonuçlarını gözler önüne seriyor.
"Katil hükümet" seslerinin meydanlarda yapılan anmalarda çınladığı Fransa'da asker ve polis alımını için önümüzdeki ilk üç ayda 12 bin kişi ve bir yıl içerisinde ise 30 bin kişinin daha alımı ön görülüyor.
Her yeni saldırı, güvenlik harcamalarını büyütürken, sağlık, yaşlılık, aile ve eğitim alanındaki bütçeyi giderek kısıtlayan bir politikaya dönüşüyor. Hükümetin 2016 bütçesinde, genel rejim (sağlık, yaşlılık, aile, iş kazası) ve yaşlı yardım fonunun (FSV) toplam açığı 10 milyar Euroluk barajın altına düşürmeyi hedefliyor. Sağlık alanında birçok hastanede ünitelerin kaldırılması planlanırken, Maaşlı Çalışanlara Yönelik Ulusal Sağlık Sigortası Fonu (Cnamts) masraflarının daha da sınırlandırılması hedefler arasında.
13 Kasım saldırısı sonrasında Fransa'da devreye giren politika gereği sosyal, siyasal ve toplumsal birçok değişimin beraberinde geldi. Kararnamelerle yasalar geçti. Toplumsal özgürlükler risk altına girdi. Nice saldırısının ardından ise S fişiyle fişlenenlerin sınır dışı edilmesi, göçmen politikasında daha sıkı bir uygulamanın başlayacağı, yaşamın her alanında "terör" gerekçesiyle baskının yoğunlaşacağı ve eğitimden sağlığa birçok sosyal hakkın budanacağı bir sürece giriyoruz!