PKK’yi bahar ayları ile birlikte bitireceğine dair kamuoyu önünde söz veren Soylu, bu iddiasını “PKK’nin ismini bile kimse ağzına almayacak” sözleri ile ifade etti. Ancak Soylu, bu sözleri sarfettikten sonra PKK isminin ağızlara bile alınmaması bir yana kendisi PKK’nin adını ağzından düşüremedi. 

AKP hükümetinin devreye soktuğu yeni savaş konsepti kapsamında 31 Ağustos 2016’da İçişleri Bakanlığı görevine getirilen Süleyman Soylu, PKK ile mücadele konusunda iddialı açıklamalar yaparak işbaşı yaptı. Doğru Yol Partisi’nde (DYP) siyaset hayatına başlayan Soylu, gelecek vaadeden bir genç olarak Tansu Çiller ve Mehmet Ağar’ın rahle-i tedrisinden geçti. “Ya bitireceğiz, ya bitireceğiz” sloganının mucidi Tansu Çiller’in gözdelerindendi. Çiller’in özel savaş konseptinin uygulayıcılarından dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın ‘elinde’ büyüyen Soylu, bu kirli mirasın avantajıyla Erdoğan’ın kanatları altına alınınca hızlı başladı.

Yedek kulübe, taraftar, yönetim topyekün sahada

Süleyman Soylu, göreve geldikten sonra ilk iddialı açıklamasını 13 Aralık 2016’daki Hakkari ziyareti sırasında yaptı. Türk devletinin PKK ile mücadelesini Soylu’nun “Topyekün sahada olmak” cümlesinden feyz alarak futbol analojisi yapacak olursak artık yedek kulübesi, taraftar ve yönetimin de sahada olacağını ilan etmiş oldu. Elbette bu kuralsız, hukuksal zemin tanımayan bir savaş sürecinin yeniden devreye girmesi anlamına da geliyordu. Türk devletine bağlı yasal kolluk kuvvetleri dışında sahaya yedek kulübesi, yönetim ve taraftarın inmesi mukabilinde Esedullah, cihatçı gruplardan devşirilen elemanlar, korucular ve paramiliter güçler de sürülmüş ve bu konuda halkın ciddi iddiaları gündeme gelmişti. 

Soylu’nun bu açıklaması ardından, yedek kulübesi, taraftar ve yönetim ile desteklenmiş yıldızlar topluluğundan oluşan takımı sahaya inerken, kış ayları boyunca yoğun operasyon ve saldırılar gerçekleşti. Topyekun ve tam saha presten sonuç alınamazken, şehirlerde ciddi karşı saldırılar gerçekleşti.

PKK’nin adının ağza alınmaması

Aralık, Ocak ve Şubat ayları Soylu’nun keskin söylem ve sloganlarıyla geçerken, “Topyekun sahada olmak” hamlesi her geçen gün sonuçsuz kalmaya devam etti. Topyekun saha da olmak suretiyle gerçekleşen operasyonlar sonuçsuz kaldıkça, ters orantılı olarak Soylu’nun açıklamaları daha iddialı ve sert bir hal aldı. Mart ayına gelindiğinde Soylu, Akdeniz’in ismini büyük fatih Makedonyalı İskender’den alan kenti İskenderun’da, İskender etkisi midir bilinmez ama tarihsel düzeyde iddialı bir söz verdi. Soylu, Aralık’ta söylediği “Topyekun saha da olmak” beyanının henüz yeni başladığını dile getirerek üstüne de dünya tarihini değiştiren şu sözleri ekledi: “PKK’nin adını bile kimse ağzına almayacak.” Soylu, tarih olarak da Nisan ayını işaret etti.

Ne PKK bitti ne de Bahoz Erdal öldü 

Herkes Nisan’da PKK’nin bitmesini beklerken, PKK yeni ve daha önce örneğine rastlanmamış bir eylem tekniğiyle sahneye bir kez daha çıktı. 11 Nisan günü, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğüne bağlı ek birimlerin bulunduğu binalarda büyük bir patlama oldu. Patlama ilk anda anlaşılamadı, patlamanın büyüklüğü ve izlenen yol herkesi derinden sarstı. Patlama da derinden, yer altından gelmişti. Herkesin Nisan ayında bitirilmesini beklediği PKK, yer altından Emniyet ek binalarına tünel kazarak gelmiş ve yüzlerce kilo bomba yerleştirerek binaları yıkmıştı. “PKK’nin adı ağızlara alınmayacak” sözlerinin sahibi Soylu, bunun için işaret ettiği tarih olan Nisan ayı geldiğinde bizzat kendisi PKK’nin adını ağzından düşüremiyordu. Üstelik, eylemle ilgili açıklama ve değerlendirme, defalarca öldürülen ve Soylu döneminde de öldürüldüğü ilan edilen, öldürüldüğü AKP medyasında günlerce psikolojik savaş argümanı olarak kulanılan HPG Komutanlarından Bahoz Erdal’dan geliyordu. Soylu’nun sözlerini esas alarak PKK’nin bitmesini bekleyenler, “PKK’yi bitiremediniz, bari Bahoz Erdal’ı öldürseydiniz” duygusu içerisinde büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. 

Bir de yeni nesil füzeler olmasa!

“PKK ismi ağızlara alınmayacak” diyen Soylu, 14 Nisan’da sürece noktayı koyuyor ve adeta itiraf gibi bir açıklama yapıyordu. Amed eyleminden üç gün sonra katıldığı bir televizyon programında “PKK’nin elinde 11 adet yeni nesil füze var, bunlar büyük bir tehdit oluşturuyor” açıklamasında bulunuyordu. Bu açıklama PKK’yi bitirme tarihi olarak Nisan ayını işaret eden Soylu’nun “PKK’yi bitiremedik, maalesef ağzınıza bile almayacaksınız derken, kendi ağzımdan düşüremedim” itirafı olarak yorumlandı. 

Sahanın ortasına yıldırım düşmesi

Sonuç olarak futbolla ilgili şu Güney Amerika hikayesi durumu özetliyor. “Futbolun kendi iç mantığına göre üç sonucu vardır; yenilmek, yenmek, berabere kalmak. Ancak bazen sahanın ortasına yıldırım düşer” 

Soylu’nun, PKK’nin sahanın ortasına yıldırım düşürme ihtimalini hesaplayamadığını görmüş oluyoruz.