Mêrdîn’in (Mardin) Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde 14 Mart’ta ilan edilen “sokağa çıkma yasağı” devlet güçlerinin soykırım saldırıları ardından yıkım ile devam ediyor. Yasağın 84’üncü günü olan 3 Haziran’da “operasyon bitti” açıklamasına rağmen yasak devam ederken, saldırılardan dolayı Mêrdîn, Qoser (Kızıltepe) ve Midyad (Midyat) ilçelerine göç etmek zorunda kalan binlerce yurttaş ilçeye dönmeye başladı. İlçeye dönmekte kararlı olan yurttaşlar, ilçe girişinde kurulan 3 ayrı polis kontrol noktasında günlerce Genel Bilgi Taraması (GBT) ve ince aramalara tabi tutuluyor.


Korucuların pazarlık masası

Polis kontrol noktalarını geçen yurttaşlar bu kez soykırım saldırılarına dahil olan korucuların ticaret engeli ile karşı karşıya kalıyor. İlçeye giren yurttaşların verdiği bilgiler doğrultusunda, pazarlık masası kuran korucular, eşyaları bulunan yurttaşları 200 lira, eşyaları bulunmayan yurttaşları ise 100 lira karşılığında ilçeye götürüyor. 

Saldırılardan dolayı göç etmek zorunda kalan yurttaşlar, polis kontrol noktaları ve korucuların kurduğu pazarlık masalarını aşarak ilçeye giriş yapabiliyor.


Mahallelere giriş yasak

Engellemeleri aşıp ilçeye girenler, soykırım saldırıları ardından tel örgülerle kuşatılan Fırat, Abdulkadirpaşa, Dicle ve Yenişehir mahallelerine gidemiyor. 


Çatışma süsü veriliyor

Türk devlet güçlerinin ilçeye yönelik top atışları devam ediyor. İlçeye dönen yurttaşlardan edinilen bilgilere göre, devlet güçlerinin her gece keyfi olarak ilçeyi yoğun ateş altına alarak çatışma havası oluşturuyor.

Ayrıca engelleri aşarak ilçeye giren yurttaşların çoğu kez “sokağa çıkma yasağını ihlal etmek” gerekçesiyle 180 lira para cezasına çarpıtılıyor.


Düşmanlık talanla sürüyor

HDP Mêrdîn Milletvekili Gülser Yıldırım, devletin Cizîr’de vahşet bodrumları ardından Nisêbîn’de kullandığı fosfor gazı ve bombalarının izlerinin yok etmeye çalıştığı için yasağı sürdürdüğünü söyledi. Yıldırım, “Operasyonlar bitti ancak, ilçede yıkım devam ediyor. Devlet, Nisêbîn halkına yönelik sınırsız düşmanlığını talanla sürdürüyor” dedi.


‘Nisêbîn’de ikinci kuşatma’

Qamişlo-Nisêbîn sınırına duvar örülmesini hatırlatan Yıldırım, Abdulkadirpaşa, Fırat, Dicle ve Yenişehir mahallelerinin tel örgülerle kapatılmasını, ilçenin ikinci kez kuşatılması olarak değerlendirdi. Nisêbîn halkının kuşatma ile birbirinden koparılmak istendiğini ifade eden Yıldırım, herşeye rağmen Nisêbinlilerin evlerine döndüğüne dikkat çekti. Yıldırım, halkın toprağına bağlı olduğunu dile getirerek, “Nisêbînliler aylardır dile getirdikleri ‘Gerekirse çadır kurarız, topraklarımızı terk etmeyiz’ sözünü yerine getiriyor. Kararlı duruşları ile devletin göç politikalarını da boşa çıkardılar” diye konuştu.


Korucular hesap verecek

Nisêbîn’e yönelik soykırım saldırılarına katılan korucuların yasağı fırsata dönüştürmelerine tepki gösteren Yıldırım, “Halk bunun hesabını soracaktır. Korucular her zaman halkının karşısında yüzü kara olarak kalacaktır” diye konuştu.


Gözaltı listesi çıkarılmış

Evlerine dönmek isteyen Nisêbînliler, bu kez gizli tanık beyanlarıyla gözaltına alınarak tutuklanıyor. İlçedeki uygulamaları değerlendiren İHD Mêrdîn Şubesi’nin avukatlarından Kamuran Tanhan, AKP hükümetinin uluslararası mahkemelerden kurtulmak için çabaladığını kaydetti. 

Tanhan, devlet güçlerinin gözaltına aldığı çocuklardan “Bu metni imzalarsanız tahliye olursunuz, imzalamazsanız ömür boyu ceza alırsınız” gibi hukuksuz vaatlerde bulunarak ifadeleri aldığının altını çizerek, “Nisêbîn’de de Şirnex gibi bir tutuklama listesi oluşturulduğunu biliyoruz. Zira bu bir haftalık süreçte Nisêbîn’e yapılan dönüşlerde GBT sorgulamaları yapılıyor ve ayrıca kendilerince şüpheli gördükleri kişileri gözaltına alarak, tutukluyor. Bu gizli tanık ifadelerine baktığımızda zaten kanunen ‘sokağa çıkma yasakları’nın hukuki bir alt yapısı olmadığı için hukuken de delil olarak ele almak mümkün değildir.” 


 DİHA/MARDİN