25 Haziran'da başlayan nöbet eylemi ile Kürdistanlılar, Avrupa Konseyi önünde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride dikkat çekmeye çalıyor ve O'nun özgürlüğünü talep ediyor. Şimdiye kadar hiç ara verilmeden yapılan süresiz eylemde onbinlerce bildiri dağıtıldı, binlerce dosya sunuldu ve yüzlerce kez yetkililerle görüşme yapıldı. Kürdistanlılar, duyarlılık sağlanana kadar eylemlerini sürdürmede kararlı.
Avrupa'nın farklı ülke ve şehirlerinden bölgesel ve kurumsal düzeyde katılımlarla gerçekleştirilen birer haftalık dönüşümlü süresiz nöbet eylemini, bu hafta Almanya'nın Mannheim şehrinde yaşayan Kürdistanlılar devraldı. Daha kapsayıcı olmak ve katılımı geniş tutmak amacıyla nöbeti 5'er kişilik 2 grup halinde sürdürmeye karar verdiklerini dile getiren Mannheim-Ludwigshaven Kürt Kültür Derneği'nden Halis Doğan, ağırlaştırılmış tecridin Öcalan şahsında tüm Kürt halkına uygulandığını hatırlattı.
Doğan, Kürtlerin eylemsellik ve mücadeleden kaçma lüksü olmadığını belirterek, topyekün mücadelelerinin süreceğini söyledi.
Nöbet eylemini devralan grupta yer alan Kürt genci Deniz Riha ise "Öcalan'ın 'Genç başladık, genç bitireceğiz' sözü, biz gençlere biçilen misyonu gösteriyor. Özgür bir ülke ve özgür Önderlik için kendimizi konumlandıracağız. Gençler, bu mücadelede en ön saflarda yer almalı" şeklinde konuştu.
Bu haftaki nöbet eyleminde Kürdistan Özgürlük Mücadelesi'nde yaşamını yitiren bir gerillanın babası da vardı. Maruf Tekin, "Ben bir şehit babası olarak burada bulunuyorum. Sağlık sorunlarım olmasına ve kış şartlarının zorluğuna rağmen burada olmaktan gurur duyuyorum. Dünya kamuoyu artık Kürtlere uygulanan zulüm karşısında ikircikli tutum takınmaktan vazgeçmeli. Bu gerçeği direne direne kabul ettireceğiz."
Tekin, farklı halkların mücadelesinde, gençlerin atadan mücadele bayrağını devraldığını, Kürtlerde ise gençlerin atadan önce mücadeleye sahip çıktığını belirtti. Maruf Tekin, oğlu Ahmet Tekin'in (Fırat Halfeti) onurlu bir mücadelede yaşamını yitirdiğini, şimdi ise kendisinin bu mücadeleyi devraldığını söyledi. Bundan sonra görevlerinin yeni nesillere bu mücadeleyi aktarmak olduğunu dile getiren Tekin, sözlerini "Oğluma verilmiş sözüm var, onların davasını tüm baskı ve zulüm politikalarına, katliamlara rağmen gelecek kuşaklara akratacağım" şeklinde tamamladı. 


BARAN BOZKURT / STRASBOURG