Til Şeîr Köyü'nde sınır hattında bekleyen Kobanêlilere yönelik havan topu saldırıları nedeniyle iki çocuğu ile birlikte Suruç'a gelmek zorunda kalan 25 yaşındaki Sebah Elî, 5 ay önce bir çatışmada eşini kaybediyor. Şimdi de Kader Ortakaya Çadır Kenti'ne gelerek, çadır eksikliğinden dolayı köylülerinin kurduğu derme çatma çadırlarda geceyi geçiriyor. Yeni yapılacak çadır kente yerleşmeyi bekleyen Sebah Elî, batı Kobanê'nin DAIŞ çetelerinden temizlendiği gün tekrar geri döneceğini söylüyor.
Sebah Elî, şunları anlatıyor: "Eşim Hemed Berken (Rohilat) YPG saflarındayken 5 ay önce DAIŞ çetelerinin saldırısı sonucu Boris Köyü'nde şehit düştü. Eşimi Kobanê'de defnettik. 3 yaşındaki Ahîn kızım ve 4 yaşındaki Xalid oğlum ile yapayalnız kaldık. 2 ay önce DAIŞ çeteleri Kobanê'ye yönelik saldırıları yoğunlaşınca hem şehir merkezi hem de köyler boşaltıldı, ancak biz Kobanê'yi terk etmek istemedik. Son olarak DAIŞ çeteleri YPG ve YPJ karşısında yenilince bu kez sivilleri hedef almaya başladı. Biz de YPG'nin Kobanê'yi DAIŞ çetelerinden temizleyeceği günü bekliyoruz. Şuan içine sığınacağımız bir çadırımızda yok onu da sorun yapmıyoruz çünkü biz açlıktan, soğuktan ölsek de kendi toprağımızda ölmek istiyoruz."

Çocuklar babalarını soruyor

Çocuklarının sık sık babalarını sorduğunu söyleyen Sebah Elî, "Çocuklarım 'Babamız nerededir?' diyorlar ancak ben çalışmaya gitmiş bir yıl sonra gelecek diyorum. Çocuklarımın babası şehit olduğu için gurur duyuyorum ve çocuklarımı da o bilinçle büyüteceğim. Bedel ödenmesi gerekiyordu.Yeter ki DAIŞ topraklarımızı terk etsin ve YPG YPJ savaşçıları zaferi elde etsin gerisi çok önemli değil. Doğrudur bu barbar pislikler, daha doğmamış çocukların bile katletti, binlercesi yetim kaldı, açlıktan soğuktan öldü ama hiç kimse onlara boyun eğmedi"  diyor. 

DİHA/URFA




Dönüş umuduyla katlanıyoruz

Suruç'a geçmek zorunda kalan Kobanêliler, derme çatma çadırlarda yeni çadır kente geçmeyi beklerken, "Tüm zorluklara dönüş umuduyla katlanıyoruz" diyor.
17 nüfuslu üç ailenin kaldığı çadırın hemen önünde ateşi toplanan çöplerden olan saçta ekmek pişiren 50 yaşındaki Siltan Mistefa ve gelini de Suruç'a yeni gelen Kobanêlilerden. Sınırın ara bölgesinden 7 gün önce son çare olarak Suruç'a geldiklerini söyleyen Mistefa, "Son saldırılara kadar sınırda bekledik. Belki biter de geri döneriz. Ama olmadı" dedi. Çadırda sabaha kadar oturduklarını söyleyen Mistefa, "Yer yok uzanalım çadırda. 3 aile kalıyoruz. Toplam 17 kişiyiz. Bu ekmeği de 17 nüfus için yapıyoruz. Bu soğuk ve şartlarda mecburen idare etmeye çalışıyoruz" diye konuştu. Halen kimi akrabalarının sınırın ara bölgesinde bekleyişlerini sürdürdüğünü ifade eden Mistefa, "Bizi top yağmuruna tuttular. 4 insan şehit oldu. Bizim yanımızda oldu bunlar. Artık duramazdık" dedi. "Ama dönüşe dair umudumuzu yitirmiş değiliz" diyen Mistefa, "YPG ve YPJ topraklarımız için canlarını ortaya koyarak savaşıyor. Eminiz en kısa zamanda biz de onların zaferiyle birlikte toprağımıza kavuşuruz" diye konuştu.

Mislim Xillo (45) da, "İsteğimiz buradan bir gün önce kendi toprağımıza dönmek. Buradan bir beklentimiz yok. Yaşadığımız tüm zorluklara dönüş umuduyla katlanıyoruz. Ailece perişan olduk. Tüm derdimiz toprağımızın çetelerden temizlenmesi ve geri dönebilmemizdir" dedi.

DİHA/URFA