MEHMET ZAHİT EKİNCİ / HAMELN


Almanya, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü’nün arifesinde bir erkek vahşeti haberiyle sarsıldı. Hameln kentinde Nurettin Bayrak isimli erkek, boşandığı eski eşi Kader K.’yı, 2 yaşındaki çocuğunun gözü önünde bıçaklayarak, boynuna geçirdiği iple arabanın arkasına bağlayıp, 250 metre yerde sürükledi. Olayın yaşandığı 20 Kasım gününden beri komada yaşam mücadelesi veren Kader K., bugünlerde zafer işareti yapıp, oğlunu soruyor.  

Gecikmeli de olsa olayın yaşandığı yere gidip, mağdurun ailesiyle görüşüyoruz.

Kader K.’nın ailesi Şirnex Hezexli. Yaşadıkları köy, korucular tarafından yakılınca İzmir’e göç ederler, sonra ise Almanya’ya ilticacı olarak gelirler. 16 yıldır Almanya’da yaşayan 28 yaşındaki Kader K.’nın okulda başarılı bir öğrenci, yurtseverliği ile de sevilen bir kadın olduğunu öğreniyoruz. 

Annesi Hayriye K., henüz kızına yapılan saldırının şokunu atlatamamış. Küçüklüğünde sessiz sakin olan kızından olumsuz bir davranış görmediğini ifade ediyor. 

Şiddete katlanıyor

“Ben, kızım Nergiz ile birlikte 2012 yılında Almanya’ya geldim. Kader, 10 yıl boyunca bize de baktı. Nurettin ile Strasbourg’da bir yürüyüşte tanışmışlar. Nurettin araya aracılar koyarak Kader ile evlenmek istediğini söyledi. Daha önce de teyzesinin kızı ile evliymiş bu adam. Annesinin psikolojik sorunları vardı. Tedavi gördüğü hastahaneden kaçarak kışın ortasında bir nehrin içine giriyor ve soğuktan donarak ölüyor. Annesinin vefatı nedeniyle düğün yapmadılar. Eski eşinden henüz boşanmadığı için resmi nikah da yapmadılar. Kader, oğlu Cûdî’ye hamileyken şiddete maruz kalıyor ama üzülmeyelim diye bize anlatmıyor. ‘Yuvam bozulmasın, Cûdî doğduktan sonra aramız düzelir’ diye şiddete katlanıyor. Ama eşi sürekli maddi ve manevi baskılarla onu bunalıma sokuyor, giyimine kadar her şeyine karışma hakkını kendisinde buluyor. Evde adeta terör estiriyor. Sonra da çocuk daha bir aylıkken bunları evden kovuyor. Kader kuzeninin evine sığınıyor“ diyerek, kızının yaşadıklarını anlatıyor. 

Kızının bir gün adresinin olduğu eve mektupları için gittiğinde eşinin yine tekme tokat şiddete maruz kaldığını anlatan Anne Hayriye K., bunun üzerine polise şikayet ettiğini ancak polisin sadece Nurettin Bayrak’ı uyarmakla yetindiğini ifade ediyor. 

Kayınvalidesine de şiddet

Anne Hayriye K., kendisinin de şiddete maruz kaldığını şu ifadelerle anlatıyor: “Bir keresinde çocuğunu almaya gelen Nurettin, çocuk altını kirletti diye kızıma ağza alınmayacak küfürler etti. ‘Siz mahsus çocuğu kirli halde bana veriyorsunuz’ dedi. Bunun üzerine sinirlendim, odunla üzerine yürüdüm. Kızımı dövmesin diye saldırınca, o da bana saldırarak burnumu kırdı. Oğlum o esnada işteydi, çağırdık, geldi. Beni kanlar içinde görünce polislerin arasında olan Nurettin’e saldırdı. Polisler Nurettin yerine oğlumu karakola götürdüler. Bu olaydan sonra bir daha kendisini görmek bile istemiyorduk. Defalarca şikayetçi olduk ama maalesef bir sonuç alamadık. 

‘Yabancı’ diye mi ilgilenmediler?

Hayriye K., “Belki de yabancı olduğumuz için bizimle ilgilenmediler diye düşünüyorum. En küçük bir olayda ortalığı ayağa kaldıran Alman polisinin bu lakayt tavrına anlam vermede her zaman güçlük çektik. Duyarlılık göstermeleri için ille de kızımın alçakça bıçaklanıp bir arabanın arkasında sürüklenmesi gerekiyormuş” diye yakındı. 

Şiddete katlanması onu cesaretlendirdi

Nurettin Bayrak’ın çok agresif bir kişiliğe sahip olduğunu belirten Kader K.’nın ağabeyi Maruf K. da “Belki de onu cesaretlendiren şey, kızkardeşimin şiddete katlanmasıydı” dedi. 

Her defasında olay daha fazla büyümesin diye yakınlarının araya girmesiyle kızkardeşinin tekrar eşiyle yaşamaya devam ettiğini söyleyen Maruf K., şöyle devam etti: “Sonunda kızkardeşim boşanma davası açtı. Aralarında çocuğun nafaka sorunu vardı. Kardeşim nafaka davasını kazanmıştı ancak babası vermek istemiyordu. Avukattan kendisine giden mektupları cevaplandırmıyordu. En son kızkardeşimin avukatına telefon açıp, ‘Bir daha bana nafaka ile ilgili bir tek mektup yazarsan, seni de, Kader’i de öldürürüm’ diye tehdit etmiş. Bu tehditlerden sonra Kader polise giderek şikayette bulundu. Kendisini karakola çağıran polislere ‘biraz ileri gittiğinin farkında’ olduğunu söyleyince salıverildi.”

Soğukkanlı davranış Kader’in hayatını kurtardı 

Maruf K., olay gününü ise şöyle anlattı: "Karakoldan cuma günü salıveriliyor bu adam. Cumartesi günü ise tekrar gelip Cûdî’yi alıyor. Ertesi gün akşam saatlerinde telefon üzeri Kader’e Cûdî’yi getirdiğini, gelip almasını söylüyor. Kardeşim çocuğu almak üzere aşağı iniyor. Kader’i öldürmek için önceden plan yapmış anlaşılan, beraberinde bıçak ve ip getirmiş. Kardeşimi karnından ve kalbine yakın bölgeden bıçaklıyor ve boynuna ip geçirip arabanın arkasına bağlıyor. Tüm bu vahşeti, daha üç yaşına girmemiş yeğenimin gözleri önünde yapıyor. Vahşeti gören komşularından biri ‘sen ne yaptığını sanıyorsun’ dese de, 80 km’lik bir hızla arabayı 250 metre boyunca sürüyor. Dönemeçte tesadüfen ip boynundan çıkıyor. Olayı görenler polisi ve ambulansı arıyor. Bunlardan önce 14-15 yaşlarında bir Kürt çocuğu Kader’e yetişip boynundaki ipi çıkarıyor. Doktorlar, bu soğukkanlı davranışın Kader’in hayatının kurtulmasına sebep olduğunu söylüyor. Annem ve kızkardeşim tüm bunlar yaşandıktan sonra olay yerine geliyor, sinir krizi geçiriyorlar. Ambulansta ilk müdahale yapıldıktan sonra Kader’i hastaneye kaldırıyorlar. Altı saat süren ameliyat boyunca Kader’in kalbi tam üç kez durdu."

Yaşadıkları trajedi ile ilgili Kürt basınının duyarsızlığını eleştiren Maruf K., kendilerini yalnız bırakmayan Hameln Belediye Başkanı ve Kürdistani kadın kurumlarına ise teşekkür etti. Maruf K., "Yaptıkları eylemler anlamlıydı, acılarımızı hafifletti. Kader’in ve bizlerin yalnız olmadığını hissettirdiler" dedi. 

‘Adalet yerini bulsun istiyoruz’

Maruf K., olaydan sonra polisin ‘Nurettin Bayrak’ın ailesine zarar verebilir’ kaygısıyla kendisini takibe aldığını belirtiyor ve buna tepki gösteriyor: “Biz intikam peşinde değiliz, adalet yerini bulsun istiyoruz.“ 

Hiçbir kadın şiddeti haketmiyor

Evlerinde adeta bir yasın hakim olduğunu söyleyen Kader K.’nın kızkardeşi Nergiz ise, “Ablam bir karıncayı bile incitmeyecek bir yapıya sahipti. Tanıdık tanımadık binlerce insan şu anda ablam için dua ediyor. İnanıyorum ki ablam onların duası ve güçlü iradesi ile bu zorlu süreci atlatacaktır. Tanımadığımız birçok Alman yolda bizi çevirip durumunu soruyor. Hiçbir kadın şiddeti haketmiyor. Ablamın yalnız olmadığı duygusu bize büyük teselli veriyor" diye konuştu. 

Cûdî durgun

Tüm bu vahşete tanıklık eden Cûdî ise, üç gün boyunca durmaksızın ağlamış. Şu anda çok durgun. Gözlerindeki korku ise her şeyi anlatmaya yetiyor. Sürekli gözleri boşluğa takılıyor, annesini soruyor. 


Kader’den iyi haber var


28 yaşındaki Kader K. ameliyat ardından doktorlar tarafından uyutulmuştu. Mağdurun son durumu ile ilgili görüştüğümüz abisi Maruf K., Kader’in gözlerini açar açmaz zafer işareti yaptığını ve oğlu Cudi’yi sorduğunu söylüyor. Kader’in olayın şokunu halen atlamadığını belirten Maruf K., “Kader hayati tehlikeyi atlattı. Bizimle konuşabiliyor. Doktorlar beklenenden daha iyi bir gelişme gösterdiğini söylüyor. Ancak beynine damlayan kan nedeniyle unutkanlık gelişmiş. Doktorlar tedavisinin aylar süreceğini söylüyor. Şimdi tedavisi için başka bir hastaneye nakledilecek“ dedi.